18 yaşındayım, daha hayatın tadını çıkarmak üzereydim ki bir telefon geldi, dayımın son nefesini vermek üzere olduğunu öğrendim, koşa koşa gittik hastaneye, bir kaç günlük ömrü kalmıştı. Sırayla elini öptük, helallik istedik, bizi hatırlamıyordu, tanımıyordu bile, kanser beyin hücrelerini paramparça etmişti. Ölmeden bir gün önce babalar gününü kutladık, son günümüzdü. Nefes almakta zorlanıyordu, annem sürekli kelime-i şehadet getirttiriyordu, susamıştı. Annem bir peçeteyi alıp ılık suyu bandırıp dudaklarında gezdiriyor, la ilahe illallah kelimesi dilinden düşmüyordu. Ve bir gün sonra, Allahın huzuruna çıktı, o gün ilk defa dünyanın boş olduğunu anladım. Annemin yaptığı fedakarlığı hiç unutmuyorum, umarım bizim ve sevdiklerimizin sonu şehadetle biter. Rabbim İmanla yaşamayı, imanla ölmeyi nasip etsin.
“Kişi yaşadığı hâl üzere ölür ve öldüğü hâl üzere haşrolunur.”
“Kişi yaşadığı hâl üzere ölür ve öldüğü hâl üzere haşrolunur.”
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer