Mezuniyet kına gecesi için iki kere mekan değiştirdik, ben başlarda gidip gitmemek konusunda çok kararsızdım. Gece yaklaştıkça kararım kesinleşti, gitmeyecektim. Sevmediğim insanlar vardı ve onlarla aynı ortamda bulunmak istemiyordum. Geceye bir kaç gün kala, geceyi düzenleyen arkadaşımın hatırını kıramadım ve gittim. Gittiğimiz mekan cadde üstü bir yer olmadığı için pek bilinmiyordu. Aile işletmesi gibi bir cafeydi.

Fena bir yağmur yağıyordu
Mekana en geç gelenlerdendim, yağmur dolayısıyla taksi beklemek zorunda kalmıştım. Geldiğimde kızlar eğlenceye başlamışlardı bile..

Her şey iyi hoş güzel devam ediyordu. Yağmur yağdığı için kapıdan nasıl girdiğimi hatırlamıyorum, hızlı girmiş olmalıyım ıslanmamak için. Şemsiyemi kapatıp kapının önüne bırakmıştım. Ankara havası, horon, roman havası derken baya dalgın olduğum bir anda mekan sahibinin karısı yanıma geldi, kadın arkadaşlarımdan birine beni sormuş, içeri girer girmez bana kanının ısındığını söyledi, hemşehri çıktık :D bir köşede muhabbet ederken zaman bayağı geçtiği için mekandan ayrılmak zorunda kaldım. Numarasını verdi görüşecektik.
İki hafta sonra ancak arayabildim

Ve bugün görüşebildik :) Eşinin sahibi olduğu cafeye gittiğimde ilerleyen saatlerde olacakları tahmin etmemiştim. Çok misafirperver ve tontiş bir abla. Çok sevdim. Oturup koyu bir muhabbete daldık.
-Sen buraya ilk geldiğinde çok kanım kaynadı sana, kan çekti resmen. Görümcem ve arkadaşımla oturuyorduk, arkadaşım oğluna kız arıyordu seni görünce bak bu kız çok güzel maşallah bunu alalım senin oğlana dedim. Elbiseni çok beğenmiştim o gece, çok yakışmıştı ballisi (karadenizliler bilir bu kelimeyi :) )
Ben söylediklerini tebessüm ederek dinliyordum, o anlatıyordu. Nerdeyse beni evlendirecek noktaya geldiği için müdahale etmek zorunda kaldım :D
-Sevgilin var mı ?
-Evet, sevgilim var :)
Sevgilim var demek zorunda kaldım, aksi durumda biriyle tanışmak zorunda kalacaktım ki istemiyordum. Tabi bunu söyledikten sonra nereli, neresinden, nerde yaşıyor .... ? gibi sorular ard arda geldi.
O gece mekanda bir kına gecesi organizasyonu varmış. Nergis abla yalnız olduğu için ona yardım etme teklifinde bulundum, zor kabul etti tabi ama otursaydım içim rahat etmezdi.
Karşılıksız yapılan şeyler insanı mutlu ediyor

Bağladım önlüğü, başladım işe. Önce yıkanması gereken bulaşıklar vardı onları hallettim. Mekana gelen kadınlar çocuklarını da getirmişti. Hepsinin yaşı 2-5 arası değişiyordu, daha büyük çocuk yoktu. Çocukları çok seviyorum, onlarla balon uçurdum, top oynadım, tost yaptım onlara :D Nergis ablanın oğluyla arkadaş oldum, 11 yaşında çok tatlı bir çocuktu. Bol bol soru yağmuruna tuttu beni.
Benim için çok eğlenceli bir kaç saatti. Hayatımda hiç çalışmamış biri olarak tecrübe de edindim biraz.
Gecenin sonuna doğru kadınlar yavaş yavaş mekandan ayrıldılar, benim de artık gitmem gerekti. Nergis ablanın yüzündeki minnettarlığı görmem tüm yorgunluğumu aldı.
Karşılığını düşünmeden insanları mutlu etmenin paha biçilemez olduğunu gördüm. Ben de çok mutlu oldum. O ablayla karşılaşmamın tesadüf olduğunu düşünmüyorum, zira iki kere mekan değiştirdik ve ben çokça fikir değiştirdim gidip gitmemek konusunda. İyi bir dost edindim, iyi ki tanımışım.
Şimdi napıyorum, gelinin kuruyemişini yiyorum :D afiyet olsun bana.
Okuduğunuz için teşekkürler.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar