Son zamanlarda gündemde yerini koruyan Beki İkala cinayetinden sonra psikolog ve psikiyatristlere deyim yerindeyse gün doğdu. Öldürülen yaşam koçu her şeyden önce bir anneydi ve arkasında bir çok sevenini bıraktı. Gözü yaşlı bu insanlara "başınız sağolsun" bile diyemeden, eğitimini sorgulayan zihniyetten insanları anlamalarını ve yardımcı olmalarını beklemişiz meğer...
Kimse bir sabah kalkıp "Bugün gidip bir yaşam koçluğu sertifikası alayım." demez
Benim de bir hikayem var elbet. İlk kez bir makalemde size kendimden bahsetmek istiyorum. Ortalamanın üzerinde yaramaz bir çocuktum. Üzerimde var olan yaşam enerjisini ve sevinci dışarı vurmaya çok hevesliydim. Derslerim de çok iyiydi. Hep onur belgeleri alarak tamamlardım dönemlerimi. Bir gün bir psikiyatristin bana hiperaktivite tanısı koymasıyla hayatım alt üst oldu. Beni günlerce ayakta uyutan ilaçlar, aile içi çatışmalar, huzurlu giden iç dünyamda sinir atakları, hormonel bozukluklar, kilo problemi gibi daha yazmaya üşendiğim bir çok sorunla daha 8 yaşındayken karşı karşıya geldim. Bana kırmızı reçete yazacak kadar acımasız olan bu çok ünlü psikiyatri profesörü beni bir gün olsun dinleyip, anlamamıştı. Kafasındaki tek düşünce benim hiperaktif olmam ve bastırılmam gerektiğiydi. Böylece bu kırmızı reçete ilaçları aldığım yıllar yılları kovaladı.
Fiziksel ve ruhsal sağlığım gün geçtikçe kötüye doğru gitti. Ergenliğimde yaşadığım bir çok problem de yanıma kar kaldı. 8 yıl sonra bir gün ilaçları kendi isteğimle bıraktım. Psikiyatristimin haberi bile olmadı. Sağlığıma kavuşmak zorundaydım. Yaşım geçiyordu ve parkta bahçede oynamam gereken yaşları hep yatakta geçirmiştim. Bunu da asilik olarak adlandıran psikiyatristim bu kez de ailemle aramı açacak bir hamle yaptı ve en sonunda hastahaneye yatırılmamı sağladı. Ankara Tıp KLP bölümünde 5 ay yattım. Gerçekten yattım. İğneyle beni günlerce uyuttular. Gözümü açar açmaz yeni bir iğne vuruyorlardı. Böyle böyle 1 sene de tamamen uyuttu beni. Neymiş efendim yaramazmışım! Hastahaneden çıktığım gün değil ilaçları yaşadığım şehri bile terk ettim. Sağlıklı ve normal bir üniversite yaşamaktı tek amacım. Büyük hayallerle başladığım üniversite hayatımda bu kez de ilaçların vermiş olduğu bağımlılık başıma bela olacaktı. Yaklaşık 10 senede psikiyatriste gelip giderken hiçbir sorunum yokken üniversite yıllarında nur topu gibi sorunlarım birikmişti.
Üniversiteyi bitirince bir yaşam koçuna gitmeye karar verdim
Tabi koça başladığım zaman suratı bembeyaz, artık yataktan çıkmaya ve yaşamaya mecali kalmamış, oldukça çaresiz, 130 kilo bir kızdım. Koçum beni 8 haftada ayağa kaldırdı. Gülebildim, yemek yiyebildim, ayağa kalkıp yeniden yürümeyi öğretti bana. Her göz yaşımda yanımdaydı. Egoları yoktu onun. Gerçeği görebiliyordu ve ben çocukluğumdaki beni tekrar buldum. Bu mutluluğu herkese yaşatmak adına bu mesleği seçmeye karar verdim. Hayatımda verdiğim en doğru karar bu. Danışanlarımın insan olduğunu, mükemmel olduğunu hiç unutmadım. Unutmayacağıma da buradan bir kez daha söz veriyorum.
Beki İkala cinayetinin hemen arkasından "Ruh sağlığını bilseydi, bu insanın sorunlu olduğunu fark etmezdi, oh olsun." yaklaşımında bulunan, küçücük bir çocuğun hayatını karartan psikiyatristler mi insan sağlığının bekçisi olmuş?
Her sektörde insan olan da var profesör olan da... Kaldı ki bir kişinin silahlı saldırıya uğramasının meslekle ne ilgisi var? Beki İkala seminerlerine katılan herkesi tanıyor ve hatırlıyor mu? Kitaplarını kimlerin okuduğunu nasıl takip edebilir? Ben kendimden başka bir çok kişiden de psikolog, psikiyatrist felaketleri dinledim. Yaşam koçu felaketleri de dinledim. Herkesin sorunu ve çözümü kendine göre. Kimse bir olaydan yola çıkarak bizim mesleğimizi küçümseyip kötüleyemez. kaldı ki biz yaşam koçları olarak insanların psikolojisini düzelteceğiz diye söz verip, ruh sağlıklarını elinden almıyoruz. Biz yol arkadaşıyız, ilişki koçuyuz, kariyer geliştirmeye yardımcı klavuzlarız... Alanında iyi, karşısındaki hastasının İNSAN olduğunu fark eden, egolarından sıyrılmış tüm psikolog ve psikiyatristleri ayrı tutarak ve onlardan özür dileyerek paylaşıyorum bu yazımı.
Sevgili Beki İkala ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum. Sevgili hocam sizin gidişiniz ve arkanızdan söylenenler hakkında çok sorumlu hissediyorum. Hepimiz (!) çok çok üzgünüz.
Benim Düzgün Giden Hayatımı Bir Psikiyatrist Mahvetti!
Seni anlayabildiğim kadar katılıyorum! Ülkemizde ruh sağlığı bilimcileri hakkında yanlış önyargılarla birlikte onları desteklermişçesine yanlış teşhis ve ilaç müdahaleleriyle şizofreniye intihara sürüklenen tedavi süreçleri rededilemez.. Bir psikiyatristin gizli notları'ydı sanırım isminden emin olamadım🤔 Amerika da ki müdahale sisteminin silsile şeklinde ilerlediğini anlatıyordu imrendim bikez daha.. söylenilecek yakınılacak çok şey olmasına rağmen daha sağlıklı düzenli yarınlar umuduyla eline sağlık...
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Seni anlayabildiğim kadar katılıyorum! Ülkemizde ruh sağlığı bilimcileri hakkında yanlış önyargılarla birlikte onları desteklermişçesine yanlış teşhis ve ilaç müdahaleleriyle şizofreniye intihara sürüklenen tedavi süreçleri rededilemez.. Bir psikiyatristin gizli notları'ydı sanırım isminden emin olamadım🤔 Amerika da ki müdahale sisteminin silsile şeklinde ilerlediğini anlatıyordu imrendim bikez daha.. söylenilecek yakınılacak çok şey olmasına rağmen daha sağlıklı düzenli yarınlar umuduyla eline sağlık...
Teşekkür ederim :)
~Emeğine Sağlık~ 😊
Benim de hayatımı bir psikiyatrist mahvetti 😕
Çok geçmiş olsun :(
Merhaba, size mesaj gönderemiyorum. Rica etsem bana mesaj atabilir misiniz size danışmak istediğim bir konu var.