3-193 arasında bir sayı söylemeniz durumunda size düşen o mükemmel dörtlüğü yazacağım.
Ömer Hayyam benim gelmiş geçmiş en sevdiğim insanlardan biridir. 18 Mayıs 1048'de doğmuştur. 4 gün sonra doğumunun 974'üncü sene-i devriyesi olacak. Hazır canım sıkılmışken onun aziz hatırasına size rubai sunmak istiyorum. 3-193 arası bir sayı söyle.
Size Ömer Hayyam'ın rubailerinden bir dörtlük armağan eyleyeyim mi?
Ben de sana Nazım'dan armağan edeyim. Aynı sayıyı bekliyorum.
7
Bu bahçe, bu nemli toprak, bu yasemin kokusu, bu mehtaplı gece pırıldamakta devâmedecek ben basıp gidince de, çünkü o ben gelmeden, ben geldikten sonra da bana bağlı olmadan vardı ve bende bu aslın sureti çıktı sadece...
Ey güzel, sen ki derdi bana derman edensin Şimdi: Çekil önümden diye ferman edersin Senin yüzün canımın kıblesi olmuş bir kez Ne yapsın, kıble mi değiştirsin bu can dersin?
Rubailer bendede var ama şu an yanımda değil. Ben başka şehirdeyim iş gereği. Ben numara değilde rubainin bir kısmını söyleyim sen tamamını yaz olmaz mı? 4 lüğün sonu şöyle bitiyordu. "öyleyse nedir bu cennet ve cehennem"
Var mı dünyada günah işlemeyen söyle Yaşanır mı hiç günah işlemeden, söyle Bana kötü deyip kötülük edeceksen, Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle
21 Dünya ne verdi sana, hep dert hep dert! Güzel canın da bir gün uçar elbet Toprağında yeşillikler bitmeden Uzan yeşilliğe, gününü gün et.
29 Dedim: Artık bilgiden yana eksiğim yok Şu dünyanın sırrına ermişim az çok Derken aklım geldi başıma, bir de baktım Ömrüm gelip geçmiş, hiçbir şey bildiğim yok
Bir yürek ki yanmaz, yürek denir mi ona? Sevmek haram, yüreğinde ateş olmayana Bir gününü sevgisiz geçirdinse yazık: En boş geçen günün o gündür, inan bana
Kendisi şair olduğu kadar filozof, astronom ve matematikçidir. İtibar gören biri ve emin ol o dönemin dindarları günümüzdekilerden daha mantıklı. Yargılamazlar :)
Çayda akan su gibi , çölde esen yel gibi İşte bir günü daha kayboldu ömrümün. Ben ben oldukça iki günün gamını bir çekmem. Biri geçip giden gün biri gelecek gün.
Derler: Aşık ve sarhoş cehennemlik olacak! Bu söz ki gönüllere sanma korku salacak. Giderse cehenneme tüm aşık ve sarhoşlar; Küçük yapın cenneti, yarın bomboş kalacak
Ne yazık, pişmiş ekmek çiğlerin elinde; Ne yazık, çeşmeler cimrilerin elinde. O canım Türk güzeli kömür gözleriyle, Çaylakların, uğruların, eğrilerin elinde.
Duru sudan daha temizdir benim sevgim Sevgiyle bu oynayış da hakkımdır benim Hâlden hâle girer başkalarında sevgi Neyse hep onur benim sevgim ve sevgilim
Yarım somunun var mı? Bir ufak da evin? Kimselerin kulu kölesi değil misin? Kimsenin sırtından geçindiğin de yok ya Keyfine bak: En hoş dünyası olan sensin
Bu dünyadan başka bir dünya yok, arama; Senden benden başka düşünen yok, arama! Vazgeç ötelerden, yorma kendini: O var sandığın şey yok mu, o yok arama!
Ömür defterinden bir fal açtım gönlümce Hâlden anlayan bir dost falı görünce; Ne mutlu sana, dedi; daha ne istersin! Ay gibi bir sevgili, yıl gibi bir gece