Yine felsefeyi reddetmesi ile bilinen Mevlana'ya atfedilen bir sözdür : "Dünümde olmayanlar, yarınım için akıl vermesin. Hakkımda bilginiz yoksa fikriniz de olmasın!"
Çoğu kişi sözün Mevlana'ya atfedildiğini bile bilmez. Genellikle sosyal medya (Facebook, twitter.. vs) sayesinde artık insanlar laf atabilme seviyesinde gelmiştir.
Sözü kişiselleştirmeden söyler isek, sözün ciddi ciddi toplumun "kim haklı, kim haksız" tartışmasında küçük çaplı aydınlanmaya yol açacaktır. "Dünün bilgisini bilmeyen, yarın için akıl vermesin. Konu hakkında bilginiz yoksa ile fikriniz de olmasın!"
Örnek vereyim: Birini davranışlarından ötürü tekrar tekrar uyarırsınız, en sonunda da ceza sayılabilecek bir davranış sergilersiniz. Önceden uyardığınız kişi, sizin ile söz savaşına girer, üstünüze yürür. Bu olayın bulunduğu alandaki başka kişiler, sorunu çözmeye kalkışır. Siz asabi olduğunuz için, o kişinin gözünde haksız görünüz iken, uyardığınız kişi aşırı "efendi" konuştuğu için başkaları tarafından haklı sayılır.
Hem hakkınızda bilgi verip, hem karşınızdakine, dolaylı/alenen soruyor iseniz artık o cümleyi kuramazsınız. Bu, davranışlarınız arasında çelişki olduğunu gösterir. Eğer karşınızdaki kişi "Bildiğim/hatırladığım kadarıyla.." diyerek başladığı mesajda/iletide, mantık hatası veya yanlış bilgiden dolayı sunduğunuz bilgi hakkında yanlış fikir sunuyor ise "Yanlış biliyor/hatırlıyorsunuz.." diyerek doğruyu anlatırsınız.
Çoğu kişi sözün Mevlana'ya atfedildiğini bile bilmez. Genellikle sosyal medya (Facebook, twitter.. vs) sayesinde artık insanlar laf atabilme seviyesinde gelmiştir.
Sözü kişiselleştirmeden söyler isek, sözün ciddi ciddi toplumun "kim haklı, kim haksız" tartışmasında küçük çaplı aydınlanmaya yol açacaktır. "Dünün bilgisini bilmeyen, yarın için akıl vermesin. Konu hakkında bilginiz yoksa ile fikriniz de olmasın!"
Örnek vereyim: Birini davranışlarından ötürü tekrar tekrar uyarırsınız, en sonunda da ceza sayılabilecek bir davranış sergilersiniz. Önceden uyardığınız kişi, sizin ile söz savaşına girer, üstünüze yürür. Bu olayın bulunduğu alandaki başka kişiler, sorunu çözmeye kalkışır. Siz asabi olduğunuz için, o kişinin gözünde haksız görünüz iken, uyardığınız kişi aşırı "efendi" konuştuğu için başkaları tarafından haklı sayılır.
Hem hakkınızda bilgi verip, hem karşınızdakine, dolaylı/alenen soruyor iseniz artık o cümleyi kuramazsınız. Bu, davranışlarınız arasında çelişki olduğunu gösterir. Eğer karşınızdaki kişi "Bildiğim/hatırladığım kadarıyla.." diyerek başladığı mesajda/iletide, mantık hatası veya yanlış bilgiden dolayı sunduğunuz bilgi hakkında yanlış fikir sunuyor ise "Yanlış biliyor/hatırlıyorsunuz.." diyerek doğruyu anlatırsınız.
Güncellemeler
+1 yıl
Bunun bilincinde olup, diğerlerini kandırmak da hep "diğerlerinin" işi di'mi?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar