Narsist bir insanla aynı evde yaşamak nedir biliyor musunuz? Kendimden nefret ettiysem, kendimi öldürmek istediysem hep annemin yaptıkları yüzünden. Onun isteklerine göre şekillenmiş bir hayatım var. Hep hayallerimden vazgeçtim sırf o izin vermedi diye. Ve şimdi elimde kalanlara bakıyorum, koca bir hiçlik var sadece. Hiçlik. Sahip olduğum hiçbir şey yok. Eğer istediğim liseyi kazanamazsan seni evlendiririm diyerek döverdi beni. 13 yaşındaki bir çocuk bunu nasıl anlar? Ya da daha mantıklı bir soru, bunu anlayabilir mi?
Liseye geçince büyüyeceğimi, her şeyin biteceğini sanmıştım. İnsan büyük olaylardan sonra kendinde de büyük değişiklikler bekler ya. Öyle olmadı işte. Daha kötüsü oldu. Zaten hep daha kötüsüydü. Defalarca kez suçlandım, dayak yedim, başarısız damgası yedim. Bunlar hayatımın her anında vardı. Küçüklüğümde orta kilolu bir kızdım. Çok gülen bir çocuktum. Sonra büyüdüm. Annemin benim için istediklerinden farklı şeyler arzuladım. Çünkü büyüyordum. Büyüdükçe bir birey oluyor, kendi hayatımı kuruyordum.
Annem bunu kaldıramadı sanırım. Beni o kadar acı verici bir şekilde zorbaladı ki kilom yüzünden insanların içine çıkmaya utanıyordum. İnsanlar bana hakaret ettiğinde içimden gülmek geliyor. Çünkü annemin tüm istismarını gülerek atlatmıştım. Beni almaları için sosyal hizmetleri arayan kendisiyken, beni konuşmak için yanına çağıran görevlilere beni dövdüğünü söylememem için tehdit etmişti. Aç kalmam için mutfağın kapısını kilitler, evden giderdi. Önce döverdi, sonra o yaralara iğrenç diyerek bakardı.
Şimdi kalbimde kocaman bir yara var. Anne diyen bir dile ama bir anneye sahip olmadığımı bilen kalbe sahibim. Bu ömrüm boyunca hiç geçmeyecek. Ne kadar şey başarırsam başarayım o yetersizlik hissinin soluğu hep boynumda. Geri kalan hayatımı üniversitede ondan uzak kalarak toparlanmakla, hiçbir zaman sahip olmadığım annemin özlemiyle geçireceğim. Belki bir gün onu affedeceğim.
Onu affedebilmek, bu hayattaki her şeyden çok daha zor.
Liseye geçince büyüyeceğimi, her şeyin biteceğini sanmıştım. İnsan büyük olaylardan sonra kendinde de büyük değişiklikler bekler ya. Öyle olmadı işte. Daha kötüsü oldu. Zaten hep daha kötüsüydü. Defalarca kez suçlandım, dayak yedim, başarısız damgası yedim. Bunlar hayatımın her anında vardı. Küçüklüğümde orta kilolu bir kızdım. Çok gülen bir çocuktum. Sonra büyüdüm. Annemin benim için istediklerinden farklı şeyler arzuladım. Çünkü büyüyordum. Büyüdükçe bir birey oluyor, kendi hayatımı kuruyordum.
Annem bunu kaldıramadı sanırım. Beni o kadar acı verici bir şekilde zorbaladı ki kilom yüzünden insanların içine çıkmaya utanıyordum. İnsanlar bana hakaret ettiğinde içimden gülmek geliyor. Çünkü annemin tüm istismarını gülerek atlatmıştım. Beni almaları için sosyal hizmetleri arayan kendisiyken, beni konuşmak için yanına çağıran görevlilere beni dövdüğünü söylememem için tehdit etmişti. Aç kalmam için mutfağın kapısını kilitler, evden giderdi. Önce döverdi, sonra o yaralara iğrenç diyerek bakardı.
Şimdi kalbimde kocaman bir yara var. Anne diyen bir dile ama bir anneye sahip olmadığımı bilen kalbe sahibim. Bu ömrüm boyunca hiç geçmeyecek. Ne kadar şey başarırsam başarayım o yetersizlik hissinin soluğu hep boynumda. Geri kalan hayatımı üniversitede ondan uzak kalarak toparlanmakla, hiçbir zaman sahip olmadığım annemin özlemiyle geçireceğim. Belki bir gün onu affedeceğim.
Onu affedebilmek, bu hayattaki her şeyden çok daha zor.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer