
Düşünüp düşünüp mantıklı bir gerekçe bulamamış olduğum bir durum. Büyüklerin karşısında saygı anlamına geliyorsa küçükler saygı görmeyi hak etmiyor mu yani?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 
Düşünüp düşünüp mantıklı bir gerekçe bulamamış olduğum bir durum. Büyüklerin karşısında saygı anlamına geliyorsa küçükler saygı görmeyi hak etmiyor mu yani?
Vücut dilinde değişik anlamları varmış.
Örneğin bu hareketin; protokolde, diplomatik ilişkilerde, askeriyede aşırı özgüven - üstünlük kurma göstergesi gibi anlamları varmış. Genel geçer evrensel Diplomatik ortamlarda saygı gereği bacak bacak üstüne atarak oturulmaz, denilir.
Askeriyede hiyerarşi kuralları geçerli, böyle oturmak küfür bile sayılabilir.
Arap kültüründe, vücudun en pis yeri ayak altıymış eğer ayak karşı tarafı gösteriyorsa bu karşıda oturana hakaret olarak algılanırmış.
Bir başka kültürde, sen bana denk değilsin ayağımla muhatap ol, meydan okuma.
Anadolu kültüründeki çoğunlukla şekilciliktir, ben senden daha rahatım, rahatımı bozamazsın işaretini karşıya vermek. Güç ve Otorite kurmaya işaret edilebilir.
Araplar güldürdü. 😅Ayaklarını yıkamıyor mu diye düşünürler bu bilgi doğruysa.
Abdest alınıyor kumla su yoksa diye okumuştum bir yerde.🤷♀️Hani temizlik imandan gelirdi?😂
Arap sadece Türkiye’de doğup büyüyen Arap tanıyorum. Sitede de Arap asıllı biri vardı. Bir de onu tanıyorum da o tam sayılmaz. Sohbetim yok soruları hariç. O yüzden her Arap’ın dini inancını bilmiyorum. Denk geliyorum ama sohbetim olmadı. Maksimum garsonluk yaparken dışarıda denk geldiğim Arap’ın biri karısına doğum günü sürprizi hazırlatmıştı. Bana da videoya aldırmıştı , o kadar.
O da burada doğup büyüme değildi. Gezmek için gelmiş belli ki. Türkçe bilmiyordu çünkü. Hem bilse de soracak değilim. Orada bulunma nedenim belli.
Benim de tanıdığım yok ☺️Katılıyorum , herkesin inancını adedini bilemeyizz. Belli insanlara veya bir gruba genelleme yapmak istemedim, Yanlış anlaşılmak istemem ırk ve inanışın birleştirilmesi bana doğru gelmiyor. Mesela Amin maalouf ve Halil Cibran (Lübnan asıllı Arap ikisi ama hristiyanlar) severek okuduğum yazarlar.
Amin Malouf’u biliyordum da Halil Cibran’ı bilmiyordum. Yani dini inancını bilmiyordum. Cumhuriyet dönemi hâlâ devam eden bir süreç olunca insanın o kısımda eksikliği kalıyor her türlü güncel olunca. Zaten ÖABT’de insanları en zorlayan taraf da o oluyor güncel olduğu için. Adını bile duymadığım kişiler çıkabiliyor.
Öğretmen değilim, Keşke birazsözel veya eşit ağırlık tarafında olsaydı güncel dönemi takip etmek isterdim bende,
Öğretmen değilim 😃
Halil Cibranın kitaplarını da felsefeye merak saldığım zamanlarda okumuştum, hobi olarak felsefi düşünceleri ilgiliyim. Cibranın sözleri bile kafa açıcı ☺️✌️🧠
Et et bitmiyor. Çünkü sadece öabt ile de iş bitmiyor. O yüzden yerimde olmaman daha iyi. Gerçi seni tanımıyorum. O yüzden hakkında bilgim de yok. Sadece okuduğun kitaplar hakkında biraz bilgim oldu ve felsefe sevdiğini öğrendim.
Aynen değişik oldu.😊 Tabii , bir sürü şey var. İnsanın her şeyi biliyor olması imkansız. Benim kuzenlerimde de iki tane mezun mühendis var. Biri atanmış , diğeri atanmayı denememiş biri ama mühendislik kısmında sadece gyk mi var atanırken? Yoksa ne mühendisi olduğuna göre değişiyor mu?
Sadece gyk var, ama bakanlık kurum için alımlarda değişiyor diye biliyorum. bir ara KPSS denemiştim olmadı bizim zamanımızda kontenjanları çok düşürmüşlerdi. 89-90 ile atanamadık. Sınavın girişi yılına (çift-tek yıla göre tercih yapılıyor diye hatırlıyorum) mühendislikte değişiyordu. Lisans diplomasınına göre ise gireceği kurumun kontenjanı göre değişiyordu. Ama şu an özel sektör devletten daha iyi diyebilirim. Kurumsal bir yerde çalışmak ileride sosyal network ve yükselmek için daha iyi avantaj sağlar. Kamuda çalışmak rahatlık lakin mesleki körelme getiriyor arkadaşlardan gözlemleri böyle. Özel sektör yoruyor ama kendini geliştirmek için fırsat veriyor. Mühendislikte KPSS yerine ing geliştirmek, 3. dil öğrenmek daha önemli 🙂
Ben de sadece gyk ile atanıyor diye biliyorum da mühendis biri yine benden daha iyi bilir diye sormak istedim. Bizde sadece gyk yok. Gyk, eğitim bilimleri ve öabt var ve puanları da düşük değil. Mühendislikte alımları pek bilmiyorum. Sadece elektrik elektronik müh. biri demişti ama diğer branşlara göre (Yine de resim ve müzikten de bizim alım yüksektir.) alımı sınırlı sayıda kaçar. Bazen düşünüyorum sadece gyk çalışıp atanan kişilere. Hayat onlara güzel.
Öyle takibi haklısın, herkes kendi alanında ayrı derecelendirdiği için rakibin farklı olduğu için senin yerleşmeni etkilemiyor olsa gere, keşke bu kadar üniversite açmasalardı da eğitimin kalitesini düşürmeselerdi. (Memuriyet için söylüyorum) Atamıyorsan neden kontenjan açıyorsun, hem yıllarca okuyorsun hem iş bulamıyorsun çok tuhaf bir durum. Bu ülke neler gördü, soruların çalınması, soruların satılması, kirli cemaatlerin oyunları hatırlarsak sınav bile iptal oldu bir dönem. Kaç kişinin hakkı yendi, benim hala güvenimyok bu ne bu sisteme ve onun yönetimine.
Önceden liyakat vardı, okuyanlar tek bir sınavla atanabiliyordu. Şimdi hepsi yönetenlerin kendi düzenlerine göre işliyor. Atamayı bile seçim kampanyası malzemesine dönüştürüyorlar. Bu ülke nasıl bu hala geldi. Yaşayıp bizde şahit oluyoruz.
Bir sürü üniversite de değil sırf sıkıntı. Mesela her bölüme formasyon verip öğretmen yapıyorlar. Mesela ben de Eğitim değil de Fen-Edebiyat mezunuyum. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği , bölümü. Halk Bilimi , Çağdaş Türk Lehçeleri ve AÖF şeklinde edebiyat öğretmeni çıkıyor derken bir sürü meslektaşım çıkıyor. Bu kadar şekilde öğretmen mi çıkar? Mesela bizim bölüm ( Çağdaş Türk lehçeleri ) dilden almalı. Türk Dili ve Edebiyatı da Orta Asya Türk Lehçeleri görüyor ama bizim kadar detaylı görmüyor. Biz sırf Orta Asya Türk lehçeleri de değil Doğu Türkistan Uygurcası ve Güney Azerbaycan metinleri de çevirdik görüp. Biz daha detaylı görüyoruz. İsminden belli zaten lehçe olduğu. Dört sene Rusça ve bir sene Farsça da aldım. Edebiyatla ortak derslerimiz de var ama genel olarak dil ağırlıklı ve onları da yarımyamalak veriyorlar. Rusça mesela sadece gramer düzeyinde. Benden sonra çeviri ve konuşma dersi koymuşlar. Ben varken hoca konuşma dersine girmek isteyince almadı. Uzattığım zamana denk geldi. Az kişiyle daha işlerim dedi Ben ona o kadar dedim bizim niye konuşma dersimiz yok diye. Benden sonra koydu. Neyse , en azından şimdikiler bizden iyi öğrenir. Bizden kendi çabamızla geliştirmemiz beklendi. Lehçeler dışında çeviri dersimiz olmadı , Rusçada ben varken yoktu zaten. Mezun olduktan sonra konmuş. Neyse onu geçtim. Hadi bizim ortak derslerimiz var edebiyatla yine ve Türk dili ve edebiyatı bölümüne de formasyon verip bizden çok olmasını da geçtim. Kimya mühendisi arkadaş da formasyon alıp kimya öğretmenliği yapıyordu bir dershanede benim uzattığım yıl. Daha farklı bir sürü bölüme dağıtıyorlardır benim bilmediğim formasyonu.
Hatta dur eksik yazdım. Biz Nogay Kumuk Türkçesi de gördük ve metin çevirisi yaptık. O Kafkasya’da. Onları Türk Dili ve Edebiyatı almıyor. Sadece Orta Asya lehçeleri …
Geri kalan şeylerde kesinlikle haklısın. İptal olan sınavı da hatırlıyorum.
Eğitim sistemimizle bu kadar oynanmasaydı, mevcut iktidar işsizliği kağıt üstünde düşük göstermek (lisans okuyan mezun kişi işsiz sınıfından sayılmıyor) için bu kadar içi boş binadan üniversiteler, yeni bölümler, teknoloji fakülteleri, neredeyse her bölüme formasyonlar vermeleri geçici çözüm günü kurtarmaya çalışma olduğu şimdi hepimiz görüyor. Yeni istihdam alanları açmadan ülkeden milyonlarca okumuş mezun işsiz için çözüm üretebilselerdi.
Lisans okuyacak yeniöğrenciler üniversite bölüm ve alan seçimlerini doğru yapmalılar. Türkiye’deki iş olanağını düşünerek atanma durumları & yerleşme durumları olsun bunları düşünerek yapmalılar. bizim yaşadığımız sorunları katlanarak yaşamamalılar. yapay zeka ve teknoloji bazı mesleklerin geleceğini bitirecek soruna çözüm için en baştan başlanmalı. 🤔
büyüklerle alakası yok. bacak bacak üstüne atmak yorgunluğun, halsizliğin göstergesi. tıpkı esnemenin uykusuzluk halinin göstergesi olduğu gibi. nasıl bir insan esnerken ağzını kapatır, tıpkı onun gibi. esnerken ağzını kapatma alışkanlığın varsa bacak bacak üstüne atmama alışkanlığında olmalı. yemek yerken konuşmama alışkanlığı mesela. tabi bu alışkanlıklar çoğumuzda bulunmaz o ayrı bir mevzu. bende bacak bacak üstüne atarım ama babamın karşısında hiç yapmamışımdır. mesela annemin karşısında rahatlıkla yaparım.
Yemek yerken konuşursan dediğin tam anlaşılmıyor zaten konuşsan bile. Bir sorun çıkıyor yani ses kaydı atarken denemiş biri olarak. Ayrıca ağzında olan püskürebilir de. Çok şükür , böyle bir şey olmadı ama olabilir de. Esnerken ağzını kapatmak alışkanlık ile ilgili Bunu saygıya bağlayanı görmedim. Sen gördün mü?
alıntıdır:
Esnerken ağzın kapatılması, çevreye rahatsız edici bir görüntü vermemek ve ağzın içinin görünmesini Önlemek için yapılan kibarca bir davranış şekli olarak düşünülebilir ama bu davranışın kökeninde nezaket değil korku yatıyor.
Esnerken yapılan derin nefes alıp verme sırasında ruhun, yani yaşamın ağızdan kaçarak vücudu terk etmesi korkusu.
Tarihte, bugün Ortadoğu diye adlandırdığımız bölgede yaşayan medeniyetlerde insanlar, yeni doğmuş ve yaşam savaşı veren bebeklerin çok sık esnediklerini gözlemlemişlerdi.
Bebeklerin sık sık esnemeleri, solunuma az da olsa destek olduğu sanılan fizyolojik bir davranış olmasına rağmen o zamanlarda çok yüksek oranda olan bebek ölümlerinden bu esneme olayı sorumlu tutuluyordu.
Bebekler esnerlerken ağızlarını kapatamadıklarından ruh oradan kolayca çıkıp gidebiliyordu. Bu nedenle Romalılar devrinde, doğumdan sonra birkaç ay süresince, annelerin esneyen bebeklerinin ağızlarını elleriyle kapatmaları zamanın alimleri tarafından tavsiye edilmekteydi.
Bu şekilde, el ile kapatılan ağızdan ruhun kaçmaması için önlem alınmış oluyordu ama bir faydası daha vardı. İnsanlar esnemenin bulaşıcı olduğunu da görüyorlardı.
Bir kişi esneyince çevresindekiler de esnemeye başlıyorlardı.
Yani esneme olayı sadece esneyen için değil çevresindekiler için de tehlike yaratıyordu. Bulaşıcı bir hastalıktan farkı yoktu.
Esnerken insanın hem kendisini hem de çevresindekileri korumak amacı ile ağzını kapatması ve esnerken başını bir başka yöne çevirmesi gibi esnedikten sonra karşısındakilere affedersiniz demesi de sizi de tehlikeye soktum anlamında bir özür ifadesi olarak insanların davranışlarına yerleşti kaldı.
bu konuda hadislerde var ama onlara değnmiyorum. nedense KS de hoş karşılanmıyor.
Bilgiyi bilmiyor idim. Öğrenmiş oldum. Teşekkür ederim. Demek ki saygıyla değil ilk cümlende olduğu gibi korkuyla ilgili. Bir açıklaması olsa mantıklı anlarım. Bacak bacak üstüne atmanın saygıyla alakasını bulamıyorum . Hadi hastalık getirmiş olduğunu düşünüyorlarsa eskiler esnemenin oturma şekliyle alakası ne saygının?
islam öyle buyuruyor. babalarımız, dedelerimiz ve daha eski nesillerimiz hayatını islam'a uygun yaşamışlar ve öğretileni uygulamışlar. şimdilerde bu öğretiler artık ortadan kaybolmuş. benim, senin ve diğer insanların boş vermişliği yüzünden. ben babamın karşısında sigara içemezken oğluma paket paket sigara alırım. düşün artık o bile saygısızlıkmış. şimdilerde saygı çıtası biraz aşağılara düşmüş. kabul etmek gerek bunu. ama diğer yandan saygısını insanlar artık vücut dili ile değil gerçek dili ile dile getiriyor. hani dedim ya çıta düşmüş diye. eskiden bacak bacak üstüne atmamak saygı göstergesiydi. şimdilerde ise büyüklere açık açık küfretmemek saygı göstergesi. yakında da herhalde küfrün bazıları saygısızlık olur. ne bileyim belki ağır küfür diye nitelendirdiklerimiz.
Küfür her türlü saygısızlık. Herhangi bir ayet veya hadis var mı dini olarak günah olduğuna dair? Neyse ki sigaradan yırttım. 😅Kokusundan bile nefret ederim ve devamlı kapalı alanda maruz kalırsam bir keresinde tıkanmış idim. Çok içiyordu öğrenciler üniversite zamanı gittiğim kafenin birinde ve ben de sık takılıyordum oraya. Gide gide orada çalışan kişileri , takılan bazı kişileri , sahibini falan da tanımıştım. O yüzden açın şu kapıyı da az havalansın. Soğuksa da hava soğuk , tıkandım artık demiştim.
Esnerken Ağzı El İle Kapatmamak Haramdır!
(1) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
العُطَاسُ مِنَ اللهِ وَالتَّثَاؤُبُ مِنَ الشَّيْطَانِ فَإِذَا تَثِآءَبَ أحَدُكُمْ فَلْيَضَعْ يَدَهُ عَلَى فِيْهِ، وَإِذَا قَالَ آه آه فَإِنَّ الشَّيْطَانَ يَضْحَكُ مِنْ جَوْفِهِ، وَإِنَّ اللهَ يُحِبُّ العُطَاسَ، وَيَكْرَهُ التَّثَآؤُبَ، فَإِذَا قَالَ الرَّجُلُ آه آه إِذَا تَثَآءَبَ، فَإِنَّ الشَّيْطَانَ يَضْحَكُ مِنْ جَوْفِهِ
“Hapşurmak Allah’tandır, esnemek ise şeytandandır. Sizden herhangi biri esnediği zaman elini ağzının üzerine koysun! Kişi esnediği zaman, ‘ah ah’ derse kuşkusuz ki, şeytan ona içinden güler! Kuşkusuz ki, Allah hapşurmayı sever ama esnemeyi çirkin görür! Kişi esnediği zaman, ‘ah ah’ derse kuşkusuz ki, şeytan ona içinden güler.”
Tirmizi 2893
(2) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Muhakkak ki, Allah aksırmayı sever ve esnemeyi kerih görür. Sizden birinin esnemesi geldiği zaman elinden geldiğince onu önlemeye çalışsın! Esneyip de ‘hah hah’ demesin! Kuşkusuz ki, bu şeytandandır! Şeytan buna güler!”
Ebu Davud 5028, Tirmizi 2894
(3) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
“Sizden herhangi biri esnediği zaman eliyle ağzını kapatsın! Kuşkusuz ki, şeytan (kişinin ağzına) girer!”
Müslim 2995/57, Ebu Davud 5026
Oturma şekliyle ilgili var mı? Esnerken dediğin gibi alışkanlık kaynaklı zaten elimi ağzıma tutuyorum. Bunları da öğrenmiş oldum.🙂
Bir de zaten elini ağzına tutmayınca ağızdan kötü nefes kokusu da geliyor dışarıya. Onun için sırf alışkanlık bazlı bakmıyorum.
bu alıntıya izin vermedi KS. yorumun çok uzun ya da çok kısa diyor. yarın ekleyecez artık bacak bacak üstüne mevzusunu. ama hadis değil. rahatız yani. bu arada müzik dinlemek bile harammış yaw.
Onu ben de duymuştum. 🤦♀️
Eeee ben her gün müzik dinliyorum. müziksiz yapamamki ben.
Pis günahkâr 😅😅
Onunla ilgili yanlış aklımda kalmadıysa diyanetin sayfasında şehvet duygusunu tavan ettiren şarkılar olduğu için günâh yazıyordu. Mesela Gülşen’in birçok şarkısı gibi …
🤣😂😂
yok ben enstrümantal dinliyorum. söz yok. yine de haram mı ki? bu sadece müzik. müzik aletlerinin neyi haram olsun ki. değildir yaw.
Açıklamaya göre o değil. Öyle olması lazım sözleri tahrik edici diyorsa ama son karar din büyüklerinin.
İslâm dini, müzik konusunda ayrıntılı ve özel hüküm koymak yerine genel ilke ve amaçları belirlemekle yetinmiştir. Buna göre İslâm’ın ilke ve esaslarına aykırı, günaha sevk eden, haramı teşvik eden müzikleri yapmak ve dinlemek günahtır. Dinimizin temel inanç, amel ve ahlak ilkelerine aykırı olmayan, haramların işlenmesine sebep olmayan müzik türlerini dinlemekte ise dinen bir sakınca yoktur.
Kur’ân ve sünnette müzikle meşgul olmanın, müzik dinlemenin mutlak anlamda günah olduğunu gösteren deliller bulunmamaktadır. Aksine, Resûlullah’ın (s. a. s.), ilke olarak müziğin câiz olduğuna işaret sayılabilecek nitelikte ifadelerinin bulunduğu bilinmektedir. Nitekim o, nikâhın duyurulması için def çalınmasını öğütlemiştir (Tirmizî, Nikâh, 6 [1089]; İbn Mâce, Nikâh, 20 [1895]). Yine bir bayram günü Hz. Âişe’nin yanında def çalıp türkü söyleyen iki câriyeye çıkışmak isteyenlere “Bırakın bugün bayramdır” diye uyarıda bulunmuştur (Buhârî, ʽÎdeyn, 25 [987]; Müslim, Salâtü’l-ʽîdeyn, 17 [892]).
Müzik yapmanın ve dinlemenin hükmünün ne olduğu konusu İslâm bilginleri tarafından çokça tartışılmış, lehte ve aleyhte çok şey söylenmiştir. Tarafların ileri sürülen görüşleri, gerekçeleri ile birlikte değerlendirildiğinde müziğin mutlak anlamda yasaklanmadığı, aksine ilke olarak mübah kılındığı sonucuna ulaşılır (bkz. Zeylaî, Tebyînü’l-hakâik, 4/222).
Din İşleri Yüksek Kurulu 12.07.2017
Hangi bacağın üste geldiği saygısızlığın derecesini belirliyor.
Mesele sol bacak üste gelirse
Sen kimsin de sana saygı göstereceğim sol-uğunu kesmeden karşımdan yıkıl demektir.
Sağ üste gelirse
Sağlıklı bir iletişim kurmak istiyorum ama seni de fazla umursamıyorum mesajı verilirmiş
Bacaklarınızı kırarım diyen babalar
İndir o bacağını karşında dayın var diyen anneler
Yüzünden yıkılmaz bir tabu olmuş konuyu niye açıyorsun 😀
Hahahaha dün bana da açan biri oldu. Annem çok şükür öyle hiç demedi. Solu sağın üstüne atıyorum daha çok. Demek ki bir üstünlük taslıyorum içten içe. Vay be ! Ben de kendimden bihaberim demek ki. 😅😅
Bilinç altındaki o küçük kızın egosu boyundan büyük demek ki 😀
Hangimiz atmadık çılgınlarrr gibi
Boyum da küçük değil 😅
Ooo senin bacak bacak üstüne atman saygısızlık dışında uzun küfürler de içeriyor çok sakıncalı indir o bacağı 😂
😅😅
Çalıştığınız iş yerinde Patronun karşısında bile bacak bacak üstüne atmazken okudun mu okulda müdürün karşısında Öğretmeninizin karşısında bile bacak bacak üstüne atmazken anne baba ve büyüklerinizin karşısında atmayı kendinize hak mı görüyorsunuz
Evet. Öyle rahat ediyorsa atsın öğrencim karşımda. Bir bacak bacak üstüne attı diye saygıdeğer biri olmadığımı düşünmem.
Çok saçma yani.
Dersin küfretti veya hakaret etti.
Yani ayrıca ben iş görüşmesinde falan mıyım ailemin veya akrabalarımın yanında?
Cevap
17Cevap
Benim için saygıyla ilgisi var. Benim kültürüm bu. Yetiştiğim topraklar bunu öğretti. Toplumun değerlerini görmezden gelemem. Büyüklerin yanında bacak bacak üstüne atılmaz. Denkler arasında sorun olmaz ama
Biz saygıyı hak etmiyor muyuz 😅
E o hâlde niye büyüklerin yanında atınca saygıya bağladın? Büyükler büyük olduğu için hak ediyor da küçükler hak etmiyor sonucu çıkıyor. Yani gayet büyükler de bizim yanımızda bacak bacak üstüne atıp oturuyor.
Bunu nasıl böyle anladın, hiç olmadı ama🙂 sana olmadı açıkçası. Şöyle anlatayım: büyüklerin eli öpülür mesela saygı dolayısıyla. Aynı hareketi saygı için küçüklere ya da denklere yapar mıyız? Bacak meselesi de öyle. Herkesin yakınlık uzaklık, küçüklük büyüklük gibi konumu farklıdır. Dolayısıyla davranışlar farklı olur. Haksız mıyım
Büyüklerin ellerinden küçüklerin gözlerinden … 😅
Sadece sözde küçüklerin gözlerinden öpme durumu da 😅😅
Ama eyleme dökülmüyor. Hep laf hep laf.😅😅
Beni kafamdan öpmediler ailem 🤦♀️
Benim saygı ayıp ahlak anlayışım bu ülke insanıyla zerre uyuşmuyor. Ben bacak bacak üstüne atıyorum psikolog değilim milletin aşağılık komplekslerini çözemem
Bazı konularda benim de uymuyor
Saygısızlık değildir. Saygı göstergesi de sayılmaz. En iyisi bacaklar rahat edecek şekilde oturmak, sağlık önemli 💁.
Bence de 😅
🩷🌸
🤍🌸
Gereksiz öğütlerden biri.
Gerek kadın gerekse erkekte bacak bacak üstüne atıp baldırları ortaya sererek yayvan şekilde oturmak bana itici geliyor o kadar.
Saygı hak etmeyen büyüklerin devam ettirmeye çalıştığı bomboş bir şey işte. Bu tarz şeyler eskide kaldı, saygıyı gerçekten hak eden insanlar bu tarz şeyleri kafaya takmıyor bile.
hiçbir ilgisi yok, eskilerin saygıyı farklı yerlerde değil de alakasız noktalarda araması sonucunda oluşturdukları saçma sapan görüşlerden biri.
Boş beleş işler. Delinin biri kuyaya taş atmış işte
Mantığı olmayınca bence de öyle. Niye saygısızlık? Öyle gördük. Olay bu. Niye ama yani?🤷♀️🙄
Benim gözüme batıyor bazen ben kendim bi bakıyorum yapmışım ayağımı düzeltiyorum egoyu besleyen bir hareket
Büyüklerin karşısında oturunca saygısızlık olduğunu düşünüyorum..
Alakası ne? Mantık kursam anlarım belki.
İşte neden?
Bizim evde babam dışında kimse böyle düşünmez.
Bazen indir diyor da o kadar çok takmıyor
Ben şu an bile öyle oturuyorum bacağım otomatik olarak kendini öyle ayarlıyor resmen😂😂
İşte çoğu an takmıyor ama bazen takacağı tutuyor. 😅😅Annemle ağabeyim hiç öyle algılamaz.
Az önce annem vardı. Birlikte tv. ye bakıyorduk da uykusu geldi , gitti.
Benim çevremde bir babam bir de iki teyzemden birinin eşi sadece öyle algılıyor. Başka kimse öyle düşünmüyor. Onun için misafirlerde de takan olmadı.
Yani bacak bacak üstüne atınca Nasıl bir saygısızlık ortaya çıkıyor Onu ben de merak ediyorum
Ben de 😅😅
Saygıyla ilgisi olduğunu düşünen insanları anlamıyorum 🙄
Küçüklerin saygı görmediğini nerden çıkardın
E onlar da bizim yanımızda bacak bacak üstüne atıp oturuyor
Ben atıyorum vallahi oda atmasın o zaman
Aynen öyle , biz saygıyı hak etmiyor muyuz?
Rahat olunuyor o zaman
İnsan kendi anne babasının veya akrabasının yanında rahat olamayacak da kimin yanında olacak? İş görüşmesinde miyiz?
Çok alakasi yokki rahat olunamiyacak şekilde olmak yerine raht şekilde olmak daha iyi
Ben de böyle düşünüyorum.
Kültürel bir bakış açısı diyelim.
Ayrıca yer yer değişebiliyor. Kimi yerde üstünlük rahatlık kimi yerde gerçekten doğallık vs vs.
Üstünlük gibi gram görmüyorum. Rahat olsun az yanımdaki kişi , kasmaya gerek yok. Ben de genel olarak öyle oturuyorum. Kimse bende de düşünmesin , lütfen. 😂😂
Bu bir yetişme tarzı ve ortam. Aksinizi düşünenleri yadırgama hakkınızda olmadığı gibi onlarında sizi. Her ne kadar modern çağın rahatlıkları ile geçmişse de yıllar yıkık bir coğrafyanın enkazlarından dirilen halkı da göz ardı etmemek gerek.
Yargılamak değil de arkadaş her şeyi çok uzattı. Diyorum annem karşılamıyor saygısız olarak diye ama babam karşılıyor diye hâlâ “ Annen geldiğinde bacak bacak üstüne atıyorsan bir indir ve sor bakalım kendini nasıl hissettin diye.”diyordu. Benim 30 yıllık annemi benden iyi mi tanıyorsun diye düşündüm. Ben , senin annenle ilgili kadını tanımadan çıkarım yapıyor muyum diye düşünüp en son engeli bastım. Tabii sırf bu da değil.
Soruya kişisel olarak değilde genel olarak bir cevap yazmaya çalıştım. Ayrıca ve brnce karşı tarafın saygısızlık olarak göreceği davranışları yapmamak da bi nevi saygılı olmaktır. çevresine saygılı davranan insanlarda gerçek anlamda olgunluğa ulaşmış insanlardır.
Oturmaya dikkat etmek genel olarak bunu gerektirir
Oturmaya dikkat etiğimi gayet düşünüyorum. Gidip de mini bir şeyler varsa üstümde zaten diken üstünde hissediyorum kendimi ve dikkat ediyorum da bu oturuş şekli durumu farklı.
Mantık kuramıyorum , sıkıntı orada.
yani sadece büyüklere yeter heralde saygı ya 😅
Dert işte aman insanlar rahat olmasın
Bende hiç anlamadım
Evet büyükler bundan hiç hoşlanmıyor.
Sen nasıl karşılarsın?
Ben umursamıyorum 😂
Bu hayatta önce doğmak önemli demek ki
😂😂o çıkıyor buradan
Bence yok
İnatla saygı olduğunu iddia eden biriyle muhatap oldum da az önce. Bizde babam öyle düşünüyor ama annem öyle düşünmüyor diyorum , bir sürü uzattı. Her şeyi uzatıyordu baktım suratına telefonu kapatıp engeli bastım. 😅😅
Çok saçma gelenek göreneklerden kalma bir durum. Saygı bacaklara bağlı olan bir durum değil :D İyi yapmışsın
Zaten İç Anadolu daha geleneksel kaçıyor bizim buraya göre ama burada da saygı olarak gören insanlar var ama görmeyen de çok kişi var. Dediğim gibi bak , annem ve babam da farklı algılıyor. Ben ne alaka diyorum. Ağabeyim de saygı olarak algılamaz.
Baban öyle yetiştirilmiş işte :D
Aynen
:)
😊
İlgisi yok bence
Bi alakası yok
Mazide kalmış sözde saygı göstergesi.
Atılır sorun yok
Türkiye'de saygısızlık
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?