Bu hikâye sadece bana mı ait, yoksa sizde de bir karşılığı var mı?

O kadar emek verirsin… Seni çok seviyormuş gibi yaparlar. Sonra en ufak bir sözünde nankörlük eder, alınır, kırılırlar. Bir anda seni dünyanın en kötüsü ilan ederler.
Onların yüzünden psikiyatrist kapılarında savaş verirken; bir yandan okul, bir yandan hastalık, ergenlik, akran zorbalığı ve kıt kanaat geçinme arasında sıkışıp kalırsın. Güçlü kadın olmak zorunda bırakılırsın.
Çiğ çiğ laflar eder, hakaret ederler. Artık son haddine gelince sen de karşılık vermeye başladığında, bu kez “kötü” ilan edilen yine sen olursun. “Umursamam, gider kadese basarım” dediğinde suçlu hissettirilirsin; tehlikeli ilan edilirsin.
Oysa iyi niyetin zaten yıllarca suistimal edilmiştir. Bir noktadan sonra umursamazsın. Ve yıllarca böyle; mutsuz, yalnız, sefil bir hayata mahkûm bırakılırsın.
İşte hayat bu derler. Anlatmak isteyip de anlatamadığım bir sürü anı, travma ve mücadele… Bu hayattan tek parça çıkabilmiş olmam bile bir mucize.
Suçum neydi, hâlâ kendime soruyorum. Sanırım hiç sevilmedim… başka bir sebebi olamaz.
Bu hikâye sadece bana mı ait, yoksa sizde de bir karşılığı var mı?
Cevapla