24 yaşındayım ve bir ay içinde üniversite sınavım var. Şu an sadece cumartesi günleri çalışıyorum ve kazandığım parayı tamamen özel derslere harcıyorum.
Babam bizi küçükken terk etti. O günden beri anneme destek olma rolünü biz üstlendik. Annem çalıştı ve maddi anlamda bize baktı, ama duygusal olarak hiç yanımızda olmadı. Hayatımıza gerçekten odaklanılmadı. Tamam, o dönem çalışıyordu, ama sonrasında da bizimle ilgilenmedi. İlgisiz büyüdük; yetiştirilmedik, desteklenmedik, yönlendirilmedik. Sanki annemin bir uzvu gibiydik. Örneğin yemek yapılmazdı, yemek yapmayı veya başka basit şeyleri bile öğretmedi.
Büyüdükçe bu eksiklikler ortaya çıktı. Konuşmaya, yüzleşmeye çalıştığımızda ise annem bizi hep nankörlükle suçladı.
Sonra ikinci kez evlendi ve bir kardeşimiz daha oldu. Bu yaşta küçük bir çocuğa bakmak anneme zor geliyor, bu yüzden bizden sürekli destek bekliyor. Ama anlamıyor ki benim de kendi hayatım var; sınavıma hazırlanmam gerekiyor. “Nasıl gidiyor?”, “Bir ihtiyacın var mı?” gibi basit şeyleri bile sormuyor. Sınav tarihimi bile bilmiyor. Buna rağmen bizden ilgi ve destek bekliyor. Yardım etmekten kaçmam ama iletişim şekli çok kötü.
Ders çalışırken kapıma vurup “Kardeşine bakabilir misin?” diyor. “Hayır anne, çalışıyorum.” dediğimde hemen tavır alıyor. Sonra sanki kardeşimi istemiyor ya da sevmiyor muşum gibi davranıyor. Kardeşim odama gelince de “Gitme oraya, ben sana bakarım.” gibi laf sokuyor.
Her şeyi bize suç olarak yüklüyor. Üvey babam da toksik biri. Evde kimse sağlıklı iletişim kuramıyor. O da annem gibi pasif agresif davranıyor. En kötüsü, bize üvey evlat muamelesi yapmaları. Küçük kardeşimi özellikle “babaaaam” diye seviyorlar ya da bizden habersiz gezmeye gidiyorlar. Çalışmadığım ve eve para getirmediğim için evde bir şey yiyince ya da kullanınca bile kendimi suçlu hissetmeye başladım.
Diğer kız kardeşim de aynı dertten şikayetçi. Sadece abim annemi anlıyor. 'Cennet annelerin ayağın altındadır!" diyor.
Üvey babam işten geldiğinde ben ve kız kardeşim oturup televizyon izliyorduk. Kardeşim aynı zamanda bana telefondan bir şey gösteriyordu. Üvey babam “Televizyonun sesini kısın. Ya televizyon izleyin ya da telefonla uğraşın.” dedi. Zaten oturma odasında pek durmayız, ortam gergin olduğu için çoğu zaman odalarımızdayız.
Dayanamadım ve “Burası ortak alan. İstediğimiz gibi izleriz. Siz de hem televizyon hem telefon kullanıyorsunuz.” dedim. Tartışma büyüdü. “İstesem atarım sizi evden.” dedi. Ben de “At o zaman, boş lafla olmaz.” dedim. Sinirle cam bir şişeyi kırdım. Sonunda “İstenmediğim yerde kalmam.” diyerek çıktım. Şu an abimin yanındayım.
Dün birkaç eşya almaya eve gittim. Annem konuşalım hadi gel dedi ama kısa sürede ağlamaya, bağırmaya ve kontrolünü kaybetmeye başladı. Bana beddua etti: “Umarım ilerde senin mutsuz bir ailen olur.” dedi. “Annelikten vurulmaktan bıktım, bi benden razı olamadınız, beni sığdıramadıniz, artık mutlu olabilirsin, anneni delirttin, keşke seni doğurmasaydım.” gibi şeyler söyledi.
4. kardeşimin doğumundan sonra sağlığı kötüleşti, depresyona girdi ve saçları döküldü. Bana kafasını gösterip neden duş almadığını bile sordu. Yani yaşadığı her şeyi benim yüzüme yıktı ve hepsi için beni suçladı.
(Bunu da bilmek gerekiyor: Bu yılın 5. ayında, 5 yıllık bir uzak mesafe ilişkimi bitirdim. Bu ilişkinin benim için bir kaçış alanı olduğunu fark ettim. Hayatımdaki sorumluluklardan ve sorunlardan hep o ilişkiye sığınarak kaçmışım. Kendimi izole etmişim. Şu an bir tane bile arkadaşım yok.)
Bende Allah benim belamı versin diyerek çıktım evden, yine abimin yanındayım. Ne yapacağım bilmiyorum. Hayatımda hiç bu kadar yalnız ve çaresiz hissetmedim herhalde. Kimse tarafından anlaşılmıyor, sevilmiyor hissediyorum.
Eve geri dönsem, gururum el vermiyor. Hele üvey babam yüzünden. Ve evde o odamda bile hissettiğim gerginlik ve yoğun enerji beni bastırıyor. Annemin kardeşime en iyi şekilde bakamamasi da beni üzüyor. Kardeşim bunu haketmedi. Sürekli kavgaların arasında kalıyor. Kendimi berbat hissediyorum.
Kendi evime çıkabilirim ama korkuyorum. Ailemi tamamen kaybetmek istemiyorum. Evden ayrılırsam yapayalnız kalacağım diye endişeleniyorum. Sevmediğim bir işte çalışıp, sonra boş bir eve dönmek, mutsuz ve yalnız olmak ve bu döngüde sıkışıp kalmak istemiyorum.
Resmen yerim yok.
Annemin bedduası beni çok kötü etkiledi. Zaten mutsuz bir aileden geliyorum. Böyle bir ortamda büyüyen her çocuğun tek hayali, kendi mutlu ailesini kurmaktır. Annemin söyledikleri sanki o son umudu da elimden almış gibi hissettirdi.
Kendimi kirli, rezil ve değersiz hissediyorum.
Belkide susmalıydım. Öfkemi kontrol etmeliydim. Boyun eğmeliydim. Daha çok evin işlerine yardım etmeliydim. Yapamadım.
Üvey babam “Pişman olacaksın.” demişti. Sanırım şu an öyle hissediyorum. Kafam tamamen karışık.
Sınavıma da çalışamıyorum artık. 5 haftam kaldı.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer