Düşünsenize hayatı kazanmak gibi düşüncelerle gençliğimizi, en güzel çağlarımızı eğitim maratonunda hiç tanımadığımız bilmediğimiz kişilerle birer yarış atı gibi yarışarak harcıyoruz.

Peki gerçekten bu mu hayat?
Daha sonra o yarışta belirli bir yere geldikten sonra ise bu kez iş hayatında sigortamızı ve fatularımız ödeyebilmek için diğer bir maratona başlayıp koşturup gidiyoruz. Peki gerçekten bu mu hayat? Eğer geniş bir yelpazeden bakarsak ortalama 60 yıllık ömrümüzü bize sunulan ya da sunulacak bir rolü oynamak için mi yaşıyoruz? Daha fazla kazanma hırsı bizleri birer makineye çevirdi bence ve hayali efendilerimizin kölesi haline getirdi.

Daha fazla kazanmak için daha fazla itaat etmek zorunda kalan ücretli köleler.
Halbuki benim için hayat bu sınırsız güzellikerle ve ilginçliklerle dolu dünyayı keşfetmekti. Her gün başka bir yerde uyanmak, hergün yeni birşeyler öğrenmek, kendime yeni birşeyler katmak ve hergünü yeniden keşfetmek olacaktı.

Ama şimdi bomba patlayacak korkusuyla evden bir adım uzağa bide gidemiyorum. Birileri bizden birşeyler çaldı bence ve bu paradan çok daha kıymetli ve paha biçilemez birşeydi "arzularımız".
Şimdi bize atfedilen arzuları tatmaktan başka bir iş yapmayan, herkesin her yerde sürekli birilerine itaat etmek zorunda kaldığı bir cehennemde günümü doldurmaya çalışıyorum.

Yarın uyanıp işe gidecek ahaliye sesleniyorum umarım efendilerinize daha çok para kazandırırken size verdikleri kırıntılarla mutluluk duyarsınız.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar