Evrim Deyince Neden Ateş Püskürüyoruz?

Her konuda kutuplaşabilen insanların bilim konusunda da kutuplaşmaması biraz garip olurdu değil mi?

Dünya düz mü yuvarlak mı, Ay'a gidildi mi gidilmedi mi, uzaylılar var mı yok mu gibi konularda yaşanan fikir ayrılıkları fazla hararetli değildir. Ancak söz konusu evrim tartışması olunca tartışmanın iki tarafı da etrafına ateş saçan ejderhaya dönüşüveriyor. Evrimi kabul edenler de etmeyenler de kendi düşünceleri çok sert şekilde savunmakta, karşı tarafa da çok sert karşılık vermektedirler. Peki kim haklı? Ya da bir taraf haklı mı? Neden evrim konusunda kendi düşüncemizi bu kadar sert savunuyoruz? Elbette evrim konusu doğrudan veya dolaylı olarak dinle ilgili olduğu için tartışmalar sertleşmektedir.

Evvela evrim karşıtlarından başlayalım. Evrim karşıtlarının itiraz ettiği iki başlıca konu vardır: Evrenin kendi kendine tesadüfen oluşamayacağı ve insanın maymunlarla ve diğer hayvanlarla akraba olamayacağı.

Evrim Deyince Neden Ateş Püskürüyoruz?

Evrim teorisini doğru kabul etmek bu iki düşünceyi peşinen kabul etmeyi gerektirir mi? Evrime inanırsak evrenin tesadüfen yaratıldığını kabul etmiş mi oluruz? Cevap, hayır. Evrimi kabul eden inançlı insanlar da vardır. Yaratıcının canlıları evrim mekanizmasıyla yarattığına inanan insanların sayısı az değildir. Evrim teorisi tek bir senaryodan ibaret değildir. Bugüne dek evrim teorisyenleri birçok evrim senaryosu ortaya koymuşlardır. Evrim teorisinin zayıf kısımlarına çok farklı yaklaşımlar getirilmiştir. Dolayısıyla evrenin tesadüfen oluşmadığı, bir yaratıcının evreni yarattığı ve canlılığı evrimle meydana getirdiği düşüncesini savunmak da mümkündür. Evrimi kabul etmek illa yaratıcıyı inkar anlamı taşımaz. Maymundan gelme meselesine gelirsek, kutsal metinlerde insanların Adem ve Havva'dan geldiği yazar; fakat maymunlarla akraba olmadığı yazmaz. Yani maymunlarla ve diğer hayvanlarla insanların akraba olduğunu kabul etmek sizi Kuran, İncil gibi kutsal kitaplara aykırı düşürmez. İlk insanlar hakkında dini metinlerin verdikleri bilgiler pek az olduğu için dine aykırı düşmeden pek çok senaryo geliştirmek mümkündür. Yaratıcı bir grup maymunu milyon yıllar içerisinde fiziksel olarak bugünkü insana evirmiş, onlara akıl yetisi vermiş ve diğer tüm canlılardan ayırarak insan türünü imtihanla sorumlu kılmış olabilir. İmtihanla sorumlu kılınan ilk insanlar da Adem ve Havva olabilir.

Evrim Deyince Neden Ateş Püskürüyoruz?

Evrim taraftarlarının evrim konusunda neden tıpkı karşıtları gibi ateşli olduklarını irdeleyelim biraz da. Bir kısım evrim savunucuları ateist oldukları için, yani bir yaratıcının varlığını kabul edilemez buldukları için yaratıcının müdahalesi olmaksızın evrenin kendiliğinden oluştuğunu ve sürecin devamında canlılığın ortaya çıktığını savunurlar. Tıpkı yaratıcıya inananlar gibi dini bir gerekçeyle evrim konusuna yaklaşırlar. Diğer bir kısım ise bilimsel yöntemlerin dini metinlerden üstün olduğu gerekçesiyle evrim savunması yapar. Elbette evrim teorisini mantıklı bulduğu için savunanlar da var. Tıpkı mantıklı bulmadığı için karşı çıkanlar olabileceği gibi. Her ne gerekçeyle savunulursa savunulsun, evrim tartışmasına adeta kılıç kalkanla girişiliyor. Tartışmaya girerken aklımızda bulunmalıdır ki evrim teorisi kesinleşmiş kanıtlanmış bir teori değildir. Çok büyük sürprizlerle karşılaşmazsak asla %100 kesinliğe ulaşamayacaktır. Çünkü evrim teorisini ispatlamak için nesiller arası değişimi açık net biçimde görebilmek zorundayız. Geçmişe gidebilen bir makine icat edilir de yüz milyonlarca yılı gözlerimizle gözlemleme imkanına ulaşırsak evrimi kesin olarak ispatlamak mümkün olabilir. Ancak bugün sadece bulunan fosillere göre çıkarımlarda bulunuyoruz. Ulaştığımız bilgilere uygun senaryolar üretmeye çalışıyoruz. Evrim teorisinde evrime dair söylenen her fikir bir senaryodur. Evrim teorisi birkaç milyar yıllık canlı yaşamının dünya sahnesinde nasıl bir performans gösterdiğini tahmin etmekten ibarettir. Evrim teorisi akla uygun bir teori olsa bile ve evrim teorisinden daha akla uygun bir teori henüz ortaya atılamamış olsa bile evrimi kesin bir gerçeklik olarak görmemiz hatadır. Evrim teorisinin izahı zor kısımları halen fazladır ve çürütülmeye elverişlidir. Tüm bu sebeplerle evrim teorisiyle ilgili tartışmalara girerken hırslı ve ofansif davranmaya gerek yoktur. Bir gün teorinin tamamen çürütülme ihtimalini akıldan çıkarmamak gerekir. Bilim son yüzyılda çok hızlı gelişme göstermiştir. Bu yüzyılda ise önceki yüzyıldan birkaç kat daha hızlı gelişmektedir. Her türlü gelişime açık olabilmek için belirsizliği ve değişkenliği çok fazla olan evrim teorisi hakkında objektif olabilmek zorundayız.

Evrim Deyince Neden Ateş Püskürüyoruz?
Buraya kadar okuduysanız şahsımın görüşünü merak da etmişsinizdir. Böyle bir yazı yazdığıma göre evrim teorisi kabul veya reddetmediğimi tahmin edebilirsiniz. Çocukluk yıllarımda dinozorları tavuklara benzetirdim. Bu yüzden türler arası geçişi mantıklı bulurdum. Bugün ise mantıksız bulmasam da çok fazla soru işareti barındırdığı için türler arası geçiş vardır diyemiyorum. İnançlı bir birey olarak canlılık nasıl başlarsa başlasın, bir yaratıcı tarafından başlatıldığı düşüncesindeyim. Canlılığın başlangıcı ve hayat serüveni her türlü senaryoya müsaittir. Bu yüzden tek bir senaryoya takılıp kalmak bağnazlık olur. Evrim teorisi akla yatıyor, karşısında alternatif başka bir teori de yok diye evrimi kesinleşmiş gerçeklik olarak kabul etmek yanlış olduğu gibi henüz izaha muhtaç konular var diye teoriyi çöpe atmak da yanlıştır. Kabul etmek gerekir ki evrim teorisinin karşısında alternatif bir görüş yoktur. Canlıların yaratıcı tarafından aniden dünyaya getirildiği düşüncesi bilimsellikten son derece uzaktır. Elbette yaratıcı bilimsel kanunlara ihtiyaç duymaz. İstese farklı bir alemde canlıları yaratıp hepsini evrenlerarası bir geçitten dünyaya bir anda gönderiverir. Ancak yaratıcı evreni yaratırken belli kanunlar koymuştur. Canlılığın başlangıcını da bu kanunlara uygun olarak açıklayabilmemiz gerekir. İzaha muhtaç kısımlarına rağmen evrim teorisi evrenin kanunlarına uygun fikirler içermektedir.

Evrim Deyince Neden Ateş Püskürüyoruz?

Evrim karşıtı olmak dini bir yükümlülük olmadığı gibi evrim savunucusu olmak din karşıtlığı değildir. Kesinleşmemiş, belki de hiç kesinleşmeyecek bir teoriyi mutlak gerçeklik olarak görmek de evrimi din karşıtı bir fikir olarak görüp saldırmak da sıkıntılı davranışlardır. Evrim sadece canlı tarihini inceler, yaratıcının varlığı ya da yokluğu hakkında bir beyanda bulunmaz. Bu yüzden evrimi dini bir tartışma olmaktan çıkarıp bilimsel zeminde tartışmak zorundayız. Bu yazıyı yazmaktaki amacım evrim tartışmalarında ateşlenen siz değerli insanları biraz olsun yumuşatmak, karşı tarafı alt etme refleksiyle değil de beyin fırtınası yapma güdüsüyle tartışma yapmaya yönlendirmektir.

Evrim Deyince Neden Ateş Püskürüyoruz?

Evrim Deyince Neden Ateş Püskürüyoruz?
Cevapla