Merhaba, arkadaşlar. 18 yaşım var. Üniversite öğrencisiyim. Şu an ne yapacağımı bilmiyorum. Çok çaresizim.
Çocukken abim ve ben en iyi arkadaşdık. Hep çizgi filmler izler, oynardık. Onu çok seviyordum, hayatımda hiç kimseye öyle değer veremiceğimi düşünecek kadar çok. Oyunlarımızda o hep padişah, bense vezir olurdum. Ben ona hep itaat ederdim. Ve belki de en büyük hatam burdaydı.
İlkokul dönemlerinde bir çocuk beni incitse, abim hemen onun boğazına yapışırdı. Tabi bu benim hoşuma gider, "abim ne kadar da korumacı" diye düşünürdüm. O zamanlar çocuk aklımla aslında bunun ne kadar agresif davranış olduğunu kestiremezdim.
İşte sonra, biz büyüdükce ben daha özgür düşünceli oldum. Şöyle ki, mesela, ben kızlarla görüşmek istiyordum, abim "ne gerek var be, kızsın, gezib tozmak senin neyine" söylüyordu. E tabi ben itaat edemezdim. Arkadaşlar, ben yanlış bir şey yapsam, asla itiraz etmem. Ama ben arkadaşlarımla buluşacağım, ve eğer onlar kızsa (ki erkek olsa bile, eğer ben iyi biriysem, kötü niyetle gitmem o buluşmaya) neden bu yanlış olsun ki? Ve ben artık şöyle düşündüm: "Abim bana güvenmiyor"
Günden güne kıskançlığı artdı. Ve tabi ki elin adamına "sen kardeşime baka bilirsin, gel seni döveyim" diyemezdi. O yüzden beni korumak için artık başkalarına değil, bana saldırmaya başladı. Çok garip. Bir zamanlar beni koruyan bir abim vardı, ama şimdi bu durumda başkaları beni ondan korumalı sanki.
Bakın, benim ailemde erkekler asla haksız olamaz. İhanet etsin, dövsün, sövsün, ama hayır, kadın boşanamaz. Kadın öyle itaatkar olmalı ki, erkek onu dövmemeli. Eğer dövmüyorsa, seviyor demektir. bir keresinde annem "baban beni sevdiyi gibi hiç kimse hiç kimseyi sevemez" dedi. "Neden?" diye sordum. "Beni hiç dövmedi" dedi. Bu nasıl bir teselli? Yani dövmeli mi? Sevmiyorsa dövmeli mi?
İşte böyle bir ailedeyim ben. Ve bu abime de yansıdı. Gitdikce daha çok şiddet kullanmağa başladı. Ona itaat etmediğimde daha çok vurdu. Ve artık büyüdüğümüz için daha güçlüydü. Daha çok acıtıyordu. Ve ailem onu değil de, ona karşı çıktığım için beni suçladı hep.
Şimdi ne yapayım bilmiyorum. Onu şikayet edemem. Ailem beni redd eder. Bu gün anneme "inşallah, sen yaşlanınca sana böyle yapar, yerimden kıpırdamadan izliycem, işte büyütdüyünüz çocuk bu!" diye ah etdim. Çünki annem onu hep korudu. Ben hep dövüldüm, ama onu korudular.
Bıktım. Tükendim. Artık gücüm yok. Yaşamak istemiyorum. Tıp okuyorum, hayallerim var, ama o hayalleri de karaltacaklar. Kurtulmak istiyorum, ama nasıl bilmiyorum
Arkadaşlarım asla böyle bir durumda olduğumu bilmedi. O yüzden buraya yazdım. Onlar beni güçlü biliyor, çaresizliğimi asla yansıtmadım onlara, çünki kiminse bana acıdığı için yanımda olmasını istemiyorum. Çaresizim, ama gurursuz değilim.
İşte böyle. Fikirleriniz benim için çok değerli.
Çocukken abim ve ben en iyi arkadaşdık. Hep çizgi filmler izler, oynardık. Onu çok seviyordum, hayatımda hiç kimseye öyle değer veremiceğimi düşünecek kadar çok. Oyunlarımızda o hep padişah, bense vezir olurdum. Ben ona hep itaat ederdim. Ve belki de en büyük hatam burdaydı.
İlkokul dönemlerinde bir çocuk beni incitse, abim hemen onun boğazına yapışırdı. Tabi bu benim hoşuma gider, "abim ne kadar da korumacı" diye düşünürdüm. O zamanlar çocuk aklımla aslında bunun ne kadar agresif davranış olduğunu kestiremezdim.
İşte sonra, biz büyüdükce ben daha özgür düşünceli oldum. Şöyle ki, mesela, ben kızlarla görüşmek istiyordum, abim "ne gerek var be, kızsın, gezib tozmak senin neyine" söylüyordu. E tabi ben itaat edemezdim. Arkadaşlar, ben yanlış bir şey yapsam, asla itiraz etmem. Ama ben arkadaşlarımla buluşacağım, ve eğer onlar kızsa (ki erkek olsa bile, eğer ben iyi biriysem, kötü niyetle gitmem o buluşmaya) neden bu yanlış olsun ki? Ve ben artık şöyle düşündüm: "Abim bana güvenmiyor"
Günden güne kıskançlığı artdı. Ve tabi ki elin adamına "sen kardeşime baka bilirsin, gel seni döveyim" diyemezdi. O yüzden beni korumak için artık başkalarına değil, bana saldırmaya başladı. Çok garip. Bir zamanlar beni koruyan bir abim vardı, ama şimdi bu durumda başkaları beni ondan korumalı sanki.
Bakın, benim ailemde erkekler asla haksız olamaz. İhanet etsin, dövsün, sövsün, ama hayır, kadın boşanamaz. Kadın öyle itaatkar olmalı ki, erkek onu dövmemeli. Eğer dövmüyorsa, seviyor demektir. bir keresinde annem "baban beni sevdiyi gibi hiç kimse hiç kimseyi sevemez" dedi. "Neden?" diye sordum. "Beni hiç dövmedi" dedi. Bu nasıl bir teselli? Yani dövmeli mi? Sevmiyorsa dövmeli mi?
İşte böyle bir ailedeyim ben. Ve bu abime de yansıdı. Gitdikce daha çok şiddet kullanmağa başladı. Ona itaat etmediğimde daha çok vurdu. Ve artık büyüdüğümüz için daha güçlüydü. Daha çok acıtıyordu. Ve ailem onu değil de, ona karşı çıktığım için beni suçladı hep.
Şimdi ne yapayım bilmiyorum. Onu şikayet edemem. Ailem beni redd eder. Bu gün anneme "inşallah, sen yaşlanınca sana böyle yapar, yerimden kıpırdamadan izliycem, işte büyütdüyünüz çocuk bu!" diye ah etdim. Çünki annem onu hep korudu. Ben hep dövüldüm, ama onu korudular.
Bıktım. Tükendim. Artık gücüm yok. Yaşamak istemiyorum. Tıp okuyorum, hayallerim var, ama o hayalleri de karaltacaklar. Kurtulmak istiyorum, ama nasıl bilmiyorum
Arkadaşlarım asla böyle bir durumda olduğumu bilmedi. O yüzden buraya yazdım. Onlar beni güçlü biliyor, çaresizliğimi asla yansıtmadım onlara, çünki kiminse bana acıdığı için yanımda olmasını istemiyorum. Çaresizim, ama gurursuz değilim.
İşte böyle. Fikirleriniz benim için çok değerli.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer