Gerçekten babasını seven var mı?

Babam hayatım boyunca benden hep nefret etti. Ne yaparsam yapayım asla memnun olmadı benden. Ben de sırf beni biraz sevsin diye hayatım boyunca hep çok çalıştım. Resim çizdim, kitap yazdım. Bir çok ödül kazandım. Okulumu her zaman birincilikle bitirdim. Okurken aynı zamanda çalışıp kendi paramı kendim kazandım ona yük olmamak için. Okudum doktor oldum. Bir kere bile tebrik etmedi. Hatta mezuniyetime bile gelmedi. Her zaman yanlış bir şey yapmamak için bir çok şeyi yaşayamadım. Aşık olamadım, mutlu olamadım, hiçbir zaman şımartılamadım. 26 yaşındayım. Babasıyla arası iyi olan insanları hala kıskanıyorum. Ben babama bir gün baba bile diyemedim o istemedi. Zaten annem de yok. Annemden sonra babam evlendi. Başka çocukları oldu. Bu güne kadar hep babamın sevmeyi bilmeyen biri olduğunu düşünürdüm. Ama aslında çok da iyi biliyormuş. Diğer çocuklarını çok seviyor. En son dayanamayıp evi terk ettim. Karşı koymadı bile. İki yıl oldu bir kere bile aramadı. Hayatım boyunca hep neden diye sordum kendime. Hep kendimi suçladım, kendimi ben de sevemedim. İçim o kadar yanıyor ki. Ne yaparsam aşamıyorum, dindiremiyorum bu acıyı. İnsanlar beni mutlu sanıyor. "Doktor, dış görünüşüne dikkat eden güzel, başarılı" bir kadın olarak görüyorlar beni. Ama içten içe o kadar mutsuzum ki. Babam dışında herkes beni seviyor genelde. Ama babasının sevmediği bir kızı kimse gerçekten sevemiyor gibi geliyor bana. Hatta başkalarının sevmesi daha çok acıtıyor canımı. Herkes bu kadar sevip övgüyle bahsederken neden öz babam bir gün olsun sevmedi diye düşünüyorum. Bu yüzden her zaman sevmekten ve sevilmekten kaçınıyorum. 26 yaşındayım ama içimde durmadan ağlayan bir çocuk var sanki ve ne yaparsam yapayım o çocuğu mutlu edemiyorum.
Gerçekten babasını seven var mı?
Cevapla