Türkiye, Atatürk zamanında altın çağını yaşıyordu. Gerçekten gelişmeye doğru son sürat gidiyordu. Peki nerede kırılma yaşandı?**
1. Atatürk'ün ölmesiyle Türkiye'nin omurgası kırıldı.
2. O dönemde dünya savaşları yaşanıyordu. Bu da Türkiye'nin gelişmesini oldukça yavaşlattı. Atatürk'ün ölmesiyle zaten Türkiye lider sorunu yaşıyordu.
3. Çok partili döneme geçişte, Demokrat Parti iktidarı ile birlikte devrimlerin hızı kesildi, Köy Enstitüleri kapatıldı. Muhafazakâr tepki ile laiklik aşındı. (Dipnot: Bunu inananlar yüzünden oldu demiyorum. O dönem oynanan oyunlar vardı. Dini kullanıp ülkenin gelişimine karşı çıkanlar oluyordu. Onlar kendilerini muhafazakâr diye tanıtırlardı. Ama tek dertleri bölmekti. Bugünkü elitlerin önünü açan onlar oldu. Gelir adaletsizliğini sağlayan da onlar oldu. Bu yüzden şimdi milletvekilleri aylık 9 kat alırken sen 1 kat alıyorsun. Neyse, yanlış anlaşılmasın diye dipnot ekledim. Düşün, geldiğimiz noktayı. Eğitimli bir topluluk olsak, ben bu dipnotu eklemek zorunda bile kalmazdım.)
4. Ülkeye en çok zarar veren bir diğer etken de darbeler. Her darbede bu ülkenin bir tarafları kırıldı. Belki de ülkenin en büyük yarasıdır bu darbeler. Hâlâ daha bu yaranın ıstırabını çekiyoruz.
1960 darbesi olduğunda demokrasi kesintiye uğradı. 1971'de sivil siyaset baskı altına alındı. En ağır darbe ise 1980 darbesi... Ülkenin yüreğine öyle bir hançer sapladı ki, şu an ülke bu durumdaysa, gelişim durma noktasına geldiyse bunun en büyük sebeplerinden biridir 1980 darbesi. 1980 darbesiyle birlikte yüz binlerce insan işkence gördü, onlarca insan idam edildi, binlerce insan kayboldu, milyonlarca insan susturuldu. Ve en önemlisi, hâlâ yürürlükte olan 1982 Anayasası ile bu darbe, bugün bile ülkeyi yönetmeye devam ediyor.
1. Atatürk'ün ölmesiyle Türkiye'nin omurgası kırıldı.
2. O dönemde dünya savaşları yaşanıyordu. Bu da Türkiye'nin gelişmesini oldukça yavaşlattı. Atatürk'ün ölmesiyle zaten Türkiye lider sorunu yaşıyordu.
3. Çok partili döneme geçişte, Demokrat Parti iktidarı ile birlikte devrimlerin hızı kesildi, Köy Enstitüleri kapatıldı. Muhafazakâr tepki ile laiklik aşındı. (Dipnot: Bunu inananlar yüzünden oldu demiyorum. O dönem oynanan oyunlar vardı. Dini kullanıp ülkenin gelişimine karşı çıkanlar oluyordu. Onlar kendilerini muhafazakâr diye tanıtırlardı. Ama tek dertleri bölmekti. Bugünkü elitlerin önünü açan onlar oldu. Gelir adaletsizliğini sağlayan da onlar oldu. Bu yüzden şimdi milletvekilleri aylık 9 kat alırken sen 1 kat alıyorsun. Neyse, yanlış anlaşılmasın diye dipnot ekledim. Düşün, geldiğimiz noktayı. Eğitimli bir topluluk olsak, ben bu dipnotu eklemek zorunda bile kalmazdım.)
4. Ülkeye en çok zarar veren bir diğer etken de darbeler. Her darbede bu ülkenin bir tarafları kırıldı. Belki de ülkenin en büyük yarasıdır bu darbeler. Hâlâ daha bu yaranın ıstırabını çekiyoruz.
1960 darbesi olduğunda demokrasi kesintiye uğradı. 1971'de sivil siyaset baskı altına alındı. En ağır darbe ise 1980 darbesi... Ülkenin yüreğine öyle bir hançer sapladı ki, şu an ülke bu durumdaysa, gelişim durma noktasına geldiyse bunun en büyük sebeplerinden biridir 1980 darbesi. 1980 darbesiyle birlikte yüz binlerce insan işkence gördü, onlarca insan idam edildi, binlerce insan kayboldu, milyonlarca insan susturuldu. Ve en önemlisi, hâlâ yürürlükte olan 1982 Anayasası ile bu darbe, bugün bile ülkeyi yönetmeye devam ediyor.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer