Dur! Düşün! Sonra Ateş Et. Her Adım, Bir Kurşun

Dur! Düşün! Sonra ateş et. Her adım,bir kurşun.


Bir adım attım, bir adım daha, bir adım daha...


Nereye? Kime? Neden? Demeden yürüdüm sadece. Durduğumda hâlâ başladığım noktada olduğumu farkettim ve anladım ki insan kendisinden gidemiyormuş.


Dur! Düşün! Sonra Ateş Et. Her Adım, Bir Kurşun


Ne çok insan istiyor gitmeyi, kaybolmayı,her şeyi bırakıp herkesten vazgeçmeyi, ne de kolay sanıyor insan bunu. Ya da biliyor belki de zorluğunu ki gidemiyor asla,o nedenle sözler kalıyor havada;"Gitmeliyim." Oysa neyden gitmek istiyordu ya da neye gitmek istiyordu insan? Muamma.


Dur! Düşün! Sonra Ateş Et. Her Adım, Bir Kurşun


Gitmek kalbi acıtır, gidenin de kalanlarında kalbini acıtır. Çünkü başta dediğim gibi mekan değişir,zaman değişir ama insan değişmez. En güzel gitmek hafıza kaybıyla olur belki de. Insanın kendisinden gittiği tek durum. Tabii ki hafızanızı kaybedin demiyorum,sadece hayatı kabullenin,kaçmak yerine yüzleşin her şeyle.


Dur! Düşün! Sonra Ateş Et. Her Adım, Bir Kurşun


Bence ruhunu terk etmektir gitmek, terk ettiğini sanmaktır. Her gittiği yerde bir parça bırakır insan,sonra, sonra zamanla sadece yaralar kalır insana. Ne acı.


Ve, yakaladım seni... 😉

Dur! Düşün! Sonra Ateş Et. Her Adım, Bir Kurşun
Cevapla