Biraz içimi dökmek için kullanacağım, kimi belki kendini bulur, kimi yakınını.. Ya da okumadan geçilir kim bilir.. Bir cevap aramıyorum.
Bundan yaklaşık 4 sene önce babamı kaybettim, babamı kaybettiğimde henüz 20 yaşındaydım. Babamla aramız hiçbir zaman çok iyi olmadı, ama severdim babamı işte. Sonuçta benim babamdı. Sürekli fikir ayrılıklarımız, tartışmamız olsa da neticede onun evladıydım. Neticede babam vefat etti. Hasta bir adamdı, şaşırılacak bir durum değil biliyorum. Ama gene de insan öleceğine ihtimal vermiyor. Halen vaktimiz var sanıyor. Yokmuş.
Gelgelelim alıştım mı babamın yokluğuna? Evet, hayat bunu mecbur bıraktı. Hayat koşuşturması içinde bir şekilde zaman akıyor. Rahat bir aile değildik, babamdan sonra birilerinin para kazanması gerekiyordu. Babamdan sonra hem okuyup hem çalışmaya başladım. Acımı çalışarak örttüm. Zira benim üzülmeye hakkım yoktu, benden yaşça küçük iki kız kardeşim vardı. Güçlü olmak zorundaydım. Zaten babam beni o kadar da sevmezdi diye düşünürdüm, kardeşlerime daha düşkündü. Bunu annemde kabul eder, kardeşlerimde... Bilmek değil de bunu birinden de teyit etmek daha üzüyor galiba. Babamın ölümüyle ilgili hiç yanımda birileri varken ağlamadım, ama yalnızken geceleri özellikle sürekli babamı andım ve aradım. Ne olursa olsun babama hakkım helaldi. Zamanında bazı meseleler için (özel sebepler) beni çok üzmüştü, belki bende onu çok üzdüm bilmiyorum son zamanlarında aramız limoniydi. Küs değildik ama samimi de değildik. Zaten dediğim gibi hiçbir zaman diğer kardeşlerim ki kadar bana yakın olmadı. Babamın öldüğü gün her aklıma düştüğünde göğsümün orta yerine bir şey oturuyor ve gitmiyor. ''Harbiden öldü, gerçekten gitti..'' derken buluyorum kendimi. Oysa biliyorum zaten öldüğünü. Ama işte günlük hayat koşturmasında insan acısını da unutuyor kederini de, ne zaman bir ses/bir koku/bir an ya da sadece ''baba'' kelimesini duysa zihin o kara güne gidiyor. Ve bana tüm günüm zehir oluyor. Babam içinse dua etmek ve hayır işlemekten başka elimden bir şey gelmiyor. Keşke onu 1 dakika daha görme şansım olsa, doya doya sarılsam diye düşünüyorum. Yaklaşık 4 sene sonra ilk kez babamı rüyamda gördüm. Bu gece... O kadar gerçekçiydi ki.. Belki de babama tekrar sarılmayı o kadar çok hayal ettim ki zihnim bana oyun oynadı. Babamla sarıldım, konuştum. Bana ''seni seviyorum, seninle gurur duyuyorum kızım.'' dedi. Babam bana yaşarken bunu hiç demedi. Ama ben babamı çok seviyorum ve özlüyorum. Keşke hayata bir kez daha gelsem her şeyi değiştirirdim. Ama hayat işte, sadece ileriye akıyor. Niye bunları bu saçma platforma yazdığımı da bilmiyorum, paylaşmam lazımdı galiba. Neyse öyle işte. Keşkelerin olmadığı bir ömür geçirmeniz dileği ile..
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer