Ben Neden Zengin Biri Değilim?

Birçoğumuzun söylediği ve sitem ettiği sözlerin başında gelir bu "Ben neden zengin değilim" lafı. Aslında çoğumuz zenginiz ama sadece farkına varmıyoruz. Çoğumuzun yaşam koşulları başkalarına göre daha iyidir.



“Şikayet ettiğiniz yaşam, belki de bir başkasının hayalidir.” Tolstoy




En büyük zenginlik "sağlık" değil de nedir ? Bunu göz ardı etmemek lazım. Çünkü dünyada herkes eşit şekilde değildir. Bu yüzden her zaman şükür etmek lazım. Bir ayakkabımız daha yok diye ne için isyan ederiz ki ? Ayakkabıyı giyecek ayağımız var. Peki sizin şikayet ettiğiniz yaşamla bir yaşamı karşılaştırırsak ne gibi bir sonuç ortaya çıkar ?


Siz hiç günde 1 Dolara yaşamak zorunda kaldınız mı ?


Böyle saçma şey mi olur demeyin. Oluyor. Ve birçoğumuz bundan bihaberiz.



Küresel fakirliğe dikkat çeken aktivist Thomas A. Nazario ile Pulitzer Ödüllü fotoğrafçı Renée Byer ortak bir çalışmaya imza atarak dünyadaki fakirlerle ilgili sıradışı çalışma gerçekleştirdi. İkili, dünyanın en fakir alanlarını ziyaret ederek bir foto-muhabirlik çalışmasına imza attılar ve bu fotoğraflardan oluşan bir kitap yayınladılar: ‘Living on a Dollar a Day’ (Günde Bir Dolara Yaşamak).



Hadi hep birlikte görelim günde 1 Dolara yaşayanlar nasıl yaşamlar sürüyormuş.


Ben Neden Zengin Biri Değilim ?

Sizin beğenmediğiniz o kıyafetlerde,tomarla döktüğünüz elbiseleri giyemeyen minicik bedenler de vardır.



Çok yükseklerde görmemek aslında kendimizi. Bu iki çocuktan biri siz de olabilirdiniz.



Rudra (5) ve kardeşi Suhani (3) Hindistan'ın Dharamsala şehrindeki gecekondularda ailesiyle hayatta kalma mücadelesi veriyor. Kısa bir süre önce 2 kardeş yetersiz beslenme nedeniyle 2 kardeşlerinin ölümüne tanık olmuş.



Ben Neden Zengin Biri Değilim?

Ay Anne-Baba benim niye ıphone telefonum yok ? !



Sitede bazı soruları görüyoruz ki bu sorular insanları bir kez dahi olsa düşündürmeye itiyor. Çünkü bazı kişiler;



Babam bana pahalı telefon almıyor. Ne yapayım ? Kaç saattir ağlıyorum.



Diye sorular soruyorlar. Peki siz gerçekten ağlamanın ne demek olduğunu biliyor musunuz ? Acıdan,yoksulluktan ağlamak nedir bildiniz mi ? Bizler evimizde çalışmazken,rahatlık içinde otururken ve isteklerimiz bitmezken bizden küçük veya bizimle aynı kişiler ailesini geçindirmek için çalışıyor. Bilin istedim. Bir şeyi isterken ne için istediğinizi bilip zaruri bir ihtiyaç mı ona bakın öncelikle.



Elektronik atık sahasında atık ayıklayarak değerli satılabilir parçalar bulmaya çalışan Fati'nin (8) gözyaşının nedeni yakalandığı sıtma.



Bu kadın fuhuş yapıyor. Vay adi kadın!
Ben Neden Zengin Biri Değilim?


İnsanlar hakkında ne kadar da konuşmayı severiz.



Asıl ucuz olan ne biliyor musun? Beş kuruş vermeden savurduğumuz yargılarımız.



Herkes aşağılar,hor görür ama kimse işin iç yüzünü bilmez. (Zevk için yapan kadınlar için onurdan bahsetmiyorum asla). Ama bazen parasızlık insana kötü şeyler bile yaptırabilir. Bu kadına fuhuş yapmayı zorunlu hale getirdiği için. Şimdi kimse demesin eli ekmek tutuyor çalışsın diye. İşte öyle kolay demekle olmuyor. Çok değil yakın zamanda Hatay'da açlıktan ekmek çalan Suriyeli çocukları öldüresiye döven esnaf vardı. Bazen koşullar elverişli olmuyor. Kepçeyle çalanlara ölüm nidaları atanlar kazanlarla çalanlara alkış tutarlar!



Bangladeşli Labone (27) gece mesaisine çıkmadan önce 1 yaşındaki kızı Nupur'u kucağına alıyor.



Çocuklar ölüyor efendiler. Ama ölen insanlık değil insanlıktır!
Ben Neden Zengin Biri Değilim?


Her yıl 4 milyar ekmek çöpe atılıp israf edilirken,pervasızca kimseyi umursamazken çocuklar ölüyor. Bu çaresizliği,göz yaşını hep birlikte yapıyoruz. Dünya devletleri silaha yatırdığı parayı çok görmezken bu çocuklara 1 ekmeği çok görürler. Siz hiç açlıktan ağladınız mı ?



Kuzey Hindistan'ın gecekondularında yaşayan anne Kalpana (20) kucağında 5 aylık bebeğiyle uyurken diğer çocuğu 2 yaşındaki Sangeeta'yı açlığa mahkum etmiş. Bunun nedeni ise Kalpana'nın tüm çocuklarını hayatta tutabilmek için bir çocuğunu ölmesini beklemek.




Siz çocuğunuz ölmesini beklediniz mi hiç ?


Ben Neden Zengin Biri Değilim?


Ama aşkım mutfağımız çok küçük daha büyük bir eve taşınalım mı ?


Başımızı sokabileceğimiz bir evimiz varken,biz hala daha büyük evimiz olmadığı için hırs yapıp,evleri büyük olan insanları kıskanırız. Evinizde yemek pişiyorsa şükretmek lazım. Kavga etmeden zevkle yemek lazım o yemeği.



Romen Viorica Gulie (31) kayınvalidesi Constanta Gulie'ye (58) çorba pişirirken baş ağrısına yenik düşüyor. Gastirit hastası olan Viorica parasızlıktan tedavi olamıyor.



Sağlıklısınız ve çok zenginsiniz. Yaşamın değerini bilin!
Ben Neden Zengin Biri Değilim?


Bu küçük kız bu köhne rutubetli evde tek başına kalıyor. Hayat hiçte adil değildir değil mi ? Notebook yok diye ağlayan çocuklar da var böyle köhne evde yaşama mücadelesi eden çocuklar da.



4 yaşındaki Ana-Maria ailesiyle Bükreş'te tek odalı bir evde yaşıyor. Evde ne elektrik ve su var. Ana-Maria'nın babası geçirdiği safra kesesi ameliyatı ardından enfeksiyon kapmış ve artık çalışamıyor.



Yaşam belki bize güzel şeyler sunmayabilir ama dünya hala dönmeye devam ediyor. Bu çocuklardan,ailelerden biri sizler de olabilirdiniz. Ya da olmayacağınızın garantisi var mı ? Onun için şikayet değil de yardımcı olmak lazım yoksul insanlara ve onları anlamak lazım. Çünkü dünyanın böyle olmasını sağlayan biz insanlarız. Yok oluyoruz,bitiyoruz haberiniz olmadan. Birbirimizi yiyoruz ve kanser hücresi gibi yok edeceğiz birbirimizi. Bırakın artık bu kibri,nefreti dünya çok kısa. Sakın ola zenginliğinizi unutmayın!



Yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldı. "Eski gazeteniz var mı, bayan?" Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim, ama ayaklarına gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandalatler vardı ve ayakları su içindeydi. "İçeri girin de size kakao yapayım." dedim. Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı. Kakaonun yanında reçel ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri.


Onlar şöminenin önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım işleri yapmaya koyuldum. Oturma odasında ki sessizlik dikkatimi çekti. Bir an kafamı uzattım içeriye küçük kız elindeki boş fincana bakıyordu. Erkek çocuğu bana döndü ve "Bayan, siz zenginmisiniz?" diye sordu.


"Zengin mi? Yo hayır!" diye cevaplarken çocuğu, gözlerim bir an ayağımdaki eski terliklere kaydı.


Kız elindeki fincanı tabağına dikkatle yerleştirdi ve "Sizin fincanlarınız ve fincan tabaklarınız takım." dedi. Sesindeki açlık, karın açlığına benzemiyordu. Sonra gazetelerini alıp çıktılar dışarıdaki soğuğa. Teşekkür bile etmemişlerdi, ama buna gerek yoktu. Teşekkür etmekten daha öte birşey yapmışlardı. Düz mavi fincanlarım ve fincan tabaklarım takımdı. Pişirdiğim patateslerin tadına baktım. Sıcacıktı patatesler.


Başımızı sokacak evimiz vardı. Bir eşim vardı ve eşimin de bir işi, bunlar da fincanlarım ve fincan tabaklarım gibi uyum içindeydi. Sandalyeleri şöminenin önünden kaldırıp, yerlerine yerleştirdim. Çocukların sandaletlerinin çamur izleri halının üzerindeydi hala. Silmedim ayak izlerini. Silmeyeceğim de.


Olur ya; unutuveririm ne denli zengin olduğumu...


Siz sakın unutmayın ne kadar zengin olduğunuzu. Ben unutmayacağım.



Dünyanın sorunu aç olan insanlar değildir. Dünyanın sorunu bilinçsizce yapılan tüketim çılgınlığı ve vurdumduymazlığı.

Ben Neden Zengin Biri Değilim?
Cevapla