Feminizm = Salt olarak hak arama gibi görünse de temeli erkek düşmanlığı olan cinsiyetçi bir ideolojidir.
21'inci yüzyılda ise, feminizm kolektif düşünceye savaş açmış ve kadın egemen toplum yaratarak dişil perspektif önceliğini ön plana alınması noktası her türlü gayri ahlaki tasavvur ile başta İslam'a ve insanî (cinsiyetsizlik üzerine toplum oluşturma gayeleri) fayda ve insanî paylaşımı hedef alan bir terminolojidir.
Okumadan, neyin ne olduğunu bilmeden kavram terminolojisini kullanmak hem ahmaklık hem cahilliktir.
Kadın ve erkek eşit değildir. Armudun elmayla eşit olmadığı gibi...
Ama kadın erkek ile denk ve birbirlerini tamamlayan iki yarımdır.
21'inci yüzyıl Meryem (Maria) kültü üzerinde inşa oluyor. Yani kadının kutsandığı ve erkeklerin bastırılarak etkisiz ve ezik bir hâle getirildiği politikalar güdülüyor. Bunu da çoğunluk olarak muhafazakar feministler Allah'ın ayetini bükerek veya yok sayarak sebep oluyor.
Kadın hakları değil insan hakları, Kadın mağduriyeti değil insanların mağduriyeti, Erkek şiddeti değil, şuursuz insanların şiddeti, Kadın namusu değil, insan erdemi, Feminizm değil, Kur'an-ı Kerim emrettiği hayat...
Maalesef buzdağının görünen yüzü böyle gösteriliyor. Ancak feminizm ilk defa Fransa'da kadınların şeytan sayıldığı bir ortamda gelişti, büyüdü ve salık verdi. Avrupa'nın aydınlanma çağını yaşadığı bir döneme denk gelmesi ile aydınlanma çağı içerisinde sanatçı görünümlü bir kesim kadınları figüre ederek (çift katmanlı kazanım) büyük bir çığır açtılar. Ama unutmayalım, kadının şeytan sayıldığı bir dönemde gerçekleşti. İslâm dini ise kadına yönelik erkekten farklı olarak değer vermiş, kadını yüceltmiş, evin hanımı, kocasının Allah emaneti ve anne olarak çok güçlü bir karaktere bürünmüştür. Üzerine Türk kültüründe yer alan ve kadına saygı ve centilmenlik ifadesi olan han'ım sözcüğü ile kutsal bir seviyeye çıkarılmıştır. Türk toplumunda kadın cinayetleri Avrupa'ya göre çok düşüktür, Rusya'ya göre daha da düşüktür. Ki biz kâmil iman ve Allah rızası için boyun eğen erkekler kadınlarımızı "elmas" değerinde görürüz. Onların varlığı, nefesi, tebessüm eden çehreleri için dağları deleriz.
Feminizm toplumumuza ve inançlı kadın kitlesinin davranış modellemesine örnek teşkil edecek bir ideoloji olamaz.
Unutmayalım ki siz kadınların bizden üstün olan yanlarınız var, biz erkeklerin sizden üstün olan yanlarmız var. İkisini birleşimiyle mükemmel bir yapı tesis edilmiş olur.
Doğru bir kadın yanlış bir erkekten daha önemlidir.
Merhametli bir erkek acımasız bir kadından daha önemlidir. Dikkat ederseniz sıfatlar değişince değerleri de değişiyor.
Bu açıdan cinsiyet ve cinsiyet ile vücut bulmuş feminizm, misojinizm gibi her türlü ideoloji insanlara kötülük getirir.
Feministligi erkek düşmanlığı etrafta yaygara yapan her şeye saldıran bir şeymiş gibi yansıttıklari için üstelik kadın olduğum için haklarımı bilmem savunmam başkalarının haklarını gözetmem doğruya yanlışa gerekli tepkiyi gösterebilmem için adını feministlik koymama gerek yok umarım kendimi doğru ifade edebilmişimdir
En İyi Cevaplar