Yea... Hadi KızlarSoruyor' um bak! Size Göre Sadakat ve Ölçüsü Nedir?

Sadakat, çoğu zaman koşulsuz bağlılık olarak tanımlanır. Ancak gerçekten öyle midir? İnsanlar sadakati sonsuz bir bağlılık gibi görmeyi sever, fakat çoğu zaman bu bağlılığın karşılığını vermeyi unutur. Oysa sadakat, tek taraflı bir duygu değil; ilgi, emek ve sorumluluk isteyen bir bağdır.

"Bundan yıllar önce lisede okuduğum dönemde, bu konu üzerine bir kompozisyon yazmış ve okul genelinde birincilik ödülü kazanmıştım. Bu yazım oldukça uzundu; ancak burada sizler ile tamamını paylaşmam mümkün olmadığı için ana fikrini özetleyen kısa bir hikâye gibi paylaşıyorum."

Eşi tarafından aldatıldığı için boşanan bir kadın, yalnız yaşamaya başlar. Kendini güvende hissetmek için bir köpek sahiplenir ve onu evinin bahçesinde besler. Köpeğine de eski kocasının adını verir. " :D :D En bilindi klasik hikaye aslında.."

İlk zamanlarda kadın köpeğiyle yakından ilgilenir; onu besler, sever ve eğitir. Bahçeye her çıktığında köpeğini adıyla çağırır, kimi zaman ıslık çalar, kimi zaman öpücüğü andıran seslerle onu yanına davet eder. Köpek ise gördüğü bu ilgiye karşılık verir; kulaklarını indirip kuyruğunu heyecanla sallar, sahibine olan bağlılığını davranışlarıyla gösterir. Onun yanında sakinleşir, yabancılara karşı ise dikkatli ve koruyucu bir tavır sergiler.

Zamanla köpek, kadının en sadık dostu ve güvenilir bir koruyucusu haline gelir. Ancak aradan geçen süreyle birlikte kadın biraz değişmeler olur. Artık köpeğiyle eskisi kadar ilgilenmez, onu düzenli beslemez ve sevgisini göstermez hale gelir. Köpek ise bu duruma sadakat ve sabırla evi ve sahibini korumaya beklemeye devam eder.

Bir gün köpeğin sahibi kadın bahçeye çıktığında köpeğini göremez. Endişeyle etrafı ararken onu komşusunun bahçesinde görür ve bulur. Komşusu, köpeğin önüne su ve yemek koymuştur.

Köpeğin sahibi kadın öfkeyle komşusuna seslenir.
“O benim köpeğim! Sen onu neden besliyorsun? Ne o yoksa köpeğimi kendine mi alıştırmaya çalışıyorsun?”

Komşu kadın bir an duraksar, sonra köpeğin sahibi olan komşusu kadına şu sözleri ile cevap verir.

“Sen ilgilenmediğin, suyunu ve yemeğini vermediğin bir canlıdan sadakat mi bekliyorsun? Oysa! Köpekler dünyanın en sadık canlılarıdır; ve bu köpeğin sadakatinde bir sorun yok. Sorun senin ilgisizliğinde. Açlık ve susuzluk, en güçlü bağlılığı bile zayıflatır. Sen kendi sorumluluğunu ihmal edip, bunun bedelini köpeğinin sadakatine yüklüyorsun. Oysa sadakati eksilten o değil, sensin.”

Kadın bu sözler karşısında sessiz kalır. Çünkü duyduğu şey bir suçlama değil, inkar edemediği gerçeğin ta kendisidir...

Bu hikâye bize önemli bir gerçeği hatırlatır: Sadakat, sadece beklenen bir duygu değildir; aynı zamanda beslenmesi gereken bir bağdır. İlgi görmeyen, değer verilmeyen hiçbir şey uzun süre ayakta kalamaz. Sadakat de bunun istisnası değildir.

Sonuç olarak sadakatin bir ölçüsü vardır. Bu ölçü, verilenle alınan arasındaki dengede gizlidir. Eğer bir ilişkide sadece bekleyen taraf olur, veren taraf eksik kalırsa, en güçlü bağlar bile zamanla zayıflar. Gerçek sadakat, karşılıklı emekle yaşar ve ancak o zaman kalıcı olur.

Yea... Hadi KızlarSoruyor' um bak! Size Göre Sadakat ve Ölçüsü Nedir?
Cevapla