Bu konu üzerine uzunca düşünecek vaktim oldu ve sonra şunu farkettim yaşamak toplumsal bir süreç, ama intihar edenin değil başka seçenek bırakmayan kişinin/ kişilerin katil olduğunu düşünüyorum ama sırf bu psikolojiye girsinler de ilgi çekeyim diyen insanlar bu söylediklerime dahil değil, tabi bunu düşünenin sizin değil yapan kişinin düşünmesi gereken şey olduğunu düşünüyorum çünkü hiç kimsenin başka bir kişi yerine konuşup düşünmeye hakkı yok, hiç birimiz hiç kimseyi ( şahsi olan kişiler dahil) %100 tanımıyoruz
Yadırgamam çünkü zaten sağlıklı düşünceden uzaklaşmaya başlıyorlar. Hayatın zorluklarıyla başa çıkmak yerine, akıl sağlıklarını koruyamıyorlar. Bu durum, mantıklı kararlar almalarını engelliyor ve gerçeklikten kopmalarına neden oluyor. İşte tam da bu yüzden, ya intihar ediyorlar ya da intihara meyilli bir hale geliyorlar. Çünkü sağlıklı bir zihinle değerlendiremedikleri için başka çıkış yolu göremiyorlar. Umutsuzluğa kapılıyorlar ve bu da onları daha da dibe çekiyor.
Sen birini deliler gibi seviyor olsan ve o kişiye karşı hislerin çok yoğun olsa, hatta hayatının anlamı gibi görsen, seni sevme ihtimali sadece %1 bile olsa, yani neredeyse imkansız gibi görünse bile, ondan vazgeçer misin? Bu kadar büyük bir aşkı, ufacık bir umut ışığı varken, tamamen söndürmeye razı olur musun? Belki de o %1'lik ihtimal zamanla artar, kim bilir? Aşkın karmaşıklığı ve belirsizliği içinde, bu kadar küçük bir umut bile büyük bir anlam ifade edebilir. Sonuçta, sevgi her zaman mantıklı olmak zorunda değildir; bazen en çılgın ihtimaller bile gerçeğe dönüşebilir.
Bir kişiyi karşılıksız deliler gibi sevip hayatından öne bir yere koyuyorsan bunun adı aşk değil takıntıdır. Ve bu bir insan bedeni bir çok kişi dinini bilmem neyini bahane eder çünkü gitmekten korkar çünkü insan dediğimiz tür hayatta kalmak üzerine evrimleşmiş bir tür kolay kolay kendini imha edemez, ediyorsada ya gerçekten bunalmıştır ya da başka seçeneği kalmamıştır.
Ben yadırgamam hatta kurtuldu derim hayat boktan bir yer her şey zor insanlar zor bir noktada çıkış yolu yoksa başka seçenek kalmıyor hergün ölecegime bir gün ölürüm zaten bende yıllardır düşünğyorum hep yapma rtme bak iyi olucak diyorum ama yok mantık kalmıyor artık acı kalıyor pişmanlık kalıyor geçmiş kalıyor sen kalmıyosun gidiyim bare diyosun bende gidicem yakındır ama ne xaman emin degilim
Karı kız için etti diyelim eleştirmek haddine mi, neden ettiğini de sadece tahmin edebilirsin. Herkesin karakteri bir olmadığı gibi hayat herkese aynı değil.
Başka birinin hayatı ve kendi hayatı bunu sonladırabilir, hayatsız dolaşabilir ve dışarıdan bir göz o evreye gelene kadar ne çektiğini bilmeden öylece konuşur işte
Adına üzüldüm, lakin tekrar ediyorum, onun gitmeden önceki psikolojisini bir düşünsene tefeciler tarafından mı öldürülmek daha iyi yoksa mafya mı hangisi canımı daha az yakar vs derken bu stres zaten onun yaşamını daha da anlamsızlaştırıyordu en azından canı daha fazla yanmadan ve daha fazla stresle boğuşmadan gitti ( böyle umuyorum, onun yerine de konuşmak haddime değil üzgünüm)
Bu tamamen bir seçim eğer hayat senin için zaten değersizse ve bundan keyifte almıyorsan ömür boyu yaşayacağın toplam mutlu an sayısı %30 u geçmez çok sevdiğimiz asla kopmayacağını düşündüğümüz arkadaşlık bağlarına gelirsek ömrünün sonuna kadar yanında kalıp seni destekleyecek arkadaş sayısı da bir elin beş parmağını geçmez yani intihar sadece kötü taraftan bakılması gereken bir şey değil
Mutlaka kalırdı çünkü insan dediğimiz varlık kendini yaşamaya kodlayıp bunun ötesine geçemeyen bir varlık geçenlerde çok nadir zaten. Kültürü bu olan insanlardan bahsetmiyorum.