Meşhur Alman filozoflardan Hegel, kadınların eğitilmesinin mümkün olabildiğini ancak zekâlarının bilim, felsefe ve sanat dalları için yeterli olmadığını iddia etmektedir. Kadınların bir ideallerinin olmadığını savunan Hegel, Aristoteles'in erkek-kadın farkını ''hükümdar-halk'' ilişkisinden ziyade hayvanla bitki arasındaki farka benzetir. HEGELBilim ise Hegel ile aynı fikirde değil. Peki siz ne düşünüyorsunuz?
Kadınlarla erkekler arasında zihinsel mantalite yönünden fark var mıdır?
Maalesef tarihte iz bırakmış önemli filozofların çoğu bu tür cinsiyetci soylemlerde bulunmuşlar. Sırf bu yüzden kitaplarını okumadığım bir çok filozof oldu, ta ki çok sevdiğim, ayılıp bayıldığım Gazali'nin de cinsiyetçi olduğunu farkedene kadar. Gazali, Muhammed'in ortaya çıkardığı kadını hedef alan aşağılayıcı ayetlere sarılarak kadınların aklen eksik, kötü ruhlu olduğu sonucuna varmıştır. Örneğin: Bakara suresinin 282. ayetine sarılarak, Kuran'a göre yarım tanık durumunda sayıldıkları için kadınlardan yargıç olamayacağını belirtmiştir. Nasihat-Ul Muluk kıtabında devlet başkanlarına öğüt verirken, kadın kısmının şeytanlığına ve kötülüğüne karşı dikkatli olmaları konusunda uyarmıştır ve Gazali'ye gore ideal kadın kendisini kocasına adayan, evden dışarı çıkmayıp evin bir koşesinde kocasını bekleyen, kocası eve geldiğinde onu doyuran, neşelendiren ve şehvetini gideren, kocasını kıskanclıkla boğmayan, onun cennete gitmesi için elinden geleni yapan kadındır. Yani kısaca, kadın erkeğin malı olmayı kabul ederse ancak o zaman Gazali'ye gore ideal kadın sıfatına layık olur. Biraz daha vaktim olsa bu listeyi daha da uzatabilirdim. Kendisi bir filozof, hukukçu, yazar, 'logician', en önemli bilgelerden sayılan biri, muhteşem kitapları var ve inanılmaz zeki bir adam değil mi ama bu tür goruşleri var 😃 İşte bunların sebebi yaşadıkları çağ ve inandıkları din. İslam ahlakıyla büyüyen Gazali'nin feminist olmasını beklemek saçma olurdu. Aynısı Hegel için de geçerli. Kendisi 18-19 yy'da yaşamış biri ve ayrıca Hristiyan. Tam olarak nasıl biri, neyi savunuyor bilmiyorum. Faith & Knowledge kitabını aldım ama henüz okuyamadım. Belki de Hristiyandır ama agnostik düşüncelere sahiptir. Benim demek istediğim bu filozofları bugune gore değil, onların yaşadığı çağa gore yargılamamız gerektiği. Aksi takdrde onlara karşı düşmanlık beslersek çok şey kaybederiz çünkü her biri muhteşem eserlere sahip. Soruya gelirsek, kadınlardan da muhteşem bir bilim insanı olabileceği çoktan kanıtlandı.
Benim Gazali hiçbir zaman ilgimi çekmedi. Onunla aynı dönemde yaşayan Nizamülmülk daha çok ilgimi çekmiştir. Zaten Gazali, namının büyük kısmını Nizamülmülk'e borçlu. Nizamülmülk, Gazali'den daha parlak biriydi ve onun icat ettiği İkta Sistemi'ni Osmanlı bile Tımar Sistemi adıyla uyguladı. Yani Osmanlı'nın yüz yıllardır kullandığı Tımar Sistemi'nin mucidi Nizamülmülk idi. Onun döneminde tahtta Sultan Melikşah olmasına rağmen devleti resmen Nizamülmülk yönetiyordu. Ama bu adam bile kadınları aynen küçük gören biriydi.
Elbette dönemi dönem koşullarına göre incelememiz gerekir ancak özellikle filozof, bilim adamı ve devlet adamlarının daha çok aşırıya kaçtığını görmek mümkün. Ömer Hayyam da onlarla aynı dönemde yaşadı ama günümüzdeki birçok insandan daha çağdaş bir kafa yapısına sahip olduğunu söyleyebilirim.
@utu-masasi Kadının küçük ve kötülük kaynağı olarak görülmesi ve bu esasların devlet tarafından benimsenip, uygulanması Nizamülmülük ile başlamıştır. Nizamülmülük zeka ve bilgi bakımından kendisinden hiç de geride olmayan Türkan Hatun’u oyun dışı bırakmak istemiştir ve bu savaşta beynini değil de, yine Gazali gibi Kuran’ın ayetlerini ve Hz Muhammed’in hadislerini kullanmıştır. Dediğiniz gibi, kadınları küçük gören biriydi. Hatta fitneci, şeytan ruhlu olduğumuzu da çekinmeden soylemiştir ve Adem ve Havva klişesiyle bunu ‘kanıtlamıştır’. Siyasetname yapıtında kadınları açık açık kotulediği bir fasil var. Bakıp merak edenler için hangi fasil oldugunu söylerim
Hegel'in ve Schopenhauer'un kadınlar ile sorunu olduğu apaçık belli. Ooo onlar şerefsizdir tribine girmeyeceğim çünkü her dönemin kendi şartları ve girilmemeli. Sonuçta 1700'lerin sonu ve 1800'lerde feminizm daha yeni ortaya çıkmış bir olgu ve kadınlar zaten Avrupa'da korkunç bir muamele görüyor. Adamın etkilendiği Antik zaman filozoflarin hepsi hayat kadını bağımlısı (hakaret olsun diye söylemiyorum hayat kadını antik dönemde büyük ilgi vardı ve erkekler karılarına pek dokunmuyordu zamanı hayat kadını geçiriyorlardı). Bu hayat kadını de zamanla aslında sadece takıldıkları aristokratlarla bir entelektüel birikim yaşıyordu ve bazı sohbetlerin içine giriyorlardı. Bu yoruma tabi ki katılmıyorum çünkü bilim bunun mümkün olmadığını zaten ispatladı ancak feminist duygularla ooo kadına böyle demiş asla okumam hegel'i diye de bir tavır içine girmeyin. Girerseniz felsefe de felsefe tarihi de okuyamazsınız zaten. Bir de kadının böyle alt insan sınıfına düşmesi ve bunun semavi dinlerle daha katı hale gelmesi gibi şeylerin nedenlerini merak eden olursa burada yorumlarda bedenlerde tavsiyem eric berkowitz'in seks ve ceza kitabını okusunlar. Kitabın yazılış amacı bu değil ama buna dair de bir fikir doğal olarak oluşturacaksınız. Çok geçmiş zamanlardaki insanların başta kadınlardan korkması, zamanla bu korkunun nefrete ve hükmetmeye evrilmesi, köleleşme ve mallaşma süreci. Asurlardan günümüze kadar geçen sürecin güzel işlendiği bir kitap. Tarihin nasıl işlediğini anlamak ve o dönemin şartlarını görmek insanları o dönemin şartlarına göre yargılamak için en iyi yol.
Dediklerinizin hepsi doğru, ben de eski filozofların fikirlkerini buradaki arkadaşlarla buluşturuyorum ama dönemi dönem şartlarına ve zihniyet yapısına göre irdelersek ortaya çok alakasız şeyler çıkabilir. Özellikle semavi dinler konusuna değinmeniz güzel olmuş. Bazıları kadınların semavi dinlerle daha fazla değer gördüğünü zannediyor.
Belki de bir kadın için en objeleşmeden yaşayabilmiş topluluklar (şu ana kadar olanlar için yorum yapıyorum gelecek için değil tabi ki) Türk-Moğol topluluklarının şaman dönemidir. Bu da ilginç aslında. Barbar denilen ortalığı kasıp kavuran bu insanların yerleşik hayata geçmiş roma, mısır gibi toplulukların aksine kadına insan gibi davranıp kadını hayatım içine sokmaları. Karın, kız kardeşin, annenin lafına gösterdikleri itimat, kadının şaman geleneğindeki yeri ve her kadının kam olduğu inancı. Bir şekilde kadının at binip ok atmasını anlayabilirsin belki sonuçta bozkır ve kendini koruması gerek. Yine de daha entelektüel anlamda geliştiği iddia edilen topraklara göre kadına tutum ilginçtir.
Hegel'in kadınlarla ilgili düşünce yapısı kendi yaşadığı toplumun yapısına göre şekillenmiştir. Buna benzer olarak Platon' da kadınlarla erkeklerden alt seviye olarak nitelendirmektedir. Bunun sebebi yaşadıkları toplumun ataerkil bakış acısıdır. Kadınlar ve erkeklerin zeka yaşı olarak farkları yoktur. Hegel'in yaşadığı dönemde kadınlara anne, eş statüsü içerisinde bakılmaktadır. Kadınlar, ev işleri, çocuk bakımı ve kocalarının bakımı ile ilginmek için yaşamaktadırlar. Avrupa' da eski dönemlerde kadınlar iyi bir ev hanımı olabilmek için eğitim almışlardır. Kadınlar duygusal olduğu için onların erkeklerle aynı zeka seviyesine sahip olduğunu düşünülmemektedir. Bu sebepten Hegel'in kadınlara karşı olan ayrımcı görüşü onun yaşadığı toplum yapısı acısından normal kabul edilmektedir.
Kadın zihni ve erkek zihni arasında fark Var. Kadın daha ince düşünür erkeğe nazaran daha detaycıdır. Erkek biraz düz mantıkla bakar kadına nazaran o yüzden bazı şeyleri göremez geç idrak eder. Olayları olduğu gibi algılar. Niyete, ardında yatan nedene odaklanmaz.
Tabikide, genelleme yapmayı sevmem erkek ile kadın arasındaki anlayış farklarıyla ilgili ama doğuştan itibaren baktığımızda vücutsal farklılıklar bile yaşam işleyişini değiştiren unsurlardan biri. Hormonsal farklılıkların var olması iki cinsiyet için farklı yaşam anlayışlarını doğuştan itibaren aşılayan bir unusur olarak düşünüyorum. Kadının ve erkeğin bu yönden itibaren yaşamlarında farklı bir mentaliteye sahip olmasını sağlar bence.
Genelde erkekler fazla umursamaz üstten düşünür kadınlar böyle değildir en ufak detayına kadar düşünür erkekler genelde her zaman olumlu sonuca odaklanır kadınlar böyle değildir her zaman olumsuz düşünerek hareket eder işte bu tamamen bunu ve bunun gibi sebeplerden dolayı erkek zekası daha geç olgunlaşıyor kadın zekasına göre mesela 20 yaşındaki erkek ile 20 yaşındaki kadın bir değildir kadın çok daha fazla kendini geliştirmiştir
Var böyle birkaç filozof. Nedense kadın mantalitesini ve beynini horlamaktan tuhaf bir şekilde özgüvenlerini yücelten karakterleri var. Neyse ki bilim farklı düşünüyor. Beyin herkeste farklı fakat bu farklılık tamamen kişisel. Kadın veya erkek olmanın zeka üzerinde fikrimce hiçbir etkisi yok. Bu filozofları günümüzde yaşasalar Survivor'a göndermek isterdim 😅😅 #TubaSueda 🍀🍀
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(18-24)
+1 yıl
Vardır. Şöyle ki karşına hazırlanıp gelen bir kadın gelsin elbisenin modeli ve rengi güzelse erkek direk beğenir süper olmuş mükemmel olmuş der. Kadın ise elbisenin kurmasına, elbiseyle saçın ve ayakkabının uyumuna, takıların modelin kadar dikkat eder
bizi bir ot gibi gostersede bence alakasi yok neyse hegelin ne dedigini geçelim evet kadin dusunce yapisiyla erkeginki ayni olamaz ayni olsaydik zaten farkli cinste yaratilmis olmasdik kim daha zeki onu bilemem bence zeka herkesin kendine ait bir ozelliktir bir erkek bir kadina gore zeki olabilirken diger kadin o erkekten ustundur bana kiyas yapmak sacma geliyor
Aslında birçok filozof ve bilim adamı kadınlar hakkında pek de olumlu laflar etmemişler. Diğer konularda söyledikleri çok kıymetli olsa da kadınlar hakkındaki telakkileri fazla lafıgüzaf kalıyor gizlicim
Bence fark var ancak bu, öyle ezberlenmiş cinsten değil.. Mesela kadınların daha duygusal oldukları söylenir ama biz erkeklere göre daha mantıklı olabiliyorlar birçok konuda..