Kısa boyu, kocaman göbeği, iri cüssesi ve penguen adımlarıyla yaklaştı bara. "Bira" dedi kalın ses tonuyla barmene. "Şişe olsun, bardakta sevmem." Bir hamlede dikti kafasına. Pala bıyıklarını elinin tersiyle sildi önce, ardından işaret parmaklarıyla düzeltti. Üzerindeki parkayı ve kafasındaki bandanayı çıkardı. Oturdu.
Bacak kalınlığında kollarını, pazularındaki, öpüşen iki kafatası dövmesi ile birlikte koydu barın üzerine. Yenisini istedi. Bu kez birkaç yudumda bitirdi. "Bir tane daha" dedi. Barmen biraz ürkmüş ama belli etmez bir çekingenlikle uzattı bir şişe daha. Adam sırtını döndü bar sandalyesi ile birlikte. Gözlerini sahneye dikti. Elindeki yarım bira şişesini kaldırıp, başını hafifçe öne eğerek şarkı söyleyen bayan soliste selam verdi. Ayağa kalktı. Birasını bitirip şişeyi bara koydu. Barmene dönerek "Hesap" dedi. Hesap geldi. Baktı. Bar sandalyesine asılı parkasının ceplerinden çıkardığı metal bozuklukları tek tek saydı önce. Barın üzerine koydu. Tam barmen yaklaşıp paraları alacakken, elinin tersiyle itiverdi paraları. Paralar dağıldı. Barmen içten içe söylenerek ve sadece kendisinin duyacağı şekilde küfürler ederek, dağılan paraları toplamaya başladı.
Parkasını ve şapkasını giydi. Bayan soliste tekrar selam vererek yine o penguen adımlarıyla çıktı bardan. Kapının önündeki Harley Davidson marka motoruna binerek uzaklaştı.
Üç Gece Sonra
Siyah deri yelek ve pantolonlarıyla birlikte, aynı kıyafetleri giymeye özen göstermiş olarak, bu kez sevgilisi ve birkaç motorcu arkadaşı ile birlikte girdiler içeri. İlk güne göre biraz daha derli toplu görünüyordu. Adamın sakalları tamamıyla kesilmiş, bıyıklarındaki fazla kıllar, şekli bozulmadan düzeltilmişti. Yine barın önüne yaklaştılar. "Barmen. İki bourbon. Sek" dedi. Üstlerindekileri çıkarmadılar ve oturmadılar bu kez. Barmen adamı tanıdığını hiç belli etmeden ve ilk günkü çekingenliğinden kurtulmuş bir halde uzattı kadehleri. Ellerindeki kadehleri, birbirlerinin kolları arasından geçirerek bir seferde diktiler kafalarına. "Barmen. Doldur" diye seslendi sevgilisinin gözlerinin içine bakarak. Yeni kadehler geldi. Tokuşturdular ve yine tek yudumda diktiler kafalarına. Barmen elinde bourbon şişesiyle kadehleri yeniden doldurmayı beklerken. "Bırak oraya" dedi adam. Barmen bıraktı şişeyi barın üzerine.
Yaklaşık Yarım Saat Sonra
Bir tek kelime dahi edilmeden bir şişe bourbon, yaklaşık yarım saat içinde, aralardaki öpüşmeler ve kıkırdamalar eşliğinde bitmiş, gitmeye hazırlanırlarken adam barmene seslendi yine. "Barmen. Hesap." Barmen, bu kez metal bozuk paralar ile ödenemeyecek olan hesabı keyifle ve biraz muzurca uzattı. Adam cebindeki kağıt paralardan üç parça uzatarak, "en yakın otel nerede" diye sordu. Barmen paraları alarak, "Sağda 1 km ileride bir motel var" dedi pis pis sırıtarak.
"İntikam zamanı" diye geçirerek içinden, kule gibi yaptığı bozuk paralardan oluşan yüklü miktarda para üstünü bara bıraktı. Tam adam uzanıp da alacakken, bu kez barmen elinin tersiyle iterek yerlere dağıttı yine paraları.
Adam önce barmene baktı. Sonra kafasını tutup kendine çekerek kulağına fısıldadı.
Afedersin ama calinti kokuyor incisozlukteki barmen hikayesi betimlemeler yapmissin ve sonundaki bir bira daha ver kismi yerine ustu kalsin eklemissin olmamis
Bir barmen fıkrasıydı. yeniden kurgulamaya çalıştım. Hikaye bu kadar. "Devamı gelmeli" den kastınız yazılarım ise, onlar yıllardır var ve elbette hep devam edecek.:) Teşekkür ederim ilginize.
Saygı duyarım. Ancak espri yapmadım. Beğenmediğiniz ve "bu da hikaye mi" anlamında bir eleştiri getirdiğinizi düşünerek, gerçeği söyledim. Gerçekten bir fıkra bu. Ben yeniden kurgulamaya çalıştım. Teşekkür ederim ilginize. Size de iyi günler. :)
Beyefendi beğenmedim gibi bir kelime duydunuz mu siz bu yazimdan algilamaniz bu şekil mi oluyor? basit bir soru sordum size ama liseli bir çocuk gibi soğuk bir espiri tarzı cevap verdiniz hiç hoş değil bu tarz yaklasiminiz.
En İyi Cevaplar