Feminist Bir Bakış Açısıyla Reklamcılık ve Reklamcılığın Toplum Üzerindeki Etkisi

Evet arkadaşlar bu sefer ki bencemde reklamcılığın kadın ve kadın vucüdu ile olan ilişkisine yönelik bir şey yazmaya çalışacağım. Bencemin kaynağı Jean Kilbourne'ın Killing Us Softly 4 adlı videosu olacaktır. Ben daha çok videonun analizi ve Türkçe'ye yorumlanması üzerine bir bence yazmış olacağım. Yani videodan bağımsız bir şey yazmayacağım. İyi okumalar ^_^



*Başlamadan önce de ufak bir dipnot düşmek istiyorum. Yazımda sürekli kadınlarımız diyeceğim ama bu içeriği 18 yaşından küçük bireyler hakkında düşündüğümüzde kızlarımız olarak demek istediğimi anlayınız lütfen. Kafanız başka yerlere gitmesin, olay sadece yaş ile alakalı.


Günümüzde çoğu insan reklam izlerken şöyle bir ifade de bulunuyorlar;


"Ben reklamları izliyorum ama reklamlar beni etkilemiyor."


Böyle bir şey pek mümkün değil arkadaşlar. Çünkü reklamların çoğu bize direk ulaşmayı hedeflemezler. Reklamlar her yerdeler; otobüsler, binalar, billboardlar vs. Her zaman bilinçaltımızı hedef alırlar. Advertisement Age'in yöneticisine göre;



"Reklarım sadece %8'i aktif bilincimiz tarafından algılanıyor. Geri kalanı beyinimizin derin kısımlarında işleniyor."



Ve arkadaşlar bizim bugünkü dünyamız tamamen bir reklamlardan oluşan bir okyanus. Eğer bir toxic bir ortamda sürekli bulunursak ne olur? Belli bir yerden sonra vucüdumuza nufüz etmeye başlarlar. Reklamlarda böyle, sürekli reklamlarla dolu bir okyanusun içinde yüzen bir balık olduğumuzdan biz, reklamlar belli bir süre sonra vucüdumuza nufüz ediyor. Ve şunu da belirtmeliyim ki; Reklamlar kar etme güdüsüyle, sağlımızı ve bizim kendimizi iyi hissetme duygumuzu kurban ederler. Reklamlar sadece ürün satmıyorlar. Reklamlar değer yargılarını, görüntüleri, c*nsellik, aşk ve başarı kavramlarını ve en önemlisi de "normallik" kavramını satarlar.



Yani aslında reklamlar bize kim olmamız gerektiğini satıyorlar. Öyle de değil mi ama zaten? Reklamlar mankenler kullanarak kadınlara ve kızlara güzellik kavramları satmıyor mu? Kadınlar çok küçük yaşlardan itibaren televizyonda gördükleri karaktere benzemek istiyorlar. Bu yüzden de günümüzde su estetik ameliyatlarını çok daha sık duyar olduk. Ve kadınlarımız bu figürlerin sahip olduğu özelliklere ulaşamadığında ise utanç ve suçluluk hissediyorlar.



Ama burada ki problem; başarısızlık kaçınılmaz. Çünkü reklamlar gösterilen güzellik anlayışı kesinlikle ama kesinlikle mükemmel kusursuzluk üzerine dayalı.


Reklamcılık ve Reklamcılığın Toplum Üzerinde ki Etkisi (Feminist Bir Bakış Açısı)


Bu resimde mesela, kadının suratında en ufak bir kırışıklık, leke izi ya da yara izi bulunmuyor. Bunları geçti, yüzünde gözenekler bile yok. Ama arkadaşlar işin ironik kısmını söylemek gerekirse, bu resmin sahibi bile eminim böyle görünmüyordur.


Feminist Bir Bakış Açısıyla Reklamcılık ve Reklamcılığın Toplum Üzerindeki Etkisi

Süpermodel Cindy Crawford bir keresinde " Keşke Cindy Crawford gibi görünseydim." demişti.


Benzemiyordu. Benzeyemezde. Çünkü bize reklamlar sunulan güzellik anlayışı aslında yılların kozmetik ve bilgisayar alanındaki gelişmeleriyle ortaya çıkan bir şey. Magazin dergilerinin kapaklarını süsleyen o çok güzel suratlar aslında bir kişinin yüzü değil. Kaç kişinin yüzünden alınmış parçalarla ortaya çıkan mükemmel bir surat. Yazımın sonunda atacağım youtune linkinde 6. dakikadan sonra 8. dakikaya dikkat ederseniz aslında ne demek isteyeceğimi çok iyi anlayacaksınız.


Resim 1


Feminist Bir Bakış Açısıyla Reklamcılık ve Reklamcılığın Toplum Üzerindeki Etkisi



Resim 2
Feminist Bir Bakış Açısıyla Reklamcılık ve Reklamcılığın Toplum Üzerindeki Etkisi


Gördüğünüz gibi Keira Knightley'in (1. Resim) g*ğüs kısımları aslında bilgisayar dokunuşlarıyla büyütülüyor. 2. Resimde de kaşlar düzleştirlmiş, çene daha düzgün bir şekilde yerleştirilmiş, ten rengi temizlenmiş ve boyunda ki çizgiler kaldırılmış. Yani doğal görünümleri bu değil. Ama kadınlarımız kendilerini sürekli bilinçaltında bu kişilerle kıyaslıyorlar ve buna ulaşmak için hayatlarından çok şey feda ediyorlar. İşin en iç burkan yanı ise araştırmalar bunun kadınlarda özsaygı yitime sebep olduğunu gösteriyor, çünkü asla buna ulaşamıyorlar ve ulaşamazlar da. Cindy Crawford bile kendisi olamıyorsa, bir başkası nasıl bunlar olabilir?


Ayrıca reklamlar aynı zamanda kadın vucüdunu organlarına indirgeyebiliyorlar veya nesneleştirebiliyorlarda. Ve bu yapılan da aslında kadına yönelik şiddeti pasif bir şekilde destekliyor. Çünkü bir insanı bir şeye indirgemek, ona yönelik olan şiddeti meşrulaştırmanın ilk yoludur. Bir insanı, insanlaştırırsan, ona yönelik şiddette kaçınılmaz olacaktır. Bu adımda arkadaşlar zaten atıldı ve halen atılmaya devam ediliyor.




Burada ki reklamda mesela kadın vücudu bir bira fıçısına çeviriliyor. Yani artık bir insan değil. Amerika'da lisede sürekli parti veren bir çocuğun bundan başka ne hayali olabilir ki? Amerikan Pastası'nda falan görmüşüzdür, biralar böyle "keg" lerle geldiğini.


Aynı zamanda kadın vücudu malların satılması içinde bir araç olarak kullanılıyor ve bu konuda en çok kullanılan kadın organı ise şüphesiz; "G*ğüs kısmı


Mesela aşağıda ki reklamdan bir sahneyi kısaca inceleyelim;


(Görüntüyü nette bulamadım o yüzden videodan alıp, paint ile oynadım biraz. Paint skill: over 9999+ :D )


Feminist Bir Bakış Açısıyla Reklamcılık ve Reklamcılığın Toplum Üzerindeki Etkisi

Mesela reklamda diyor ki " Dünyaki en güvenilir olta ipi, misinası".


Satılan ürün; misina


Kullanılan araç: Kadının bir parçası


Alıcı hedefi: Erkekker


Noluyor böylelikle, belli bir alıcı kesimine ulaşmak için kadınlar vucüt parçalarına ayrılıyorlar ve artık bir tam olarak görülmüyorlar. Kaba bir tabir ile amaca hizmet eden et yığınları oluyorlar. Ve en kötüsü bu değil arkadaşlar.


Gelelim en kötüsüne. Reklamların kadınların kendi vücutlarında modifiye yapmasını isteyecek noktaya bile gidebiliyor.


Feminist Bir Bakış Açısıyla Reklamcılık ve Reklamcılığın Toplum Üzerindeki Etkisi

Eski bir reklam olsa da reklam da " Kocanız sizden keşke daha büyük g*ğüslere sahip olmanızı ister miydi?" diye soruyor. Ve reklamın size ne demek istediği de orata aslında. İstemiyorsa gelin biz bu problemi halledelim. Peki bu sorunlu olan bir şey mi ki hallediliyor?


Cevap: Hayır. Ama reklamlar bunu yapar. Size kendini başta kötü hissettirir ki, size o ürünü satabilesin. Bunu Türkiye'de bile başka reklamlara kendiniz bile uygulayabilirsiniz. Açın televizyonu 3-5 reklam izleyin ve deneyin. Göreceksiniz ki bazılarının yapmaya çalıştığı ilk şey sizde bir şeyin eksik olduğu hissiyatını yaratıp, sizde onu almaya yönelik bir istek yaratacaktır. Başka yöntemlerde var ama bu konunun içinde yer almıyorlar bugünlük.


Reklamlar bize güzellik anlayışı satarken ve onu normalleştirirken aslında bir şey daha yapıyorlar. Çirkin olanlarla ise de dalga geçiyor. Magazinlerde yine her gün görüyorsunuzdur belki, ünlüler ve onların selülitleri. Bunlar bize aslında farkedilmeden "no-no" olarak yansıtılıyor. Yani olmaması gerekenler olarak.


Aslında bunun etkileri biz bu sitede görüyoruz diyebilirim. Nasılım kategorine baktığınızda sürekli özellikle kızlarda ama oğlanlarda da bazen şu endişe var " Lütfen eleştirirken sert olmayın." ya da sürekli bir güzel-yakışıklı görülme isteği. Ve nadiren kendilerinde, kendini beğenme gibi bir olay. "Çoğu çirkinim biliyorum ama ...." ile başlıyor. ya da kendilerinin karakterinden ziyade fiziklerini ortaya koyuyorlar.Halbuki vücut dediğimiz şey rafta sergilenen, bir cisim değildir. Kişinin karakteri ve oturuşuyla bir olmuş bir olgudur.


Bencemde sürekli Amerikan reklamlarını kullanmama rağmen aslında Türkiye'de olan etkilerini bu siteye nasıl yansıdığına dair belki biraz uzaktan ama yine de bir örnek bile verebildik.


Unutmayın arkadaşlar, özellikle kadın arkadaşlar, siz halinlizle güzelsiniz. Tüm insanlar sevilmeye değerdir. Laruel Paris'in saç bakıma setine değer değil.


Feminist Bir Bakış Açısıyla Reklamcılık ve Reklamcılığın Toplum Üzerindeki Etkisi

Ne yani sen buna mı değiyorsun altı üstü?



Reklamların bir ürünü satmak için yapmayacağı şey yoktur;


Feminist Bir Bakış Açısıyla Reklamcılık ve Reklamcılığın Toplum Üzerindeki Etkisi


Erkek arkadaşım bana, beni zekam için sevdiğini söyledi. Hayatımda hiç bu kadar aşağılanmamıştım.



Biraz uzun bir bence oldu. Ama ben eğlenirken çok eğlendim çünkü bunların birazını bile size ulaştırabilmek benim için bir zevktir. Bencem videonun ilk 10-15 dk lık kısmını ele alıyor. Videonun ileri kısımlarında ise reklamcılığın, özellikle modellik ajanslarıyla kızlarda anoreksiyayı teşvik ettiğini de görebilirsiniz. Umarım severek okumuşsunuzdur.



#Grimmjow256



Videonun orjinali: Woman and Advertising

Feminist Bir Bakış Açısıyla Reklamcılık ve Reklamcılığın Toplum Üzerindeki Etkisi
Cevapla