Bugün 3 Nisan . 3 Nisan 1930'da Türkiye'de kadın ilk siyasal hakkını elde etse de erkekle aynı hakka sahip değildi. Kadının siyasi hakkı elde etmesi 5 Aralık 1934 ile vârid oldu. Türkiye'den önce 49 ülke kadına seçme ve seçilme hakkını tanıdı. Eğer Türkiye, cumhuriyet kurulduktan hemen sonra bu hakkı tanısaydı bu sayı 49 değil, 33 olacaktı.
Finlandiya, Ermenistan, Azerbaycan gibi ülkeler daha özgürlüklerini kazanmamışken bile bu hakkı kadınlara vermişti. Birçok ülke de kurulur kurulmaz kadına seçme ve seçilme hakkını tanıdı. Ancak ''tam bağımsızlık'' üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti, neden kurulduktan 11 yıl sonra kadına bu hakkı reva gördü sizce? Yorumlarınızı bekliyorum.
Kadınlara seçme ve seçilme hakkı neden cumhuriyet kurulduktan 11 yıl sonra tanındı?
Bu ülkenin vatandaşları her şeye tak diye alışamıyor. Zaten iç problemlerimizin çok yoğun ve karmaşık bir dönem onlarla ilgilenmekten fırsat kalmamıştır ve gecikmiştir. Cumhuriyetin ilanı yeni bir dönem başlangıç demektir her şeyi bir anda yapılırsa toplumda isyan vb. Şeyler olabilirdi bu yüzden peyderpey yapmaları bence daha yerinde olmuş. Ama şu osmanlı düşmanı gibi yorum yapanlar gerçekten beni üzdü ingilizler bile berbat tarihini sizin yaptığınız kadar toplumunj aşağılayarak anlatmamıştır ki osmanlı çok hoşgörülü bir devletti yoksa 500 küsür gibi uzun bir süre ayakta kalamazdı.
Hadi konuşalım. Cumhuriyet kurulur kurulmaz verilmesi mümkün olamazdı zaten. Biraz fırtına yapalım, mesela baktığın zaman halifelikte hemen cumhuriyet ilan edilir edilmez kaldırılamadı. Çünkü yüzyıllardır bu şekilde gelen bir biat kültürü ve anlayışı vardı. İşte buna laiklik dendi, yani bu tam olarak anlaşıldı mı anlaşılamadı mı? Düşünsene Osmanlı 600 yıldır Müslüman'dı e ondan öncesinde Selçuklu Hanedanlığı var onlar da Müslüman ve benzer kültür, kültürü de geçtim aynı coğrafya. Yüzyıllardır bu şekilde gelip geçen bir kültür değişiyor. Mücadele ettiğin tek şey ülkeni işgal eden kuvvetler değildi ki, bir de aşırı İslamcı kesim vardı ve bu kesim bir çok isyanda bulundu bunu hepimiz biliyoruz. Tabiki tümünü İslam'a yıkmak yanlış olur lakin olan bu. Nüfus sayımları bile yıllarca savaşta görevli olmasından mütevellit erkek ve hayvanlar olarak yapıldı. Yani kadının hakkı olsa da biraz daha geri planda kalmıştı. Alışılan durumlar birden değişiyor bildiğimiz adıyla devrim yapılıyordu. Bunun neticesinde de yavaş yavaş bazı şeyler sindirilip düzene girdikten sonra yapılması daha doğru olmuş bence. Diğer türlü düşünsene çıkan isyanlar neticesinde belki biz müdahil olacağımız bir bölgeyi kayıp ettik, yine buna benzer bir şey olacağını öngörmek devlet yöneticileri için zor olmamalı...
Öncelikle bu güzel ve detaylı açıklamaların için teşekkür ediyorum.
Doğrudur insanlar yenilikleri her zaman sindire sindire kabul edebilirler. Osmanlı dönemindeki Islahat, Tanzimat, I. ve II. Meşrutiyet gibi reformlar da Osmanlı halkı üzerinde olumsuz bir tesir göstermiştir. Hatta Osmanlı Devleti'ndeki bu reformlar hiç yapılmasaydı Mustafa Kemal Atatürk'ün inkılapları da başarısız olurdu kuvvetle muhtemel. Çünkü Osmanlı'daki bu reformlar, inkılaplara referans sağlamıştır.
Hilafetin kaldırılması biraz farklı şekilde telakki ediliyor. Son halife Abdülaziz Bey'in devlet aleyhine iş birliği yaptığı gerekçesiyle 1924 lağvedildi. Yani cumhuriyetten 1 yıl sonra. Ama laiklik her zaman kadına seçme ve seçim hakkını tanımaktan daha fazla ses getirir. Laikliği ilk yıldan hazmedebilen halk, kadına seçme ve seçilme hakkına ses çıkarmazdı diye düşünüyorum.
Tabiki tabiki, düşünsene artık devlet yönetimi o hale gelmiş ki, diyor ki "Hepimiz Osmanlı'yız, ayrı gayrı yok bu vatan bizim" diyor. Bu konuda işler olmasa tabiki de başarısız olma ihtimali var mıydı. Olabilir, lakin olmayadabilir. O dönem yapılan şeyler devletin parçalanmasını ve güçsüz hale gelmesini kesinlikle geciktirmiştir bunda hemfikiriz. Zaten kadınlar konusunda da İttihad ve Terakki II. Meşrutiyet sonrasında kadınlar cemiyeti tarzı örgüt kurup, burada kadınlar siyaset yapmıştır.
E tabiki onun da etkisi var. Ancak benzer durumlar olmasından kaynaklı, halifelik kaldırılınca yerine de yine benzer bir hal olan Diyanet İşleri Başkanlığı var oluyor işte. Bu da laikliğin bir nevi temeli sayılabilir... Şimdi, kabul ettiler mi baktığın zaman 1923 ve 1924 siyasete girmek için çalışan Kadın Halk Fırkası var. Baktığın zaman daha öncesinde örgütlü yapı olmadan malum siyasi hayatta olmuyor. Kadınların örgütlenmesiyle beraber bunun olmasıyla kaynaklı bence.
Bir de şunu konuşalım, halk laikliği anladı mı, halkın bakış açısı ile bakalım... Kabul etmese bile bir çoğunun anladığı şey miydi sence? Sanmıyorum açıkçası
Kadın Halk Fırkası kaldırıldı o dönemlerde aslında Nezihe Muhiddin ve Halide Edip milletvekilliği için meclise gitse de sayıları az olduğu için reddedildiler.
Fırka olarak evet, Kadınlar Birliği olarak hayır o şekilde devam ettiler. Halide Edip Adıvar'ı aday gösterirken sormayışları ve onun haberinin olmaması da bunda çok önemli etken ya
Çok normal hatta erken bile olmuş o dönemin şartlarına göre büyük cesaret. Bu devirde bile hala kadına bir yer bulamayıp kadın evinin hanımı olmalı çocuğuna annelik yapmalı alttan almalı kocasını dinlemeli diyen inanılmazbşr nüfusa sahip çomar sürüsü varken, sen kalk 100 yıl önce milletin karşısına geç de "kadınların da sözü geçicek artık kadın da seçimlere katılacak istediğini giyecek hatta milletvekili bile olacak" ...
Tamam da neden bu hakkı cumhuriyet kurulduktan hemen sonra getirmediler? Tepki için mi? Sanmıyorum. Asla Laiklik kadar tepki almazdı ama Laikliği hemen getirmeye imtina etmediler.
Yine aynı fikirdeydim laiklik de öyle kolay kabul edilmedi yalnız kaynaklarda verilmez ama halk ayaklandı yıllarca laiklik despot bir şekilde dikte edildi karşı gelen herkes indirildi legal değil ama iyi ki de yapmışlar şahsi fikrim... Kadınlar yavaş yavaş siyasete katıldı aşama aşama en son seçilme hakkı verildi. Ki bence mucize yani. Bu günümüz Türkiyesinde cumhurbaşkanının bir kadın olması kadar imkansız...
@nickinehmtüriğim al işte tepeden tırnağa orijinal bir çomar fikirden yoksun olduğu için küfürle beni alt edeceğini sanıyor, sen bana orusğuu dersin zoruma gitmez çünkü ben kendimi biliyorum ama şimdi ben sana cahil kıroo çomar diyicem sen kudurıcaksın çünkü gerçekler zoruna gidecek,
Bak bunun nedenini tam bende bilmiyorum, araştırayım. Ama 11 yılda ancak köklü değişimler yapılmış olabilir. Belki de, altında yatan başka sebepler vardır, bilemiyorum.
Halk cumhuriyete daha alışmış olmadığı için olabilir tahminimce kadınların seçme seçilme hakkına çok fena şekilde karşı çıkacak kişileri önce cumhuriyete alıştırıp çok büyük bir isyanı önlemek için diye tahmin ediyorum kötü bir amaç güdüldüğünü sanmam
Sende nedense bir Atatürk düşmanlığı sezdim. Cumhuriyete daha alışılmış olmadığı için olabilir diye düşünüyorum. Yobazlar. Kendilerinin nesli hala tükenmedi. Tükenmesi dileğimle.
Ben tarihî bir konuyu sorguluyorum ve tarih sorgulanarak öğrenilir ve yazılır. Dolayısıyla bunu sorgulamak herkesin hakkıdır ama bir kişinin düşüncelerini sorgulamak herkesin hakkı değildir. Teşekkür ederim
Düşünce özgürlüğü diye bişey vardı zannedersem bu ülkede neden sorgulamak kimsenin üzerine vazife değil? Elalem peygamberi bile sorgularken düşünce özgürlüğü denir ama. Başka şeylere gelince sen bunu sorgulayamazsın yok yaa!
Bence sen git o beynini bi temizle öyle gel ön yargını kes yani. Ve beni tanımıyorsun Arap sevip sevmediğimi bilmiyorsun yani kişisel meselemi sorgulayacak bir kişi değilsin. Ön yargını kendine sakla bacım. Benim sinir olduğum nokta şu millet herşeyi sorgular, ama başka şeylere gelince sorgulayamazsın. Neden hani düşünce özgürlüğü onu soruyorum sana nerde?
Sana göre boş olduğu kesin söylediklerimi algılamak zordur senin için sonuç olarak hani senin demene göre ben Arap seviciyim ya sense Avrupa sevicisin.😂 neyse Mevlana sözü ile uğurluyorum seni cahile karşı kitap gibi sessiz olun. Vesselam🖐️☝️
Cok basit yobaz kesim sindiremedi bu karari... osmanli zamani 4 kadin alabildikleri devrin kapandigina hala da inanamiyorlar hala da eski duzeni isteyenler var
Laiklik kadar tepki çekmezdi. 1900'dan önce kadının hiçbir siyasi hakkı yoktu. Yeni Zelanda 1893'te verdi hakkı ilk olarak. Ondan öncesi, özellikel Avrupa'da 1789 Fransız İhtilâli ve Protestanlıtkan evvel kadın evden dışarı bile çıkamıyordu, ''erkeği günaha teşvik ediyor'' gerekçesiyle. Ancak eski dönem de olsa, kadının adı da geçmese birçok ülke direkt bu hakkı kadına tanıdı. Bunun gerekçe olduğunu sanmıyorum ama teşekkür ederim
Ama hala varlar ve korkarım ki yine o döneme geçiş yapılır sanki farksız mı? Üstü kapalı bunu demeye çalışıyorlar, o zamanlar yine değişiklik oldu olduğu anda kalsaydık keşke yine Osmanlı dönemine dönüyoruz
Haklılık payın var. Dışarıda şeriatın gelmesini isteyen, kadınların yönetmeyi geç, mahkemede adil karar verme yetisine sahip olmadığını sorgulayan birçok insan var. Teşekkür ederim yorumun için :)
En trajikomiği de ne biliyor musun? Böyle insanlara etiket yapmaya bayılıp sonrasında toplumdaki ayrıştırıcı ve ötekileştiricilikten şikâyetçi olmak. Keşke beyin nakli yapılabilse.
Sanırsam "yeni bir vatan" kurmak ve köklü değişim ancak 10-11 senemizi almıştır. Kolay değil Osmanlı devrinin bitmesi, daha farklı bir kültüre daha farklı bir dile geçmemiz.
Cumhuriyet kuruldu diye insanların kafa yapıları da baştan kurulmuyor ki. Hep böyle süregeldiği için diğer türlüsü ters gelir millete. Kimse olması gerekeni aramaz, olana alışır.
Bence toplumun ve devlet biçimin oturmasının zaman almasından dolayı olmuştur. Toplum buna ne zaman hazır oldu bilmiyorum belki de bu nedenle 11 yıl sonra oldu. Belki de o zamanlar bu mevzu öncelikleri değildi.
İlk başta halk zaten cumhuriyeti tam olarak kaldıramadı, isyanlar oldu vs. Riske atmamak için geciktiriciler bu durumu. Bir nevi ilk başta sindirt, sonra dayat.
Bir taraftan düşman bir taraftan içimizdeki hainler yobazlar kadının kendisinden nefret eden isyan etmek için an kollayan tipler varken ülkede para pul yokken çokta şaşılacak bir şey değil
Ülke kurulduğunda çakacak çivi yoktu, halk reformlara karşı çıkıyordu. Sen öyle bir ortamda kadınlara eşitlik yasasının kolayca çıkacağını inanabilir misin. Uygun ortam oluşunca bu konuda adım atıldı.
Ani bir değişim oldu yönetim biçiminde. O yüzden bazı şeylerin siyasetten olgunlaşması için zemin hazırlandı. Farklı gündemlerle oldupu ve yeni kurulan devlette yapılacak çok iş oldupu için sıra geç gelmiş.
Ben tam olarak bilmiyorum lakin düşünüldüğünde halk ne kadar bir olsada içinde bölünmüşlükler çoktu yıllarca şeriat ile yönetilmiş bir halka birden bire bütün bu yeniliklerin kabul ettirilmesi gayet zordu. En temel hususlardan başlayarak halkın nabzına göre yeniliklerin gündeme getirilmiş olması da bu yüzden gayet olağan
Yorumuna katılmıyorum çünkü Osmanlı döneminde, insanlar çok ince ruhluymuş , yani şu anki yaşadığımız topluma bakarak çok daha iyi ve naif insanlarmış...