Peki eninde sonunda ölecek olan tüm canlıların bu evrene getiriliş amacı nedir? İnançsız insanlar bu soruya neden mantıklı bir cevap veremiyorlar?

Peki eninde sonunda ölecek olan tüm canlıların bu evrene getiriliş amacı nedir? İnançsız insanlar bu soruya neden mantıklı bir cevap veremiyorlar?

Herseyin bir amacı olduğunu bilmiyoruz evrenin sadece belirli bir bölümünde atom füzeyine bakarak inanmak istediğimiz bir yapının olduğunu düşünüyoruz ki kuantum bu fikri su an için sarstı.
Hawking e göre bu soru mantıksız.
Ayni şeyi anaksimandros apeiron kavramıyla açıklamaya çalıştı aradan 2500 yıl sonra hawking ne demek istedigini anlatmaya çalısti.
Bu ibni sinanın sunnetullah ile onu kafir ilan eden gazalinin adetullahı ile aynı sey.
Vahdetten kesret doğar kesret te vahdete döner.
Hawking dedgin adamın dâhi bir amacı vardı dostum. Bu fikri hiç bir Allah'ın kulu sarsamaz. Kuantum mekaniğinin amacı yok saniyorsan eğer bilim ile hiç alakan yok demektir.
her şeyin bir amacı mı varmış hahhaahhajdjajfj
neyse gülerek güne güzel başladım, komik bir şaka! sizi kadıköy'de komedyen olarak görmeyi dilerim.
mesela dünya'nın amacı nedir? güneş ya da karadeliklerin? evrenin amacı nedir?
Asal şaklaban sensin dur sabah sabah ben sana güleyim sihahahaha 🤣Allah’ın kâinatı (evreni) yaratmasının amacı kendini tanıtmaktır. Dünyayı da insanlar için imtihan kıldığı için o yüzden kurandan başka hiç bir kitapta her canlı mutlaka ölümü tadacaktır diye belirterek ölümsüzlüğün imkânsız olduğunu belirtmiştir. Meselâ senin bu soruya saçma sapan yorum yazmanın bile bir amacı var ama senin IQ bunu algılayamamış hâlâ sihahahaha 🤣
Kime göre yok neye göre yok 🤣 senin beynin daha big bang den önce ne vardı onu bile bulamazken bu kıt aklınla Allah'ı inkâr edecek kadar komiksin 🤣
Cevap
3Cevap
Her canlı yaşamak için bir şeye muhtaçtır çünkü. Bu da genelde bir inanç, umut ya da yaratıcı olur. Ateistlerinde müslümanlara oranla intih*r ve depresyona girme oranı daha fazladır. Çünkü müslümanlar ümitsiz olmaması gerektiğini ve rabbinin her daim onunla olduğunu bilir ~ ℳ
Yaratılan tüm canlılar Rabbine kulluk etmek, verilen imtihana sabır eyleyerek, geçmek amacı taşır.
Bunu çoğu insan idrak edemez.
O yüzden bu sitede bu soruya saçma, sana da yobaz gözüyle bakarlar kardeşim.
Ama biz yine de kalbimizi karartmadan ne diyoruz.
"İnşallah kabire girmeden Rabbim herkese hidayet nasip eder "
Çünkü bu soruya verebilecekler mantıklı bir cevapları yok
Entropi diye bir kavram var. Sadece benim gördüğüm insanların neye inanmak istediğine göre bu bakış perspektifi değişiyor.
Entroponin de amacı var onu nereye alıyorsunuz?
Entropi ="Entropi, fizikte bir sistemin mekanik işe çevrilemeyecek termal enerjisini temsil eden termodinamik terimidir. Çoğunlukla bir sistemdeki rastgelelik ve düzensizlik (kaos) olarak tanımlanır ve istatistikten teolojiye birçok alanda yararlanılır." Entropi terimi sadece evrende mükkemmel bir düzen vardır önermesine karşı aynı zamanda evrende bir düzensizlik olduğunu gösterir. Genel olarak fiziğin amacı insanların evreni tanımlandırabilmesi ve anlayabilmesidir. Fizik zaten somut bulgular ile yukarıdaki gonderideki önermelerin doğru olup olmadığını felsefi boyuta da taşıyarak ele alır. İnanç dediğimiz çok anlaşılır bir şey. Bu kısa hayatımızda doğru/yanlış o oluşacak boşluğu doldurma eylemi. Mutlak doğruyu hiçbirimiz bilmiyoruz. Sadece inandığımız öğreti ve ideolojik görüşlerin mutlak doğru olduğunu umuyoruz.
Mutlak doğru tektir. Siz yanlış yerde arıyorsunuz doğruları.
www.acikbeyin.com/amac-canliligin-devam-etmesi/
@venetorEntropi; her şeyin -kader tarafından kendisi için takdir edilen- bir sona doğru gitmesi anlamına gelir. Kur’an’da vurgulanan “ecel-i müsemma”yı entropiye işaret eden bir kavram olarak değerlendirmek mümkündür.
“Allah O’dur ki gökleri, sizin de görüp durduğunuz gibi, direksiz yükseltti. Sonra da arşının üstünde istiva etti. Güneşi ve Ay’ı hizmet etmeleri için sizin emrinize verdi. Bunlardan her biri 'bir ecel-i müsemmaya' (belirli bir vakte) kadar dolaşmaktadır. Bütün işleri o yönetir. Âyetleri size açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza iman edesiniz.” (Rad, 13/2)
mealindeki ayetten anlaşılıyor ki, güneş ve ayın görevleri kendileri için takdir edilen bir süreye kadar devam eder, orada biter. Yani entropi dedikleri kaderin çizdiği bir sona doğru gitmiş olacaklardır. Güneş ve ayın sonu demek, bir anlamda göklerin ve yerin de sonu demektir. Çünkü, evrende her şey her şeye bağlı olarak yaratılmış ve birinin bağı çözüldüğü zaman diğerlerinin de bağlarının çözülmesini netice verecek bir düzene tâbi kılınmıştır. Bu durum ise bir kıyamet manasına gelir. Ayetin bundan sonra yer alan “Âyetleri size açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza iman edesiniz” mealindeki ifadesi bu gerçeğin altını çizmiştir.
www.google.com/.../kainatta-her-seyin-duzenden-duzensizlige-entropi-meyilli-ve-insanin-nefsani-seylere-istekli%3famp
@venetor bu videoyu izlemenizi tavsiye ederim.
https://youtu.be/fMmLwjSNOxM
Öncelikle hiçbirimiz mutlak doğruyu bilmiyoruz. Çünkü mutlak doğru somut olarak her şeyden daha net kanıtlanabilir bir şey değil ınsanlık tarafından. Aksine psikoloji ve felsefe gibi sistemsel ilerleyen bilim ve birikimci düşünme alanları tarafından insanların mantık arayışının sonucunca davranışsal olarak bir boşluğu doldurma eyleminin sonucu olarak basite indirgenebilir inançlar.
İnsanlar bir fikre , bütüne inanmak için subjektif gerekçeler bulabilir. Ama o inandığı ideoloji, doktrin mutlak doğru değildir. Sadece kişilerin kendi subjektif doğrularını mutlak doğru olarak öne sürme çabasıdır. Adı üstünde. Inanç. İnanmak ve bilmek arasındaki temel farkı söylemeye gerek yok.
Entropinin tanımı o değil. Entropi komplike bir terim. Araştırma alanları geniş. Verimsiz bir sistemin varlığı bile entropi dahiline girebiliyor. Yanı kader değil. Fiziği yorumlayabilmek için gerçekten de fizik bilmek gerekiyor. Herhangi bir alan için de geçerli. Hayat keşfetmektir. Din adamları herhangi bir beşeri disipline hakim olmadan teolojik olarak yorumlayınca işler karışabiliyor. Ben de müslümanım ama ben subjektif doğrularım doğrultusunda hareket ettiğimin bilincinde olduğumu düşünüyorum. Mutlak doğruyu öldükten sonra somut olarak ancak görebiliriz. Belki de göremeyeceğiz. İslam Mutlak doğru olsa bile bunu dünyevi hayatta somut olarak %100 kanıtlamak mümkün değil.
@venetor Mutlak doğruyu somut olarak aramak başlı başına bir hatadır. Mesela bu KS ye üye olmayı kendi özgür iraden ile mi tercih ettin? Evet. Ee bana somut olarak özgür iradeni göster dersem ne yapacaksın? Demek ki bilim her şeye cevap veremiyor. O yüzden benim akıl gözüme somut olaylara yönelmem gerekiyor ki evrenin amacını anlayabileyim. Allah Teâlâ'yı somut olarak görmek isteyen birisi madde aleminin dışına çıkmak zorunda. Zaman ve mekandan münezzeh olan bir varlığı zamanın içinde göremezsin çünkü. Bir saat ustasına saat götürüp versen adamda yapsa. Doğal olarak adam saatin içinde dönen akrep ve yelkovan diliminden önceki bir zaman diliminde olduğu için. Sonra dan zamanı, yaptığı saate göre ayarlar. Aynı şekilde Allah evrenden önce olduğu için ve zaman kavramı evren ile başladığı için Allah Teâlâ zamanın içinde değil dışındadır. Zamandan öncedir. Zamanın içinde olan ise biz canlılarız. Yani biz zaman kavramı içindeki bir labirentin içindeyiz. Allah Teâlâ ise labirentin dışında. Sen labirentin dışına çıkmadan labirentin dışındaki bir varlığa hey hadi içeri gel de seni görelim dersen saçma olur. Seninle aynı konumda aynı mekanda sana görünür ise senden üstünlük olarak ne farkı kalır? Padişah nasıl ki ferman çıkartırken kendi okumuyor da veziri gönderiyor ise ya da nasıl ki otoritesini korumak için padişahlar, diğer devletler liderle görüşmek için kendi gitmiyor elçi gönderiyor ise aynı şekilde Allah Teala da mutlak otorite sahibi olduğu için kendi yerine elçi olarak senin benim gibi insanlar arasından seçilmiş peygamberleri göndermiştir.
“O mutlak otorite sahibi tek Allah'tır”; dolayısıyla O'nun herhangi bir varlıkla ne bir ortaklık ilişkisinden ne de babalık-evlâtlık ilişkisinden söz edilebilir. kuran.diyanet.gov.tr/.../4-ayet-tefsiri
Burada biraz yanlış yere çekmişsiniz konuyu. Somuttan kastım gerçekliği olan.
İnsanı nitelikler dahilinde bunu kanıtlayabilir miyiz?
Bir insan diyelim ki bir tanrıya inanıyor. Tanrının onun tüm davranışlarını bildiğini, tüm davranışlarını-seçimlerini belirlediğini ve bu seçimleri kendi seçimleriymiş gibi düşünmesini sağlayan bir beyin fonksiyonu verdiğine inanıyor tanrının. Bunun olmadığını kanıtlayabilir misin? Orada zaten felsefeyi de yazdıydım bilimin yanına.
Mesela sen inanmak için kendine mantıklı gelen subjektif gerekçeler bulmuşsun. Ama bu gerekçeler onu mutlak doğru ilan etmez ki.
O kadar entropiden konuştuk. Örnek veriyorum islama göre yaratıcı evreni bir ahenk, düzen ve en güzel şekilde yarattı.
Sistemimizdeki güneşin enerjisinin , fotonların çok az bir kısmı canlılığı bulunan gezegene ulaşıyor. Çok büyük bir kısmı ise evrenin derinliklerinde yol alıyor boş boş. Burada bir verimsizlik söz konusu değil midir? Canlılığı olmayan doğal verimli bir sistemin hakim olduğu bir evren verimsiz doğal sistemlerin olduğu bir evrene göre daha mı iyidir?
Ayrıca yaratıcının erekselligi konusu da var. Yaratıcı evreni ve canlıları neden yaratmıştır?
Mutlak doğruyu bilseydik emin olun dinler inanç olmazdı.
Fotonların boş boş yol aldığını kim iddaa ediyor? Kime göre boş neye göre boş? Allah her şeyi bir amaca hizmet etsin diye yaratmıştır. O yüzden hiç bir enerji hiç bir hareketli amaçsız değildir.
Fotonlar da dahil olmak üzere evrenimizdeki her parçacık, "Higgs alanı" dediğimiz bir alan içerisinde hareket ederler. Bunu su içerisinde yüzmeye benzetebilirsiniz; ya da sert rüzgarlı bir havada, rüzgara karşı yürümeye. Nasıl ki su içerisinde veya rüzgara karşı ilerlemek zorsa, parçacıklar da Higgs alanından geçerken zorlanırlar ve bu onlara kütle kazandırır. Farklı parçacıklar Higgs alanıyla farklı şiddetlerde etkileşime geçerler. İşte bu sebeple bazı cisimler daha ağırdır, bazı diğerleri daha hafiftir. Fotonlar da Higgs alanından geçerler; ancak onunla hiç etkileşmezler, olduğu gibi içinden geçer giderler.
Bu ne anlama gelir? Fotonlar bu alanla etkileşmedikleri için, onların hızını kesecek hiçbir unsur yoktur. Bir diğer deyişle, serbest bir şekilde, hiçbir engele takılmaksızın uzayda hareket ederler. Dolayısıyla tek sınırları, halihazırda var olan sabit hızları gibi gözükmektedir. Bu hız fotonun, dolayısıyla herhangi bir diğer parçacığın da çıkabileceği en yüksek hızdır. Çünkü kütlesiz olup, hiçbir kütle kazandırıcı alanla etkileşmeden gidip de, daha yüksek bir hıza çıkmanız bu evren şartlarında mümkün değildir; mümkün olsaydı, fotonlar o hıza çıkabilirlerdi. Çünkü kütlesizden daha kütlesiz bir yapı var olamaz; dolayısıyla fotondan daha "hafif" olup da, daha hızlı gitmesini hayal edebileceğimiz bir parçacık var olamaz. Evren'imiz bu hızla sınırlanmıştır.
Yani kim olursa olsun ve ne kadar yüksek teknoloji geliştirirsek geliştirelim, bu hıza asla ulaşamayacağız. Bunun sebebi ise çok basit: Kütlemiz var! Kütleli bir nesneyi istediğiniz gibi hızlandırabilirsiniz. Ancak şunu söylemeliyiz ki, "c"ye (Latince'de "celeritas", yani "hız") ulaşabilmeniz için sonsuz enerjiye gerek duyarsınız.
Copy paste yapıyorsanız " metin " kullanın. Copy paste sorun değil. Sorun verimsizlik ile bunun alakasının olmaması. "Allah her şeyi bir amaca hizmet etsin diye yaratmıştır. O yüzden hiç bir enerji hiç bir hareketli amaçsız değildir." söylemi bunun bir inanç olduğunu kanıtlıyor. Yanı mutlak doğruyu bilmekten çok uzağız insanlık olarak. Belki de yakınızdır. Kim bilir...
Eğer inanç ise neden evrende hareket eden her hangi bir enerji kaynağının ya da bir olgunun amaçsız bir şekilde hareket ettiğini ispat edemiyor bilim? Delilsiz davaya bakılmaz. Madem mutlak doğru yoksa bunu ispat etmek ile mükellef ama edemiyor ise bu demek oluyor ki bilim sadece zaman ve mekâna bağlı olay ve olguları anlamdırabiliyor demektir. Yani bilim kendi sınırları dışına hiç bir zaman çıkamayacak. Atom altı parçacıklara da inse her zaman zamana bağlı yorum yapmak zorunda kalacak. Çünkü sonlu olan bir evrenin içinde sonsuzluk alemine hiç bir zaman cevap veremeyecek. Bu yüzden mutlak doğruyu bilimde bulmak İmkansız olduğu için bizim akıl gözümüze ihtiyaç olmak zorunda. O yüzden imân, gördüğüne değil; görmediğine inanmaktır. Mesela elimi yumruk yapsam ve desem ki: benim avcumun içinde yeni çıkan 500 Tl var. Sizce gerçekten var mı? yok mu diye sorsam? Bu söylediğime beni tanımayan insanlar kolay kolay inanmaz ama beni yıllarca tanıyan. Annem, babam, kardeşlerim. Bana sonsuz güveni olan arkadaşlarım bu çocuk diyorsa doğru söylüyordur. Ağzından yalan çıkmaz. avcunun içini görmesekte inanırız biz ona. Var diyorsa vardır der. Allah'a iman da böyledir işte mutlak doğru olarak kabul etmek için önce iman etmek gerek. Benim yaptığım araştırmalarda çok fazla bilimsel ve tarihsel somut deliller buldum ben. O yüzden imanım daha da güçlendi. Sorgulaya sorgulaya her sorgu Allah'a götürdü. E Allah'ı kabul edince de mecburen kurallarını kabul etmek zorunda kalıyorsun.
@venetor peki sana bir soru sorayım. 19. Yüzyıla kadar Mısır hiyerogliflerinde yazan metinleri bilim camiası resim zannediyordu. Ta ki rosetta taşı bulunana kadar. Rosetta taşı bulunduktan sonra ise o metinde şöyle yazdığı ortaya çıktı. Firavun öldükten sonra yer ve gök onun için ağladı. Fakat Duhan süresinde bu metne atıf yapılarak: Firavun öldükten sonra yer ve gök onun ardından ağlamadı diyor. Şimdi okuma yazma bilmeyen bir peygamberin 1) bu metni bulabilmesi için kazı çalışması yapması lazım. 2) Antik Mısır dilini bilmesi lazım ki Arapça'dan başka hiç bir dil bilmiyor. Bilimin bile 19. Yüzyılda anca rosetta taşı ile çözebildiği bu metni bu insan bu imkanları olmadan nasıl çözdü de bu metne karşılık cevap verdi? Şimdi bunu hangi subjektif doğruya koyalım?
Hz. musa MÖ 1391–1271 aralığında yaşadığını, tarihçi Hieronymus MÖ 1592, James Ussher ise MÖ 1571 aralığında yaşadığını iddia etmektedir. Bilim dünyasının ortak fikir birliği Musa benzeri bir figürün yaşamış olma olasılığı göz önünde bulundururken, daha çok efsanevi bir figür olduğu yönündedir.
Yusuf MÖ 1592 tarihinde Paddan Aram şehrinde dünyaya gelmiştir.
Rosetta Taşı MÖ 305 - MÖ 30 yılları arasında Mısır'ı yöneten Hellenistik Ptolemaios Hanedanlığı'nın yazıt taşıdır. Ptolemaios hükmünün, hüküm serisinin en iyi bilinen bir örneğidir.
Tarihler uyuşmuyor ve rosetta taşında yazanları okudum şimdi ama firavun öldükten sonra onun için yer ve gök ağladı diye bir yazı görmedim. Kaçıncı paragraf ve kaçıncı cümle?
Mısır kayıtlarında Hz. Musa yer alıyor.
www.bilimveyaratilisagaci.com/.../
Ben birkaç karşıt ve aynı zamanda önermeni destekleyen kaynaklara baktım. İngilizce olarak okumam gereken 2 kitap var. Konuyu iyice araştırmam gerekiyor. Arapların antik mısır diline hakim olup olmadığı gibi dönemsel bilgilere de bakmam gerekiyor. Ayrıca attığın linkteki rosetta taşı değil. Rosetta taşını çözmek için kıldaki dilim öğrenilmesiyle piramitteki birçok hiyeroglifin okunmasında birkaç yerde bu cümle geçiyor kaynak doğruysa. Okumam lazım onun için işte.
Yanı yinede rosetta taşında böyle bir şey yazmıyor. Artık iyi günler desek mi?
Rosetta taşında yazmaz zaten 🤦🤦🤦 rosetta taşı hiyerogliflerde ne yazdığını bulmaya yarayan taş. Yani bu taş sayesinde yazı çözüldü. Senin Firavuna ağıt metnini okuman lazım. Yani mısır hiyerogliflerini okuman lazım. Rosetta taşını değil. Şimdi iyi günler diyebilirim
Anlamlandıramadığimiz olaylara tesadüf deriz fakat ben tesadüflere inanmam, gerçekten de herseyin bir sebebi vardır der olaylara bu şekilde bakarım.
Her şeyin bir sebebi varsa biz canlıların bu evrene getiriliş sebebini neye bağlıyorsun peki?
Senin amacın neymiş tanrılar kulağına mi fısıldadı
Soruya mantıklı cevabı olamayan insanlar, soruya cevap verecek kapasitesi olmadığı için konunun dışına çıkarak şahıslara yönelmeyi tercih ederler.
Yoo benim amacım Kuran'da yazıyor. Bak Allah Teâlâ ne diyor: "Ben cinleri ve insanları, başka değil, sırf bana kulluk etsinler diye yarattım. "(Zariyat Süresi 56) yani benim amacım Ömrümün sonuna kadar bana oksijen veren, karnım doysun diye topraktan meyve, sebze , arpa, buğday vb veren, bana anne baba kardeş veren, bana babalık annelik duygusu tatmam için zaman veren Allah Teâlâ'ya bu verdikleri nimetler karşılığında kulluk ederek, şükür ederek, ona ibadet ederek yaşamak. Benim amacım belli de senin ki neden belli değil peki?
Ya İslam ile yükselir ya inkâr ile çürürsün. Bu yol mezarda bitmiyor. Gittiğinde kim oyuncak kim değil görürsün 😀
@irrae Senin mantık şu: bir sene sonra sınav yapılacak ve sen bunu bildiğin halde çalışmadan sınava girmeyi tercih ediyorsun. Birine desen ki ben 1 sene boyunca sınava hiç çalışmadım yarın sınav var. Sence kazanır mıyım desen? Alacağın cevap imkânsız olur. Sen ise bakalım ne olacak diyerek sınava girer ve o sınavdan kalırsın. Sonra keşke çalışmış olsaydım diye hayıflanırsın. Aynı şekilde mezara girince de öyle olacak. Kabir azabı görünce keşke Allah'ın bana verdiği nimetler için teşekkür etmek amacıyla onun istediği gibi iyi bir insan olabilseydim diyeceksin ama iş işten geçmiş olacak. Unutma ki bir okul inşa etmek için mimar ( Allah) bu okulda ders anlatması için öğretmen (peygamber) , ders anlatmak için kitap ( Zebur, Tevrat, İncil, Kur'an) bu dersleri dinleyerek uygulamaları için öğrenci ( toplum) olmak zorunda. Peki neden diğer dinler değil de Kur'an diye soracak olursan da cevap basit. Nasıl ki bizler adım adım ilk okul, orta okul, lise, üniversite şeklinde ilerlediysek. Allah Teâlâ da bizi adım adım Zebur, Tevrat, İncil, Kur'an olacak şekilde yavaş yavaş İslam'a hazırladı. Nasıl ki üniversite diploması alan birinin ilkokul diploması geçersiz oluyor ve hükmü kalkıyor ise aynı şekilde Kur'an diplomasından sonra tüm dinlerin hükmü kalkıyor vd geçersiz oluyor artık.
Kesin bişi yok. O kitaplara bu kadar inanmak senin tercihin. İnsan elinden geçen her şeyde hata payı vardır ve güvenmiyorum
Tanrı veya Allah varsa hepimize eşit olsun tanımadığım bilmem kaç sene önce yaşamış birine güvenecek değilim. Kendi yargilarima güveniyorum sana da tavsiye ederim
Sürekli surda burada yaziyo demen baydı.
Herkesin eşit olduğu yer dünya olsaydı eğer Cennete gerek kalmazdı. Mesela Allah'ı yok saysan bile dünyada eşitliği vr adaleti sağlaman imkansız. Neden mi? Hitler 6 milyon insanın ölümüne neden oldu. Eşitliği sağlaman için Hitler'i 6 milyon defa öldürmen lazım. Neden yapamıyorsunuz? Ya da ABD Japonya ya atom bombası atarak binlerce insanı katletti ve bu bombayı atanlar hiç bir ceza almadan öldüler. Hadi sağla şimdi eşitliği dünyaya. Kendi kafanıza göre yazıp, kendi kafanıza göre sahte bir eşitlik oynuyorsunuz sadece bu dünyada
Zaten ediyor da sen doğru yerde aramıyor olabilir misin acaba 🤔
Mesela nasıl belli etmesini bekliyorsun?
Sana tavsiyem hâkim bile hüküm verirken iki tarafı da dinler öyle karar verir. Eğer bir dini inkâr edecek isen önce o dini, kendisinden dinlemen öğrenmen, tanıman gerek. Eğer sadece İslam karşıtı kişileri görüşlerini dinler ve onların görüşlerinizi benimser ise bu eşit bir tutum sergilemediğini ve tek taraflı olarak at gözlüğü ile yaşadığını gösterir. Mesela kaçtane İslami eser okudun Kur'an meali dışında diye sorsam vereceğin cevap muhtemelen sıfırdır. Bak meselâ Hollanda meclis üyesi bir adam bile diyor ki İslam karşıtı kitap yazmaya karar verdim ama bunu yazmam için İslam'ı tanımam gerekiyordu. İslam'ı araştırınca tüm ön yargılarım gitmeye başladı. İslam karşıtı kitap yazacak iken kendimi Müslüman olarak buldum diyor. O yüzden bence İslâma fırsat ver kendin için. Benden sana ilk kitap tavsiyesi " peygamberliğin ispatı " adlı kitap olur. Tarihi belgeler ile ispat ediyor her şeyi.
https://youtu.be/jiSBTwI9TOY
@irrae Dediğim kitabı alıp okumanı tavsiye ederim. Okuduktan sonra inanmak için değil inkâr etmek için uğraşmışım meğer diyeceksin. Umarım Allah Teâlâ bu kitabı okuma fırsatı verir de sonra tartışma imkânımız olur seninle. Allah Teâlâ hidayet nasip etsin inşAllah. İyi günler
Her şeyin bir amacı olduğunu düşünmüyorum
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?