Bana babam öğretmişti çok seviyorum ama bisikletim yok. Hoş olduğum yerde bisiklet sürmek için güzel bir alan da yok. Neyse ileriki zamanlarda buna dair planlarım da var.😌❤️🥳
😂😂 öyle değil bu bir deyim aslında. Tolstoy 80 yaşından sonra bisiklet süremeyi öğrenmiş ve bundan dolayı bir şeyleri yapmak için geç bir vakit yoktur, sen istedikten sonra vekti geçmemiştir anlamlarında bir deyim ortaya çıkıyor
Ben çok severim. İstanbul'da Pendikten başlayıp Maltepeye kadar sahilden giderdim bisikletle sürekli bi gün lastik patladı daha yaptıramadım aylardır sürmüyorum
Ben eskiden bir tane arkadaşımla çok sürerdim sabahtan akşama kadar bisiklet sürerdik ama onlar taşındı ve bir daha görüşemedik ben de zaten tek başıma sürmeyi pek sevmediğim için o zamanlardan beri pek sürmem.
Coğrafyamızda gayet huzurludur bence. Bak her memlekette en az 1 tane huzur evi var mesela 😀 Şaka bir yana, Kafandaki huzursuzluğu bitiremediğin sürece, hep seninle beraber gelir. Her nereye gitsen bile.
😂😂 öyle değil bu bir deyim aslında. Tolstoy 80 yaşından sonra bisiklet süremeyi öğrenmiş ve bundan dolayı bir şeyleri yapmak için geç bir vakit yoktur, sen istedikten sonra vekti geçmemiştir anlamlarında bir deyim ortaya çıkıyor
Bak bunu bana bir dostum attı. Öğrenmenin yaşı yok. Hiçbir şey için geç değil☺️❤️ ben seni desteklerim bu konuda 🙃🤝
Benim bisikletim yok zaten evden dışarı da çıkamıyorum çocukken bisiklet sürmeyi zor öğrenmiştim en son 20 25 sene önce sürmüştüm şimdi imkanım olsaydı denerdim ama imkanım yok maalesef
Ahh ponçik, bir şeyi ne kadar çok yapamam dersen o şeyi yapma ihtimalin o kadar düşer. Yerinde olsam hayata bakış açımı değiştirirdim. Şimdiden hayatında değişecek olan herşeye ben kefillik ediyorum.
Benim içinde bulunduğum durumun düşüncelerimle hayata bakış açımla alakası yok keşke her şey olumlu düşüncelerimle ya da hayata bakış açımla değişse ama olmuyor ben senelerdir bu çaresizlikle yaşıyorum gençliğim bu çaresizlik içinde geçti utangaçlığımı çekingenliğimi kaygılarımı korkularımı aşamadım aşamıyorum özgürlüğümü kaybettim tutsak gibi bir hayat yaşıyorum
Hayır utangaçlık çekingenlik benim kişiliğimin bir parçası gibi istesemde değişmedi çocukluğumdan beri bunla mücadele ediyorum ama hiç aşamadım hiç açılamadım kaygı ve korku zamanla oluşmuş gibi ama bunlara neden olan şey düşüncelerim ve hayata bakış açım değil kişilik yapımdan ve gelişimimden kaynaklı hayatım böyle şekillendi gençliğim hep evde bu çaresizlik içinde geçti senelerdir evden dışarı çıkamıyorum ömrüm evde geçip gidiyor böylece yaşlanıyorum hayatım evden ibaret dışarıya çıkmak istiyorum ama başaramıyorum adım atamıyorum
Yanında olsam seni kulağından tutar dışarıya sürüklerdim. Vampir misin sen? Ne bu böyle iyice alacakaranlık moduna almışsın kendini? Dinle beni herşeyi bir anda yapmak zorunda değilsin. Adım adım yap. Küçük adımlarla başla ama sadece küçükte olsa bir adım at.🙃
Ben gece gündüz sabah akşam hiçbir vakit dışarı çıkamıyorum senelerdir eve kapalı yaşıyorum dışarı çıkamıyorum ki gençliğimi hep evde geçirdim utangaçlık çekingenlik hayatımda herşeye engel oldu korku sonradan oluştu dışarı çıkmaktan korkuyorum ama korkunun temeli de utangaçlık benim için kolay değil senelerdir evde sıkılarak bunalarak yaşıyorum adım atamıyorum gençliğimi resmen evde geçirdim bu benim için büyük bir eksiklik ve kayıp oldu ayrıca senelerce evden dışarı çıkmamak beni fiziksel zihinsel duygusal sosyal psikolojik her anlamda olumsuz etkiledi kendimi dışarıya yabancı gibi hissediyorum hayatım evde geçiyor maalesef böylece evde yaşlanıyorum