"Kalitesiz bir şey neden üretilir?
Hangi durumda bir insan kalitesiz bir şeye sahip olmak ister?
Kalitesiz bir şey için çok kaliteliymiş gibi bir bedel neden ödenir?
Kalitesizliğe sahip olmak bir mecburiyet midir?
"Dışardan baktım Yeşil Türbe, içine girdim estağfurullah tövbe."

Düğün, açık hava düğünü. Düğünün olduğu semtin adı ilk başta "kalite" dedirtiyor. Sonra düğünün yapılacağı bölge bu kalite düşüncesini daha da yükseltiyor. Derken düğünün olduğu yere geldiğinizde dışarıdan muazzam bir görüntü.
Araç girişi güvenlik bariyerli ama bu kaz yolmanın bahanesi. Alınan otopark ücreti “Oha...” dedirten cinsten. Giriş yapılan mekân... Sonra "Hangi düğün için gelmiştiniz?" sorusu ile size, "Falanca No: X’li düğün için yukarı düz gidin, 3. sokaktan içeri girin, 1. salon değil, 2. salon değil, 3. salon. Yalnız misafirleri kapıda indirdikten sonra yola devam edin, otopark biraz aşağıda!" Neyse, peki... Bilseydim düğüne 4x4 bir araçla gelirdim anasına satayım! Otopark denilen yer bildiğin doğal arazi...
Neyse, aracı Allah’a emanet edip bıraktık arazide. 3. salona geldim, kapıda tekrar görevliler var. QR kodlu dijital davetiye ile içeri alınıyor falan filan. Ancak sizin davetli olduğunuz salon 3-2 salon efendim, buyurun siz bu yoldan düz aşağıya gidiyorsunuz... Layn kurban kesim yeri gibi...
Yemin etsem başım ağrımaz; 600 kişilik yemekli açık hava düğün salonu diye tanıtılmış ama 300 kişilik salona herkes kucağında bir kişi alacak şekilde... "Demek ayıp olurdu" diye dememişler!
Hadi neyse dedik, geçtik salona girdik, bir masaya oturduk. Ben etrafı kolaçan ettim, orkestra yok. Hatta piyanist yerine köşede bir yerde, totoş kadar bir masada oturan bir "playlist adam"... Dandik, patlak hoparlörlerden müzik çalıyor. Ben bu adamın yanına gittim, "Salonda orkestra kulisini göremedim," dedim. Adam, "Yok," dedi. "Nasıl yani, solist yok mu?" diye sordum, "Yok," dedi. Ben, "Peki ses sistemi bu gördüklerim mi?" diye sordum. "Müzik yayını buradan, ben yapıyorum," dedi.
Neyse, gelin ile damat geldiler, dans ettiler. Yapay model bir pasta geldi. Gelin ve damat pastayı kesiyor gibi yaptılar, tabakta olan bir pastayı yediler. Ben bu gördüklerim karşısında çıldırmak üzereyim.
Takı merasimi başladı, takıları taktık. Yemekler ikram ediliyor. Garson, "Kola mı, meyveli mi?" diye sordu. Ben, "Başka bir şeyler var mı?" diye sordum, "Yok," dedi. "Peki, meyveli olsun," dedim. Bana plastik şişede meyveli gazoz verdi. Ben tırlatmak üzereyim, birisi bana sakin kalmamı söyleyebilir mi?
Yemek diye ikram edileni görünce yakın akrabama, "Kusura bakmazsan benim acilen çıkmam gerekiyor," dedim.
"Aaa çok üzüldüm, durumunu bilmesem kal diye çok ısrar ederdim, neyse, geldiğin için çok müteşekkir oldum," dedi.
Acilen çıkmam gereken durum için kendimi dışarı attım.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer