Empati: Farklı Bir Bakış Açısı

Bu düşüncelerim ilk olarak üniversiteyi kazandıktan sonra değişmeye başladı. Farklı bir bakış açısı kazanmamı sağladı üniversite yıllarındaki yaşamım.


Farklı bir şehre gidip tek başıma ilk defa yaşamaya gittim ve ilk senemi yurtta geçirdim ve ilk defa yurtta anladım kadınların günlük işlerinin ne kadar zor olduğunu. Yurtta çamaşırlarımı kendim makineye atıyordum kendim asıyordum ve kendim ütülüyordum. Yatağı kendim toplayıp yine kendim değiştiriyordum nevresimleri falan vs vs.

Empati: Farklı Bir Bakış Açısı


İlk olarak bunların ne kadar zahmetli bir iş olduğunu öğrendim. Ama rahatlık battı sanırım kalktım ikinci senemde arkadaşlarla özel eve çıktım. Aslında yurdun şartları da biraz sıkıntılıydı ama en çok da bir evi nasıl geçindirebilirim ilerde başımdan bir evlilik geçecek nasıl olsa her insan gibi. Ev ortamını falan görmek istedim, tecrübe etmek istedim; bir ev nasıl geçindirilir diye. İyi ki de çıkmışım çünkü çok şey öğrendim. En basitinden eldeki paranın nasıl bu kadar çabuk tükenebileceğini. Eve çıkmasaydım eğer herhalde bunu ancak evin reisi olduğum zaman öğrenebilirdim.




Mesela her sabah kalkıp kahvaltı hazırlamayı öğrendim, ütü yapmayı, akşam yemeği yapmayı, bulaşık yıkamayı, çamaşır yıkamayı, evi süpürmeyi, camları silmeyi, ekmek almayı, alışveriş yapmayı, elektrik ve su faturalarını ödemeyi, kirayı ödemeyi, aidat ödemeyi ve daha bir sürü şey.



Şaşırdım biliyor musunuz? Çok şaşırdım bir kadın sadece bir kadın bu kadar şeye nasıl yetişebiliyor diye sordum kendime?


Ama sonradan anladım ki kadınların yaptıkları bunlarla sınırlı kalmıyor.


Her sabah kocasından önce kalkıp kahvaltısını hazırlıyor elbiselerini de aynı şekilde, ondan sonra çocukları için ayrı bir kahvaltı hazırlıyor, elbiselerini giydirip onları okula gönderiyor. Yeri geldiğinde okula gidip veli toplantılarına katılıyor onların ödevlerine yardımcı oluyor, onların her biriyle özel ilgileniyor dertlerini dinliyor sorunlarına çözüm arıyor, biri hastalandı mı içi cız ediyor çocukları için çoğu şeyden feragat ediyor. Kocasıyla ayrıca ilgileniyor. Ütü yapıyor bulaşık yıkıyor yemek yapıyor. Yeni doğan bebeğini doyuruyor, gecenin köründe, uykunun en tatlı yerinde bebeğinin ağlamasına o uyanıyor ve sadece o ilgileniyor.


Empati: Farklı Bir Bakış Açısı

Üstüne bir de çocuklardan biri o akşamki yemeği beğenmediği için farklı bir yemek hazırlıyor onun için, alışverişe çıkıyor evin tüm nizamını o sağlıyor. Bu yetmezmiş gibi çocuklarının ergenlik kaprislerini çekiyor ama buna rağmen sesini çıkarmıyor her ne kadar kızsa da onlara kıyamıyor. Bazen kocası kızıyor ondan tepki görüyor. Bazı kadınlarda ne yazık ki dayak yiyebiliyor. Bu kadar şeyin arasında sırf küçük bir şeyi atladığı için -örneğin yemeğin tuzu neden eksik- hunharca dövülüyor. Gülmeyin bunlar ve daha beteri ülkemizde olağan durumlar. Bazıları ise öldürülüyor. Evet yanlış duymadınız sırf eşinden şiddet gördüğünden veya farklı bir nedenden ayrıldığı için öldürülüyor, hem de çocuklarının gözü önünde. Maalesef ki öldürülüyorlar. Kadın cinayetleri o kadar çok ki ülkemizde…


2012-2015 yılları arasında Türkiye'de 5 bin 406 kadın öldürüldüğünü biliyor muydunuz?
Empati: Farklı Bir Bakış Açısı


Bunlar sadece evdeki sorunlar. Bir de sosyal hayattaki baskıyı düşünelim, dış etkenleri. Dışarı çıkar çıkmaz tüm abaza pislikler gözlerini onlara dikiyor. Sanki hayatlarında hiç kadın yokmuş hiç kadın görmemiş gibi. Sanki hiç annesi ve kız kardeşi yokmuş gibi, onlara da aynı şekilde bakılamazmış gibi. Kadınlara yiyeceklermiş gibi bakıyorlar… İçlerine düşecekmiş gibi...


Ve bu bakanların büyük çoğunluğu evli ve yaşını başını almış kişiler. Ben şahsen öylelerini görünce erkekliğimden utanıyorum. Ciddi söylüyorum yerin dibine geçmek istiyorum. Bunun birçok örneğine şahit olmuşluğum da var.



Adam evli bir de kız çocuğu var, hem de kalbinden rahatsız. Ama buna rağmen kalkıp kendinden 10-15 yaş küçük kızların numarasını alabiliyor, onlarla yatıp kalkabiliyor.



İşin gülünç yanı ne biliyor musunuz? Gelip bunu bana anlattı, hem de gülüp övünerek.


Ben mesela hiçbir kıza bakmam yolda yürürken. Arada gözüm kaymıyor değil ama çok nadir o da. Olsun o kadar.


Bununla ilgili küçük bir anım da var. Üniversitedeyken bir gün okulun orada geziniyordum. Akşamdı, karanlık çökmüştü. Benim gözlerim de uzağı pek net görmüyor. Her neyse önüme bakıyordum ilerde iki bayan geliyordu. Öğrenci sandım. Bakınca sadece kız olduklarını görebiliyordum yüzlerini seçemiyordum. Neyse yürümeye devam ettim, tam yanlarından geçecekken -o tarafa hiç bakmıyordum- biri iyi akşamlar V…. diye seslendi.



Afalladım bir an için sesin olduğu yöne bakınca bizim derslere giren bayan bir hoca olduğunu gördüm ve bana dedi ki hayrola selam sabah yok mu öyle geçip gidiyorsun ne diyeceğimi bilemedim hoca da anlamış olacak ki iyi akşamlar diyip gitti bende sadece iyi akşamlar hocam diyebildim ve yoluma devam ettim.


Başkalarına bakmamamın birkaç nedeni var. Mesela empati kurmayı çok seviyorum.


Empati kurunca kızların erkek bakışından ne kadar rahatsız olduklarını anlayabiliyorum. Ben bir erkek olarak rahatsız oluyorken onlar nasıl rahatsız olmasın ki… Sonra benim de kız kardeşim var mesela ben başka kızlara baksam benim açımdan sorun olmaz ama benim kız kardeşime bakılınca sorun olur. Eee dedim kendi kendime mademki sen kendi kız kardeşine bakılmasını istemiyorsun neden başka kızlara bakasın ki? Ayrıca ben öyle büyüdüm. Biraz da utangaçlık var.


Çirkin bakışları, tacizleri geçecek olursak. O kadar çok zorluk yaşıyor ki kadınlar. Bazıları 3 kişinin hışmına maruz kalıp yakılıp bıçaklanarak ormana atılıyor bazıları aile içi tacizlere maruz kalıyor bazıları evde babasından şiddet görüyor. Bazıları ise öz abisinin tecavüzüne uğruyor. İşte böyle bir ülkede yaşıyoruz.


Böyle bir ülkede kadın olmak gerçekten çok zor.


Empati: Farklı Bir Bakış Açısı

Anlamıyorum bu kadınlar bu kadar kötülüğü hak edecek ne yaptı.


Bu kadar haksızlığı görüyorum ve gördüğüm için de eşime şu şekilde davranmayı düşünüyorum; Mesela ev işlerinde elimden geldiğince yardımcı olacağım. Yeri geldi mi yemek yapacak yeri geldi mi bulaşık yıkayacağım. Olacak çocuğumuzla ben de ilgileneceğim. Sofrayı hazırlarken ben de ona yardım edeceğim. Ona hizmetçi muamelesi yapmayacağım. Çünkü ben onu hizmetçi olarak almayacağım. O eğer bana hizmet ediyorsa sevdiğinden dolayıdır bu. Hiçbir mecburiyeti yok onun. Tabi cinsiyetlere göre belli statüler verilmiş ama abartılıyor bu durum fazlasıyla.


Empati: Farklı Bir Bakış Açısı

Daha sonra elalem denilen gereksiz topluluğu dinlemeyeceğim. Kim ne diyorsa desin. Onunla birlikte bütün sosyal aktiviteleri yapacağım. Onunla çarşıya çıkıp birlikte alışveriş yapacağım hem de seve seve, alışverişe kadınlarla gidilir mi diyenlere inat. Onunla oturup kitap okuyacağım mesela gözlerine bakarak şiirler okuyacağım, birlikte şarkılar söyleyeceğiz. Ona değer vereceğim anlayacağınız. Çok değer verip çok seveceğim.


Çünkü Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) dediği gibi; “Kadınlar size Allah’ın emanetidir.”


Ben o emanete ihanet etmeyeceğim. Ona sadık olup onu sonsuza kadar seveceğim ve ezdirmeyeceğim.


Bir yerde okumuştum, çocukları sevindirmenin en etkili yolu onların annelerini çok sevmekmiş. Ben onların annelerini çok seveceğim…


Empati: Farklı Bir Bakış Açısı

Empati: Farklı Bir Bakış Açısı
Cevapla