Eskiden İftarı beklemek bir özlemdi, bir sevinçti. Evde İftar için tatlı bir telaşe olurdu. Yer Sofrası kurulur az'dan az, çok'tan çok ne var ise onu yerdik. Masanın ortasında bazen tek bir tabaktan çorbalar içilirdi. Herkesin de ayrı ayrı bardağı olmaz idi. O sofranın bir bereketi vardı, hazzı vardı ve huzuru vardı.
Sonrasında da tüpün üzerinde çaylar demlenir çay kaşığının bardağı tıngırdatarak çıkardığı ses komşudan duyulurdu.
Şimdi o eski yer sofraları ve aileler kalmadı. Eskiden evler küçüktü ama içi dopdolu idi. Huzur vardı, bereket vardı. Ama evler büyüdükçe, konfor arttıkça da hem aç gözlü olduk hemi de mutsuz, huzursuz ve memnuniyetsiz bir hayat yaşamaya başladık. Her şeyciklere sahip iken yine de mutlu olamadık. Eskiden tek odalarda yatarken ki huzuru şimdi ki evlerde bulamıyoruz. Ne garip değil mi?
Gecekondumuz geliyor. O zamanlar nasıl da huzur vardı. Bayrama günler kala heyecanı gelmeye başlardı. Akşama doğru ve gökyüzü turunculaşmaya başlamış. Tüm aile iftara geliyor bahçede mangal yakılıyor. Kolasından tut her bişeylerine kadar. Çok güzel günlerdi çookk
Balkonun penceresinden neredeyse eve uzanan ağacın dallarından sarkan eriklere dalmışken, sofranın başında oturan annem, yengem ve teyzemin sesiyle olduğum ortama geri dönüyorum. Mantı yapıyorlar. Hikayenin akşamını hatırlamıyorum ama tadını hâlâ hatırlıyorum. Yaşım 4 veya 5. Çocukluğumun Ramazan ayı samimiyet içeriyordu. Şimdiki iftar sofralarına misafir gelse de eskinin tadı başkaydı.
Teravih geliyor direkt aklıma özellikle kadir gecesi o caminin kalabalık oluşu yapılan dualar, namaz sırasında gülüşmeler teyzelerden azar işitmeler. Namazdan sonra mahalleliyle parkta çay eşliğinde oturmalar. Güzel günlerdi..
Zemheri bir gecede, kardan yolları kapanmış, Kerpiçten yapılma köy evinin, fırtınadan elektrikleri kesilmiş yoksul odasında, kuzine sobasının tavana yansıyan ışığıyla dans ederken hayallerim...
Pilli radyonun frekansı ayarlanamamış cızırtılı bir kanalından, türkü dinlemek gibiydi... Sana sarıldığımda hissettiğim huzur.
Televizyondaki dizilerin programların sıcaklığı samimiyeti insanların ailelerin samimiyetini hatırlıyorum yemeklerdeki lezzeti hatırlıyorum şimdi hiçbiri yok kapımızdan davul bile geçmiyor her geçen yıl ruhumuzu kaybediyoruz
Sorsan o zamanda mutsuzduk belki, memnun degildik bicok seyden. Ama simdi hatirlayinca cok muyluymusuz gibi bi ozlem var. Gecmis ve bidaha gelmeyecek oldugunu bilmenin verdigi bi ozlem.
Annem iftar verirdi ve bir akraba vardı o verirdi geri kalan hazırcı gebeş kaplumbağası gibi ancak yerlerdi hiç çağıran olmazdı. Bütün gün aç susuz kalmak zordu. Annem bazen zorlardı.