Gelecek nedir? Bugünden üzerine çalışıp rahata kavuşmak için kurulan temeller mi, yoksa her gece kafamızı yastığa koyduğumuz anda bizi yiyip bitiren kaygılar mı?

Gelecek kaygısını çocukluktan başlayıp hayatımızın her anında buluduruyoruz bir kenarda. Daha iyi bir lise için, liseden sonra daha iyi bir üniversite için, daha iyi bir kariyer için, daha mutlu bir hayat için, hep daha iyi, hep daha iyi... Düşünmekten sıkıldığımız önümüzde uzayıp giden korkulu gelecekten hiç mi hiç kurtulamıyoruz. Daha geçen yıl iyi bir liseyi kazanmak karabasan gibi tepemdeyken, liseyi kazandıktan sonra daha iyi bir üniversite kaygısında buluverdim kendimi bir anda.
Biliyorum, hayatım bir zincir misali eğitimim mesleğimi, mesleğim ise arkadaş çevremi etkileyecek. Sonuçta kaygılarım hep benimle birlikte gelip yine benimle birlikte büyüyecek.

Kaygılarımın boyutları hep değişken olacak. Hatta yeri gelip sık sık 'acaba mı?' derim ister istemez. Bu acabalar içinde farkında değilim ama gelecek korkusu beni içine hapseder.
Aslında tek ben değilim. Hepimiz yapı itibariyle gelecek korkusunu derinden yaşamaya meyilliyiz sanırım. 7'den 70'mize kadar hepimiz bugünümüzü yaşayamadan yarınımızın endişelerini kucaklıyoruz hep.

Yarın diye bahsettiğim korkularla geçecek olan bir geleceğim var. Bu gelecekte üniversiteyi bitirip iş bulamadan evde oturma düşüncesi var bir de.
Al işte korkular listesine iki madde daha ekleniverdi birden... Gelecek önümüzde duran buğulu bir cam gibiyken camı saydamlaştırmak için çok çalışmamız gerektiğinin bilincindeyiz çoğumuz. Ama ne var ki bunun bilincinde olmamız gelecekten korkmamızı engellemiyor. Şu anda hedeflediğim liseyi kazandım ama istediğim üniversiteyi kazanıp kazanamayacağım korkularla birlikte yaşayacağım geleceğimde saklı.

Ama ben biliyorum ki istersem düşüncelerimi pozitife yönlendirebilirim. Kendimi eğitim sahasında koşturan bir yarış atı gibi hissetmek istemiyorum. Yok, yok hayır. Buna hiç gerek yok. Ben gelecekten korkmayıp düzenli çalışarak her şeyi başarabilirim.
Tamam, gelecek kaygılarımı sıfıra indirgeyemem. Ama kendimi motive ederek anın tadını çıkarabilirim. Bu şekilde kuruntulardan ve yorgunluklardan daha az hasarla kurtulabilirim. Daha genel düşünceyle "bilinçli" olmak gerekiyor galiba. Yani her halimi farkında olup fazla kaygılanmamaya çalışmak.
Yaşam çok kısacık bir zaman dilimi... Bu günümüzü gelecek kaygısıyla doldurursak yaşadığımız andan pekte bir zevk alamayız. Onun yerine şöyle düşünüyorum; Ben gelecekten korkmuyorum. Çünkü kendi geleceğimi kendim hazırlıyorum.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar