Bence kaygılarımız, korkularımız, streslerimiz, hatta belki düşüncelerimiz özgürlüğümüzü kısıtlıyor. Kafamızın içinde hapis hayatı yaşıyoruz. Bunları düşünmeyi bıraktığımız an da özgürüz, tabi başarabilirsek. Fakat bunu başarmak neden bu kadar zor? Kendimiz olabilmek, hiçbir şey düşünmeden isteklerimiz doğrultusunda hareket edebilmek, aklımıza estiği gibi yaşayabilmek, özgürce konuşabilmek neden bu kadar zor? Neden bunu başaramıyoruz?
Öncelikle özgürlük nedir onu bilmiyoruz. Sonrasında tutturmuşuz bir elalem ne der algısı. Kendimiz için değil alelem ne der diye düşünerek yaşıyoruz. Bir çok insan özgürlük kavramını bilmediği için özgürlük adı altında hadsizlik yapıyor.
Özgürlük birine hakaret etmek demek değildir en bariz örnektir.
Özgürlüğü bir çember olarak düşünürüm hep. O çemberin içinde özgürüz. Bu çember bulunduğumuz alana göre büyür ya da küçülür. Eğer o çember başka birinin çemberini işgal ediyor ise bu özgürlükten çıkar bunu anlamıyoruz biz. Yüksek sesle müzik açıyor gecenin 3ünde. Tamam özgürsünde benim uyumamı engelliyor rahatsız ediyorsun benim çemberimi işgal ediyorsun. Sevmediği birine küfür ediyor (siyasi olarak düşün) İster rte ister atatürk ister başka bir siyasi olsun. Eleştire bilirsin görüşlerini ideolojisini beğenmediğini dile getirebilirsin. Fakat küfür etme hakaret etme hakkına sahip değilsin bu da özgürlük değildir. Hoş biz daha eleştiri ile hakaret arasındaki farkı bile bilmiyoruz
3-5 sene önce açıklanmıştı dünya üzerinde en çok gazete satılan ülkelerden biriyiz ama okuma oranı en düşük ülkeler arasında olduğumuz da bir gerçek :D Sanırım kahvaltıya altlık yapmak için alıyoruz gazeteleri :D
Ben çok özgür yasadım hersey. Son yıllar sadece işime odaklandım çok sakin bir hayatım var. Ama içimde yaramaz bir çocuk var ruh eşimi bulursam özgür mutlu ölümüne evlilik huzur hersey onla yasamak artık tek hedef
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Aklına her geleni yaparsan konuşursan hareketedersen bir başka kişinin özgürlüğünü kısıtlamış olursun. Özgürlük demek bu değil-dir..
Kast ettiğim o değil ki zaten. Özgürlüğün temelinde başkalarının özgürlüğünü kısıtlamadan yapılan eylemler vardır. Bunun bilinciyle sordum soruyu. Birçok insan kendi olamıyor, başkalarının düşüncelerine göre yaşıyor hayatı. Korkular, kaygılar insanların başka kimliklere bürünmesine neden oluyor, kendileri olamıyorlar.
sisteme baş kaldırırsan isyankar asi terorist vs vs. oluyorsun kabul edersen örnek vatandaş. hepsi bu bas kaldırı kitlesel olmadıkca hicbir anlam ifade etmez. @cesur-kiz
Aklıma gelse, tamam budur aradığım diyebilsem uygulamaya geçeceğim zaten. "Kendi işinin patronu olma" tabiri varya? Onu düşündüm. Ne yapılabilir? Bir işletme açmak. Peki ama nasıl bir yer? Cafe mi? Lokanta mı? Ya da oyun merkezi gibi yerler mi? Bu konularda hiç bilgi sahibi değilim. Bu işler öyle kolay mı? Kaldı ki bu yola girmek insanı kölelikten kurtarır mı? Diyelim ki kurtardı, başkalarını köle yapmış olacaksın bu sefer. Bu sefer patron rolünde sisteme ayak uydurmuş olmayacak mısın? Ya da faydalı bir şeyler düşünüldü, insanların kendini geliştirebileceği, insanlara fayda sağlanabilecek bir yer açıldı diyelim (üzerinde detaylı düşündüğüm bir şey değil) bu sefer işler yürüyecek mi? Böyle bir toplum orayı ayakta tutar mı? Güzel olan şeyleri yok etmeye meyilli olan insanlar orayı bırakırlar mı? Sen ne düşünüyorsun bu konuda? Ben fazla derine indim galiba 🙈😂
kendi işimide yapıyorum para kazanıyorum bu sefer para kazanma arzusu seni esir alıyor Kapilazim esir düşüyorsun hayalim Dünya gezmek bana yetecek bir miktar gerisi inan umrumda değil İnsanlar harcıyamıyacagı parayı kazanmayı seviyor Güc demek
Din ile bağlantı kurmaya çalıştım ama olmadı.. Dünyanın denge sistemiyle alakalı bir cewap ile özgürlüğün dine bağlantılı olması halini bağdaştıramadım
Gerçekte özgür olamaz insan benim görüşüm bu hayatı seçemezsin kimse sana dünyaya gelmek istiyor musun diye sordu mu annen baban kim olsun nasıl olsun diye sordu mu ya da zamanı sordu mu ne zaman dünyaya gitmek istersin herkesin çemberi var yani kendi dünyası doğdun biraz büyüdün okul git gel git gel düzgün bir şey öğrenme yok ezbere dayalı sistem ergenlik vs derken üniversite hadi okuduk bitti evlen taksitle eşya işe git gel izin günün olsun erkeksen karınla çocuğunla vakit geçir annenin yanına gitmek istesen hanım problem çıkarır kadınsan kaynana sevmiyorsan eşinin tek izin gününde vakit geçirmek istiyorsun taksitle vs aldığın koltukta işten geldikten sonra televizyon izle uyuya kal gel git işe çocuğun da senin geçtiğin evrelerden geçecek yaşlan öl oda belki yaşlanırsın
İşte tam olarak o yüzden özgür olamıyoruz. İnsanlar ne der bilinci. Toplum baskısı. Aldığımız koltuklar, televizyonlar, telefonlar kendimiz için değil. Başkaları için. "Desinler" diye. Tüketim çılgınlığı, saçma sapan yarışlar. Eşyalar hayatı zorlaştırıyor farkında değiliz. Kazandığımız parayı gezip tozmak, sosyal faaliyetler için harcamak varken gidip koltuk alıyoruz, televizyon alıyoruz. Gezenler bile sosyal medyada paylaşıp kabul görmek, gösteriş yapmak için geziyor. Bütün bunlar özgürlüğümüzü kısıtlıyor. Yine de dinle bağlantı kuramadım. Anne babamızı seçebilmek bizi özgür yapar mıydı? Hiç sanmıyorum
Din işin çok farklı bir boyutu. İşin içine kaderde giriyor. Ama kaderimizin dışındaki hayat bize ait. İnsanların kaderi de çabasına bağlı kılınmış. Yani yürüyeceğimiz yolları biz seçiyoruz. Düşüncelerimiz, korkularımız, kaygılarımız bize ait. Bunlardan kurtulmak bizim irademizle olacak bir şey. Dolayısıyla özgür olup olmamakta bizim elimizde. "Başkaları ne der" korkusuyla kendini ifade edemeyen insanlardan bahsediyorum. Bu onların kaderi diyebilir miyiz? Bu onların kaderi değil, seçimidir.
Bir şeyi seçmek özgürlük anlamına gelmiyor benim için seçmek zaten hakkım bu hakkım olmasa günah sevap cennet ya da cehennem olmazdı Allah'a ne kadar yakın olursan o kadar özgürsün o kadar mutlusun istersen çita gibi koşar kuş gibi uçarsın alimlerin kerametlerinde var bunlarda
Ben bunu inkar etmiyorum. Allah'a ne kadar yakın olursan o kadar huzurlu olursun. Bunu kabul ediyorum. Ama insanları özgür kılan şey seçimleridir. Korkuları, kaygıları insanların özgürlüğünü kısıtlar. Seçim hakkını kısıtlar. Belki şöyle bir şey olabilir: Allah'a ne kadar yakın olursan korkuların da o denli ortadan kalkar, buda seni özgür kılar. Ama yinede özgürlüğün önündeki engel insanların korkularıdır, seçimleridir. Mesela toplum tarafından kabul görme arzusu insanı isteklerinden uzaklaştırır ve başkalarının istekleri doğrultusunda şekillendirir.
Buda tamamiyle düşünceyle alakalı mesela tıp okumak istiyorum derslerim iyidi ama etrafımdakiler sen yapamazsın vs dediler ezdiler başkası hırslanırdı ama ben bıraktım vazgeçtim 3 bölüm değiştirdim hiç birinden mezun olamadım çünkü sevemedim belki sevmek istemedim öyle düşünmeseydim bu durumda olmazdım
Sen öyle düşündüğünü sanıyorsun, ama aslında toplum sana bu düşünceyi dayatmış, kabullenmeni sağlamış. Ben ders çalışmayı seven biri değildim ki çalışmazdım. Edebiyat bölümü okumayı çok istiyordum gittim Antropoloji okudum. Neden? Babamın dayattığı düşünce yüzünden. Aslında bende istiyorum sanmıştım. Ama belki de kendimi kandırdım. Kendi istediğim bölümü değil, babamın istediği bölümü okudum.
Hayır insanların başlarına gelen herşey kendi tercihleri değildir.. ve konuya dinsel açıdan bakacaksak da eğer din bir yaşam biçimidir.. yani dinin kısıtladıkları özgürlük daralması izin verdikleri de özgürlük genişliği olarak adlandırılmamalı. Zira bir dini inanç sahibiysek o yaşam biçimini benimsemiş olduğumuz anlamına gelir ve o yaşam biçimini giydiğimiz zaman özgürlük kavramımız değişmiş olmalı.. ki din beni özgür bırakıyor ya da din beni kısıtlıyor demeyelim.. Bu sorudaki konu bana göre "bir insanın herhangi bir kaygı yaşamaksızın kendine iyi gelen şeyleri gönül rahatlığıyla yapıp yapamayacağıyla alakalı gibi sanki..
Teşekkür ederim cesur hatun... Alkım haklı olabilirsin herkesin anlayış tarzı farklı ve farklılık arzeden her anlayışın doğrusu da farklılık gösterebilir.. ben bakış ve anlayış açılarına dair söylemedim zaten.. bu konuyu dine bağlarsak farklılık arzedemez onu diyorum.. din kanun ve kuralları sabittir ve inanan herkes için kesin yargılar oluşturur ve asla değiştirilemez esnetilemez bundan sebep farklılık arzeden doğruların dine uygunluğu da tartışılır.. din kanunlarına uymayan bir doğruya kesinlikle yanlış diyemeyiz zira o doğrunun sahibi inançsız da olabilir ve bu onun doğrusudur.. yani her doğru ve her yanlış kavramı dine uygun da olabilir dinden uzak olması da çok olası..
Özgürlük konusuna örnek verelim vur patlasın çal oynasın yaşayıp alkol kullanan birisi benim özgürlüğüm buderse yanlış diyemeyiz bu onun doğrusu ama din dairesinde bu yasaklar zümresindedir..
Konunun en başına dönecek olursak hayatı anladığı gibi ve dilediğince yaşamak özgürlükse bu özgürlüğü tam anlamıyla yaşamak için herhangi bir kaygının olmaması ve bu kaygıların bağımlılıkların senibir yere sürüklememesi lazım gelir diye düşünüyorum..
Bu din dairesinde istediğin zaman dilediğince umre yapmak türbeler camiler mescitler ziyaret etmek de olabilir din dairesi dışına çıkarsak sürekli başka aşklar yaşayıp dünyayı gezmek ve dünyanın tüm lezzetlerini tatmak da olabilir.. mesele yapılan eylem değil yapmak istenilen şeyi yapabilme rahatlığıdır
En İyi Cevaplar