Hayat tecrübelerimden derlediğim uzun süredir yazmayı düşündüğüm bu bencem ile sizlerleyim. Bizim orada bir laf vardır erken evlenmek isteyenler için söylenir bence çok doğru..
Kızlar onu bir şey sanmış gittiği gün usanmış!
Evlilik nedir? İnsanlar neden ve ne için evlenir?
İlk olarak bu konuyu ele almak istiyorum umarım sizlere de faydası olur. Toplumumuz tarafından öngörülen nikah akdinden sonra gerçekleşen karı-koca olma yolundaki aşamadan sonra olan kısma her ne kadar evlilik desek de evlilik sorumluluk demektir. Hem maddi hem manevi açıdan karşındaki insana yetebilmek demektir.
İnsan oğlu günümüz de üremek ve soyunu sürdürmek için evlenir.
Evliliğin mutlu kılınması için sanki tek şart çocuk faktörü gibi görülse de ülkemiz de her evliliğin ilk 5 yıl içinde olan kısmında boşanma oranı çok yüksek yani bir evliliğin temeli oturmadan çocuk da aile üyelerinin arasına eklenince boşanma sırasında velayet sıkıntısı çekilmekte.
Buna yaş farkı evlilik yaşını da eklemeden olmaz
Kaç yaşında evlenmeli bir insan?
Eşi ile arasında kaç yaş olmalı en az?
Bir erkek için ideal evlilik yaşı +28 erkekler bayanlara göre daha geç olgunlaşıyor bu acı bir gerçek 28 yaş üzeri erkeklerin sorumluluk ve aile kurma becerisi daha fazla görülüyor. Ayrıca bir evlilik için arada çok fazla önlü sayı ve katları olduğu zaman ise evlilikler sağlıklı yürüyemiyor.
Eşler birbirini ne kadar tanıyor?
Basit şeyler ile test edilecek şeyler değil bunlar bir insan ile isterseniz 10 sene sevgili hayatı yaşayın, aynı evi paylaşmadan o insanı tanıyorum diyemezsiniz. Bunun için size evlenmeden aynı evde yaşayın da demiyorum,insanda kaybetme korkusu evlenince daha aza indiği için aynı evde yaşar iken daha rahat ve farkında olmadan olağan dışı davranışların esiri olabilir bu yüzden ben eşim olacak kişiyi çok iyi tanıyorum demek bir cahillik olur.
Cinsellik olmadan evlilik olur mu?
Ben eşimi çok seviyorum ama aramız da cinsel münasebet yok? Yoksa yok olur.. Evet ideali bir cümle girişi oldu ama evliliğin temel güdüsü ve %70 i cinsellik üzerine kuruludur. Boşanmaların büyük kısmı şiddetli geçimsizlik başlığı adı altında bunun sonucunda biter.
Akraba eş/dost aile faktörü nerede kaldı?
Kendi akrabalarının hepsini tanımaz iken birde bu sayı çarpı iki katı demek yeri gelir eşiniz o akrabasını bilmez ama siz çok iyi bilirsiniz. Kendi akrabalarınız ile görüşmüyorken birden bir çok akraba çıkar ortaya.. Tamamen tahammül meselesi.. Bunların yanı sıra evliliği ayakta tutan en etmen sebep sadakat ve saygı insan saygı duyduğu herkesi sever.
İster mantık ister aşk evliliği olsun ama ne olursa olsun saygı yuvanızdan eksik olmasın.
Hayat her daim güzel sürprizler hazırlamıyor bizlere ama yine de pembe hayallere kapılıp kendimizi kandırmak yerine gerçeklerle de yüz göz olmak zorundayız evlilik kötü bir şey değil aksine kıymet bilen ile mükemmel hisler. Tamamen özveri tamamen saygı üzerine kurulu bir inşaat düşünün..
Kusurlarınızı görmeye bilip empati duygunuz yüksek olursa her daim kazanan siz olursunuz..
Hep ben diyen bencil birinin hiç bir şeyi olmaz. Evlenmek mesele değil mühim olan sürdürmekte.. Yeri gelince yokluğa yeri gelince bolluğa katlanmak iyi ya da kötü her günün de arkasında kale gibi sağlam durmak işte bu benim demek için sahiplenmek sürdürmek için ise emek gerekir.
Ben kavga eden iki kız gördüğüm zaman dünya üzerinde solunum yapan bütün dişilerden bir süreliğine soğuyorum. Bir kadın sağına soluna bakmadan karşıya geçse ve araba birden durup ona korna çalsa o kadından soğurum. Geçen birisi ağzını kapatmadan esnedi, esnemez olaydı. Kısa süreliğine kadınlardan soğuttu.
Ki çok çabuk soğuyan birisiyim. Hoş bir bayandan en fazla iki hafta hoşlanabilirim, o da nadiren aynı ortamda bulunmamız durumunda. Şimdi sevgilim olacak kişiyle aynı evde kalsam ve onun sabah uyandığında makyajsız leğen suratına tanık olursam değil ondan, komple evlilikten soğurum.
Meraklısı için gerekli not: Ben sabah uyandığımda hiç uykudan uyanmış bir vaziyette gözükmüyorum.
Bir yandan evlenmek ister insan, bir aile kurmak ister; sevincini, hüznünü beraber paylaşabileceği bir hayat arkadaşı ister ama bir yandan da özgürlüğünün kısıtlanmasını istemez. Ki işin kötü tarafı, hesap sorulmasından hoşlanmayan birisiyim. Eve geç geldiğim zaman bana ''Neredeydin?'' diye sorduğunda ''İşim vardı.'' cevabını tarafına arz ettikten sonra bana tekrardan sonu soru işareti ile biten bir cümle kurmamalı.
Ayrıca evliliğe de şu akraba falan karışmasın. Onun ailesi de dahil bizim eve kimse gelmeyecek, sadece dini bayramlarda ve doğumda.
Allah büyük be kuzu, imtihan dünyası işte, başımıza ne gelecek, alnımıza ne yazılmış bilemiyoruz. Allah hepimiz için hayırlı kader yazsın inşallah. inşallah bundan sonraki hayatın öncekinden daha güzel olsun :-)
En İyi Cevaplar