Sürekli altın günlerinde bulunmak durumunda kalmış biri olarak diyorum ki eğer anneniz, yengeniz, ablanız ya da benim gibi babaanneniz size güne gideceğiz derse;
Ardınıza bakmadan kaçın.
Tabi yemek yemeyi ve dedikoduyu sevmiyorsanız. Zira altın günlerinin vazgeçilmezleri yemek ve dedikodudur. Altın günleri midelerin şenlendiği,hatta dile geldiği naçizane yerlerden biridir. Hele bir de gittiğiniz kişi çalışmayan birazda yaşını almış bir ev hanımıysa,ohh,değmeyin keyfinize. Mideniz uzun zamandır etmediği kadar bayram edecek demektir. Günün sonunda
" O son kısır tabağını yemeyecektim" diye feryat ederken dahi emin olun pişman olmayacaksınız çünkü o son kısır tabağı çektiğiniz ağrıyı sonuna kadar hakediyor olacak. Garanti veriyorum.😊 Allah bu teyzelerimize güç kuvvet versin onlarda bize daha çok pasta börek ve adını bilmediğim ama midemi dile getiren güzel yemeklerden yapsın diyorum ve diğer konuya geçiyorum.

Altın günlerinin asıl kırmızı bülteni;
Dedikodu.
Bu konuda iki lafın belini kırmadan önce, söylemek istediğim bir şey var,o da bu teyzelerimizin hayatımda gördüğüm algısı en açık, en yetenekli insanlar olduğu. Neden diye soracak olursanız, şimdi bu teyzelerimiz kocalarının oğullarının kafasını ponçikleyip,iki ayaklarını bir pabuca sokup toplaşıp tıkışıp olay yerine intikal ediyorlar.
Sonracığıma gidip en yakın kankalarını buluyorlar ve konuşmaya başlıyorlar. Belli olmasada ortamda birbiriyle bağımlı ama aynı zamanda bağımsız ikili bölükler oluşuyor. İlginç olan bu değil.
İlginç olan bu teyzelerimizin,hem kendi en yakın kankalarıyla dedikodu yapabilip,hemde diğer bölüklerin her birinde dönen muhabbeti dinleyebilmeleri,akıllarında arşivleyebilmeleri,aynı anda birde onlara laf yetiştirip yeni bir dedikodu anlatabilmeleri.
Bir de aynı anda o günün altı kırmızıyla çizilmiş herkesin katıldığı, ortada dönen dedikodusuna katkı sağlayabilmeleri. Tabi aynı anda yemek yiyip çay içtikleri gerçeğini söylemeye gerek duymuyorum. Ben bu sırada es kaza mutfakta değilde,onların yanında kaldıysam beyin hücrelerim nöroşirurjik hasara uğruyor, beyin arka lobumda kalıcı patolojik anomaliler oluşuyor, ve nöronlarım sırayla tek tek intihar ediyor. O yüzden diyeceğim şu ki,
Mutfak her zaman evin en güzel odasıdır. 😊

Bu teyzelerimizin bir takdire şayan yetenekleri daha var ki, o da tüm bu istihbarat ağını kontrol ederken hem nöronlarına sahip çıkıp bir de yanlarında getirdikleri çocukları takip edebilmeleri, yemek yiyip yemediklerinden emin olmaları, haylazlık yalan sıpaları iki dedikodu bir çay arasında verdikleri nefes molasında haşlayabilmeleri.

Son olarak diyeceğim bir şey var ki,bu teyzelerimiz ablalarımız siyasete atılsa Amerika'ya pabucunu ters giydirir, İngiltere'yi kendi kazdığı kuyuya düşürür, Rusya'yı kapımızda 'Ne olur bizden doğalgaz alın " diye sıraya dizerdi vesselam. Bu teyzelerimiz tehlikeli,dikkatli olmak lazım.
Okuduğunuz için teşekkür ederim,hatalarım varsa affola😊
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar