Erkek zekidir, hesap yapar (malın ikinci el değeri, servisi, yedek parçası), hata kabul eder, proplemle savaşır, stresle baş eder, otokontrol sistemi vardır. Kadın hesap yapmaz. Mora ve pembeye boyalı herşeyi satarlar kadına. Hata kabul etmez. Stresle baş edemez. Sıkıştığında ağlar, kadın olduğunu beyan eder (vajinasının arkasına sığınır), anti depresan alır, ya da ilaçla intihar rolü yapar. Zaten evi bir borç felaketine ya da başını belaya sokarsa ataerkil sisteme sığınır ve tüm neden olduğu sorunları erkeğe kitler. Sonra anıtsayaç.
Kur'an-ı Kerimde Erkek Kadından üstündür diye bir şey yok diye biliyorum. Ama evi geçindirme mükellef erkektir. Bu erkeğin sorumluluğundadır. O yüzden kadının çalışma zorunluluğu yoktur.
Kararla alakalı dinen şu vardır. Kararı erkek sözlü olarak söyleme önceliği vardır. Sözlü söylemden kasıt eş ile alınan ortak kararı usûlen, âdaben, nezaketen erkek söyler. Buırada eşler arasında ortak karar vardır. Evlilik bir şirket sözleşmesi, ortaklık değildir. Burada eşler arasında ayrımcılık zaten olmaz, olamaz... Genellikle bu ortak karar miras hukukunda olur ve erkek söz alır.
Sonuç ne olursa olsun kararlar ortak alınır. Sadece nezaketen, hürmeten erkek kararı söyler. Hem eşi adına hemde kendi adına.
@muberra94 Erkek, Kadından üstün müdür? diye bir hadise olmuştu zamanında. Aslında ona atıfta bulundum. Ayet olarak sadece iman olarak üstünlük ancak Takvâ' dadır buyuruluyor.
Aile içinde Erkek evin direğidir, reisidir. Hürmet, saygı usuldendir. Ben sadece Karar almaktan bahsettim. Yönetmek, evi korumak, evi geçindirmek biraz daha farklı. Yakın bir konu ama karar vermek ortaktır. Eşin rızası önemlidir.
@muberra94 Evlilikte ynetmek erkeğin misyonudur. Ama önemli karardan bahsediyoruz. Bir işyeri ya da devleti düşün. Bir tek kişi bir karar için sağlıklı düşünmesi olanaksızdır. Kararı doğru olsa dâhi hep bir şüphe vardır. O yüzden evlilikte bir şirket gibidir. O yüzden kararlar İstişare edilerek alınır. İstişaresiz bir karar olmaz, bir evllilik olmaz.
Aile diyorsak, ailenin birinci şartı hatta farza yakını istişaredir.. Önemli kararları erkek tek başına alması hata olur, hem eşin rızası fikri alınmadan bencillik etmiş olur..
İnsan eşine danışmadan hareket edecekse ne diye evlenir ki?
Uygulamaya geçince, eşin de fikri alınır ancak idareci, yönetici vasfı ailede erkeğe yüklendiğinden kararı erkek verir, vermelidir..
Önemli kararlar ve normal kararlar da ortak alınmalı. Sonuçta ortada aile kavramı var. Aile demek birlikte olmak ve birlikte kararlar da almaktır yeri geldiğinde. Geri kafalılığa gerek yoktur.
Hayır tabi bizim evde ortak nokta bulunur her zaman masa da toplanıp alacağımız kararı tartışırız en uygun olanı seçilir, demokrasi dışarıda olmasa da bizim evde hakim.
Çok saçma örnek vereyim çocuk yapmak için erkeğede danişilir ama bu karar kadina ait olmali çünkü kadin ne zaman hazir hissederse o zaman çocuk yapilmali karari erkek veremez çünkü doğuracak olan o değil
@simgee_yuuna Bir konunun kimi daha çok ilgilendirdiği konusunda da fikir birliği olmayabilir... çocuk kadını daha çok etkiler diyorsunuz doğru ama bunun böyle kabul edilmesi gibi bir zorunluluk yok. Sın sözü bu konuda kadın söyler dediğinde erkek istemeden de çocuk yapabilit demek oluyor... Her şekilde bir idareci bir otorite ihtiyacı doğabilir... artak karar elbette ki esastır ancak bu olamadığı zaman erkek aile reisi olarak sorumluluk alıp sın sözü söulet... bu kadının ezilnesi veya fikrinim önemsenmemesi anlamına gelmez