İyi geceler dostlarım.
Bana kalırsa, bir toplumun kalitesini belirleyen kadındır. Çünkü bu toplumdaki erkekler bir kadın tarafından yetiştiriliyor. Bu da demek oluyor ki, bilinçsiz ve zayıf bir anne tarafından yetiştiril-eme-miş erkek, topluma faydalı bir birey olamayabiliyor. Ve bir toplum, kelebek etkisiyle beslenir. Bilinçli bir birey, bilinçli başka bir birey demektir. Ve bilinçli bir toplumu oluşturacak şey de, bilinçli bireydir. Bilinçli bireyi oluşturacak olan şey ise, bilinçli bir annedir. Velhasıl kelâm; kız çocuklarının eğitimi bazı şeylerin temelidir..
Kız çocuklarına hiçbir şekilde eğitim vermemek, gelecekte bilinçsiz anneler olmalarına sebebiyet vermektedir.

Velev ki bir kız evlâdınız var. Ve siz bu evlâdınıza gerekli eğitim ve öğretimi vermediğiniz müddetçe, o kız çocuğunun gelecekte bilinçli bir birey olmasını beklemeyin. O çocuk cehaletle büyüyecektir, çocuklarına aynı cehaleti aşılayacaktır ve bu, böylelikle kelebek etkisi gibi nesilden nesile aktarılacaktır.
Ayaklarının üzerinde durabilen bir kadın yetiştirin!

Yetiştirin ki, gelecekte eğer evlenirse, kocasına bağlı olmadığını bilsin. Haklarının farkında olan bir kadın yetiştirin ki, bir erkeğin boyunduruğu altında yaşamasın. Akabinde attan inip eşeğe binmesin... Nil Karaibrahimgil'in de dediği gibi; kendi atı olsun.. Böylelikle ülkedeki kadına karşı yapılan haksızlığın önüne geçebiliriz. Nitekim kendi ayakları üzerinde durabilen bir kadının yetiştirdiği erkek çocuğu da, kadınların haklarının farkında olacaktır.
UnutmayIn ki, çocukları anneler yetiştiriyor...

Siz bir kız çocuğunu cahil yetiştirirseniz, bu bir neslin cahil yetişmesi anlamına gelecektir... Eğer ki bilinçli bir toplum istiyorsanız, işe bilinçli bireyler yetiştirerek başlamanız gerekir. Siz bir kız çocuğuna, GÜÇLÜ olduğunu öğretirseniz eğer; o kız çocuğu güçlü yetişir. Ve güçlü bir kadın demek, güçlü bir kız çocuğu daha demektir. Ve güçlü kadınlar da güçlü bireyler; dolayısıyla güçlü bir toplum anlamına gelecektir.
Kız çocuklarınızı eğitin ki, eşitlikçi bir toplum oluştursunlar

Ben bir feminist olarak (erkek-kadın eşitliğini savunmak anlamına gelmektedir) erkekler kadar, kadınların da hakları olduğunu düşünüyorum. Yani dişi bir birey, aile içerisinde, toplum içerisinde söz hakkı sahibi olabilmelidir. Kendi ayakları üzerinde durabilmelidir. Bu, erkeklerin üzerindeki yükü de hafifletecektir. Bir erkek, kendisini sürekli hem karısına hem çocuğuna bakmak zorunda hissetmeyecektir zira eşinin desteğini alacaktır. Bu da onun üzerindeki büyük bir psikolojik baskının kalkması demektir. Ya da başka bir erkek, kadının üzerinde hakimiyet kuramayacaktır çünkü bilecektir ki, o kadın ona bağlı değildir. Yani evliliklerde, hayat gerçekten müşterek olacaktır..
Okuduğunuz için teşekkürler.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar