Empatik Bir Hikâye: Dorsen'i Tanımak İster misiniz?

Empatik Bir Hikâye: Dorsen'i Tanımak İster misiniz?

"Benim adım Dorsen ben 8 yaşında bir çocuğum, madenlerden taşlar çıkarırım.

Empatik Bir Hikâye: Dorsen'i Tanımak İster misiniz?

Ne işe yarar bilmiyorum "kobalt"mış adı[bunu ben açıklayayım Kobalt: Manyetik özellikte, metalik bir element. Co sembolü ile gösterilir. İlk defa 1735’te George Brant tarafından elde edildi. Almanca kötü ruh veya cin-gulyabani manasına gelen kobold kelimesinden gelir batarya yapımında kullanılır.] bir alet gördüm bir gün çekik gözlü beyaz bir adamın elinde, uzakta biriyle konuşuyordu, onun çalışması içinmiş, acaba bende annemle konuşabilir miyim o ışıklı aletle?Ölülerin gittiği yerleri arasam onunla, annemde de vardır ondan çünkü cennette her istediğiniz oluyormuş.

Empatik Bir Hikâye: Dorsen'i Tanımak İster misiniz?

Çok çalışıyorum, yağmurda çok daha yoruluyorum, tıpkı Richard gibi, Richard benim en iyi arkadaşım abim gibi, beni çok sever bende onu, buradaki çocuklar birbirlerini çok sever çünkü bizim sevecek başka hiç kimsemiz yok!

Empatik Bir Hikâye: Dorsen'i Tanımak İster misiniz?

Ama büyükler kimseyi sevmiyor, hep kızgınlar, kızıyorlar, dövüyorlar, hiç mutlu olmuyorlar, çünkü onlar mutlu olmak istemiyorlar, biz gülünce bize vuruyorlar, onlarda mutlu olsa bizi de çoktan mutlu olurduk.

Çok yoruluyorum, canım çok acıyor, keşke benimde annem olsaydı ve beni koruyup doyursaydı ama doymak için bir gün çalışmak zorundayım. Günlük 35 kuruşa çalışıyorum, tek isteğim sadece bir gün Richard ve arkadaşlarımla oyun oynamak, bir gün çalışmadan bizi doyursunlar, istiyorum.

Empatik Bir Hikâye: Dorsen'i Tanımak İster misiniz?

Burada benden çok küçüklerde var. Lara var o çok küçük, galiba 5 yaşında eskiden sesli ağlıyordu. Şimdi sessiz ağlıyor, büyükler gibi!.. Biz büyükler sessiz ağlarız yatmadan önce, ya da dayak yediğimizde. Çünkü askerler yorulduğumuzda, çuvalı düşürdüğümüzde, yavaş olduğumuzda bizi dövüyor. Sesli ağlarsak daha çok dövüyor. Askerler çok güçlü, vurduklarında canımız o kadar çok yanıyor ki yüksek sesle ağlamamak için kendimi zor tutuyorum.

Sizin ülkenizde de büyükler böyle mi davranıyor size? Büyükler neden bu kadar acımasız, siz nasıl ağlıyorsunuz, nasıl dayanıyorsunuz?

Bir gün ben de büyükler kadar büyüyeceğim için çok korkuyorum. Umarım onlar kadar kötü olmam ve çocukları, kendi çocuklarımmış gibi kurtarım, siz de öyle yapın!!!

Empatik Bir Hikâye: Dorsen'i Tanımak İster misiniz?

Beni unutmayın, buralara gelmeyin sakın!.. Ama bizim için güzel şeyler düşünün, umarım bir gün çocuklar büyüklerin kötülüklerinden kurtulur."

Dorsen'e kulak verdi gönlüm bu gün... Onun yorgunluktan kıpkırmızı gözleri, gönül kıyılarıma, vicdan balyozlarıyla, derin yaralar açtı. O hayranı olduğumuz medeniyetlerin kendinden olmayan çocukların ölümüyle, çalışmasıyla, kayıplarıyla, mutsuzlukların nedeni ise kendi çocuklarını bolluk içinde mutsuz olmaları içindir.

Gecemizi gündüzümüzü harcadığımız çocuklarımızın, her yıl yeni telefon, tablet, oyuncak istemeleri, bizi daha çok çalıştırmaya itiyor ama çocuklarımızı daha az görmemize neden oluyor. Görmediğimiz, sevip okşayamadığımız, kültür, bilgi ve birikimimizi aktaramadığımız çocuklarımızın, gözlerinin açlığını doyurmaya çalışırken, başkalarının sahipsiz çocuklarını da açlığa mahkum ediyoruz.

Sürçü klavye ettiysem affola.

Empatik Bir Hikâye: Dorsen'i Tanımak İster misiniz?
Cevapla