Evet , Hayat "Bazen" Tatlıdır!

Hayat nasıl da akıyor, ey zaman sen en amansız ve acımasız düşman ki kimseye yenilmiyorsun

Bir günüm bakıyorum da artık bir öncekini mumla aratıyor. Yeni bir günden beklentilerimi yok sayarak, gelecekten hayaller ısmarlamaktan artık vazgeçerek dolduruyorum şu fakir ve zavallı ömrümü.

Hâlbuki o ilk başlama düdüğünü çaldığında kader böyle miydim yahu ben? Nasıl güzel bir heyecanın esiri olan ben, kabına sığmayan o koca yüreğin sahibiydim. Aşk kıvılcımları çakardı gözlerimde her yâri gördüğümde, hayalini bile kurarken kızarırdı yüzüm, ateş basardı tüm vücudumu ve için için titrerdim hep.

Evet , Hayat "Bazen" Tatlıdır!
Ne oldu peki sonra? İşte bir noktadan sonra gülün de dikeni olduğu gerçeği gibi acıda olsa acıtsa da zamanla öğrendim. Siyah beyaz filmlerdeki repliklerden oluşmuyordu sadece hayat. Kimseye ne bir pembe panjurlu ev, ne karşılıksız bir sevda nede masal tadında hayatlar vaat etmiyordu.

Halbuki ben böyle bir dünya hayal etmemiştim ki

Tamam; tozpembe rüyalara dalmadım asla ya da boyumu geçen denizlere asla açılmadım. Her insan gibi haddini bilerek ama gözü kara yaşadım ne yaşanacaksa. Bir adım gitmedim sevgiliye hiçbir zaman aksine koştum, koştum ki o bana uçarcasına bir refleks ile karşılık versin diye. Şimdi dönüp bakınca arkama neye yaradı ne geçti elime diyorum da? Koskocaman bir hiçlik deryasında anmaya ve anlatmaya bile ehemmiyeti olmayan kuru anılar.

Evet , Hayat "Bazen" Tatlıdır!

Artık ben o ben sandığım adam değilim dostlarım, kardeşlerim, eyy Romalılar. Alacakaranlık soğuk bir gecede, sıradan bir muhasebe vakti başım buz gibi yastık da iken önce vicdanımı kaybettiğimi anladım, fark ettim ki ne kadar acıtırsan o kadar değer görüyorsun şu katran karası hayatta. Liseli bir gencin heyecanı ile de yaşasam her sevdamı sonra fark ettim ki top güvenmek ile saflık arasındaki o ince çizgiden çoktan geçip kalemde golü yemişim Sonra sevgim terk etti göğüs kafesimi, bir daha dönmeyeceği notunu da yürek duvarıma çivileyip giderek. Şimdi de gülüşümü ve sanırım insanlığımı son yolculuklarına uğurluyorum. Yoğun bakımda bir hastanın son saatleri gibi manasız evren gibi geniş ve bomboş bir haldeyim.

Evet , Hayat "Bazen" Tatlıdır!
Cevapla