Uzaktan bakıldığı zaman insan gerçekten de zor bir varlık. Üzerinde yaşadığımız gezegen bazen bize büyük gelir. Hayallerimiz, umutlarımız sığmak bilmez. Bazense dar gelir, kaçmak isteriz ama gidecek bir yer bulamayız. Kimi için bir cennet, kimi için bir mapushane.
İnsan, herkesin arzu ettiği kriterlere uyum sağlayabilme potansiyeline sahip olmayan bir canlıdır.

Canlı cansız arzu edilen her bütün için zihnimizden çıkan tinsel ve maddesel kriterler vardır. Şahısların bunlara adapte olmalarını sağlamak esasen kendimizi kandırmakla birebirdir. Çünkü hiçbir canlı ya da cansız varlık, zihnimizde tasarladığımız kadar mükemmel olamaz. Olsa bile bu herkes için geçerli olmaz.
İki insanın iyi geçinmesi hiç kusursuz olmalarıyla değil, birbirlerinin kusurlarını hoş görmeleriyle sağlanır.
İnsan, arzu ettiğine ulaşamadığı zaman hoşgörülü olmayı da unutur.

Esasen bunun altında imrenmek de var. ''Ben kazanamadım, o zaman onlar da kazanmasın !'' sözü, arzu edilen başarıya ulaşmada tökezleyen insanların kalbine saplanmayı bekleyen hançerden farkı yoktur. Bu şahıslar, sahte hürmetkarane maskelerini zifiri gölgeliklerinde boğmuş, yerine kanlı çivilerden oluşan ama dıştan zarifane gözüken maskelerini takmayı tercih etmişlerdir. Bu sayede insanları kolaylıkla aldatmayı planlamış ve başarı için çıkmakta olan merdivenlerine muz kabuğu bırakmayı amaç edinmişlerdir.
İğneleyici sözleriyle, kin dolu duygularıyla kalbine nakış attığı insanın gözyaşlarındaki acıyı görünce intikam aldığını sanır.

Yüreğindeki vicdanı tereğe kaldırmış, masumiyetini içi tozlu anı defterine gömmüş intikam abidesi insanlar, başkalarının başarıya koşan bacaklarına çember takmasıyla çok büyük bir iş yaptıklarını sanırlar. Onların mutluluk kaynağı, yüzü gülümseyen bir çocuğun masumane bakışları değil; kalbine kazık sapladığı insanların feryat eden simaları olmuştur.
Kalbi kinle dolmuş intikam abidesi, daha dün gök gürlediği zaman annene sığınmadın mı?

Birkaç insanın hayallerini öldürdüğün zaman güçlü bir insan olduğunu mu düşündün yoksa ? Dünya, o insanların meyve bahçesi, senin dünyan ise içi pislikle dolmuş insanların nefesleriyle eskittiği demir parmaklıklardan ibaret. Bir insana karşı galibiyet kurman, sana tüm dünyaya boyun eğdirebileceğini düşündürmesin sakın ! Bu kibir, seni çocukluğuna kadar götürür. İçi kinle dolu bir gök gürültüsüne, hüzünlü bir erozyona bakar. O zaman anlarsın ne kadar güçsüz ve vasıfsız bir canlı olduğunu. Sadece serin bir fırtına bile senin kibrini devirebilir. Bu hâlinle sakın ola dünyasını çiçeklendiren insanların bahçesine çomak sokma.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar