Bu üyenin yazdığı doğru mu okurken şok oldum?

Bakara 223 ayetinde kadınlar açıkça sizin ekinliğinizdir yani tarlanızdır denilerek kadın bir insan olarak değil erkeğin dilediği gibi ekip biçtiği, sahip olduğu ve istediği zaman istediği yerden yaklaşabileceği bir nesne olarak tanımlanıyor bu ifade kadını insan onurundan çıkarıp erkeğin cinsel tatmini için var olan bir arazi parçasına indirgiyor ve bu 7. yüzyıl tarım toplumunun mülkiyet anlayışının dini bir metne yansımış hali olmaktan öteye geçmiyor Nisa 3 ayeti ise erkeklere dört kadınla evlenme hakkı vererek kadını eşit bir partner olarak değil erkeğin çoğaltabileceği bir koleksiyon nesnesi gibi görüyor bu ayet aynı zamanda cariye sistemini de meşrulaştırarak kadının rızasının hiçbir önem taşımadığı bir kölelik düzenini kutsuyor Nisa 11 ayetinde miras konusunda erkeğe iki kadın payı verilerek kadın ontolojik olarak eksik ve erkeğin yarısı kadar değerli bir varlık olarak kodlanıyor oysa bu eşitsizlik 7. yüzyıl Arap toplumunun ekonomik koşullarına dayalı tarihsel bir düzenleme iken bugün evrensel bir kural gibi sunulmaya çalışılıyor Nisa 34 ayeti ise tüm bu ayrımcılığın zirve noktasıdır çünkü erkeklere kadınlar üzerinde kavvam yani hâkim yönetici otorite olma hakkı vererek kadını doğuştan ikinci sınıf bir vatandaş ilan ediyor daha da vahimi bu ayet erkeklerin kadınları önce öğütlemesini sonra yataklarını ayırmasını en son olarak da dövmesini emrediyor yani drubuhunna kelimesiyle kadına yönelik fiziksel şiddet açıkça meşrulaştırılıyor ve bu bir aile içi şiddet rehberi niteliği taşıyor Bakara 228 ayeti ise boşanan kadınların üç adet beklemesi gerektiğini söyleyerek kadının bedenini ve üreme fonksiyonlarını erkeğin mülkiyetinde bir alan olarak görmeye devam ediyor hadislere baktığımızda ise durum daha da içler acısıdır Buhari'de geçen işlerini kadına bırakan bir toplum felaha eremez hadisi kadınları yönetici veya lider olmaktan men ederek onları sadece evin dört duvarı arasına hapsediyor ve kamusal alandan silmeye çalışıyor yine Ebû Hüreyre'nin rivayet ettiği uğursuzluk evde kadında ve kısraktadır hadisi kadını adeta bir uğursuzluk kaynağı şeytani bir varlık olarak damgalıyor ki bu ifade Hz. Aişe tarafından bile yalanlanmasına rağmen sahih hadis kitaplarında yer almaya devam ediyor tüm bu ayet ve hadisler açıkça gösteriyor ki bu metinler evrensel doğrular değil 7. yüzyıl Arap Yarımadası'nın ataerkil kabile toplumunun değer yargılarını yansıtan tarihsel belgelerdir ve bugün insan onuru eşitlik ve kadın hakları açısından tamamen geçersizdir bu metinleri kadının özgürleşmesi için rehber almak yerine tarihsel birer antropoloji belgesi olarak okumak çok daha akılcı ve insani bir yaklaşımdır

Bu üyenin yazdığı doğru mu okurken şok oldum?
Cevapla