Merhaba arkadaşlar,
Bir başka vladimirpuding yazısıyla hepinize merhaba. Sizlere yazılarımı binlerce kere sosyal medya hesaplarınızda paylaştığınız için teşekkür ederim. Çoğu zaman eğlenceli, bazense düşündürücü yazılar için takipte kalın. Adreslerimi biliyorsunuz.
KızlarSoruyor: https://www.kizlarsoruyor.com/uye/vladimirpuding/
Facebook: https://www.facebook.com/vladimirpudding
İlginiz için sonsuz teşekkürler, sevgiler, saygılar...

Sinema... Veya diğer adıyla Beyaz Perde. Aşık olduğum ve sanat dalları içerisinde belki de en fazla disiplin isteyen kol. Zira içinde fotoğraf, müzik, edebiyat, her şey birlikte barınıyor. Bu sebeple interdisipliner bir sanat dalıdır ve fazlasıyla da kuralcıdır. Peki seyircisinin kuralları?
Siz ne düşünürsünüz bilmem ama ben şahsen gözlemlediğim kadarıyla Türk insanının sinema kültürü çok ama çok kötü bir seviyede. Sinemalara rağbet göstermiyoruz öncelikle. Rağbet gösterdiğimiz filmlerse maalesef sanattan eser taşımıyorlar. Evet, mizah da bir sanat. Hatta çok zor bir sanat. Ancak bizde sinemadan da önce gelen bir "seyirci" problemi var en başta. İnsanlarımız sinemaya gitmiyorlar, gidenlerin de yarısı nasıl davranacaklarını bilmiyorlar. Bu yüzden ben de başınıza gelmiş veya gelme ihtimali olan facia durumları derliyorum şimdi.
1- Kaya arkası koltuk
"Şey bakar mısınız?.. Ben sevgili yanı istemiştim ama kaya arkası vermişler."
En sinir bozucu olan durumdur! Siz biletleri kapar, bütün hevesinizle yarı karanlık salonda düşmemeye dikkat ederek koltuğunuza doğru ilerlersiniz. Sonra yumuşak minderli koltuğa oturup ortamın ambiyansına bırakırsınız kendinizi. Perdede reklamlar dönmektedir. Siz de sevgilinize "Oh valla iyi yer aldık ortadan. Tam karşıdan göreceğiz." dersiniz. İşte o anda, önünüzdeki sıranın baş tarafından bir cisim yaklaşır: Kaya adam!
Kaya adam gelir, gelir, gelir ve tam önünüzde Medine devesi gibi çöker. Bütün dünyanız kararır o anda. Çünkü ekranın yarısı bir anda kayboluverir. Sizse perdede çift başlı insanlar görür, Titanic'de akraba evliliği var zannedersiniz. Birader 14.000 sene geçmiş Taş Devri biteli! İnsan yontar o kafayı biraz! Ya da arkeolojik gerçeğini bilir ve gidip arkadan koltuk alır. Ama yok! Önden de izlemek istiyor arkadaş. Yahu bu kadar düşüncesiz olunur mu?..

2- Yemeye gelenler
En sinir bozucu durumlardan bir diğeridir! Yahu arkadaş tamam insanlar patlamış mısır da yer, kola da içer, çikolata barı da kemirir. Ama bazıları sinemaya film seyretmek için falan değil, resmen pikniğe gelirler. Bu mübarek insanlar bütün film boyunca tıkınır dururlar. Siz de sürekli ensenizden şu sesleri duyarsınız.
"*kım*çım*kım*çım*hüüüp*kım*çım*"
Yeter gari bir bırak tıkınmayı! Hayatında mısır görmemiş sanki!..


Siz tam filmin havasına girmişsinizdir. Tam da o heyecana kendinizi kaptırarak gidişattan az biraz tahminlere girmişsinizdir. O anda yan taraflardan, ense kökünden veya önden Medyum Memiş ruhlu bir arkadaş sanki onun kıymetli öngörüsü çok umurumuzdaymış gibi tahmin yürütür!
"Bence o babası değil aslında. Çözdüm ben. İhi ihi..."
Yahu Memiş abi! Sana soran oldu mu?! Belki ben filmde oraya şaşıracaktım!

4- Telefonuyla oynayanlar
Sırf daha güzel film keyfi alınsın diye salonun ışıkları kapatılmış, dışarıdan ses gelmesine karşı müthiş yalıtımlar yapılmış, koltuk yükseklikleri ideal ayarlanmış (Kaya adam durumları dışında), o kadar ortam hazırlanmış, sonra tam da o anda, hemen yan tarafınızdan bir ses...
Merak etmeyin! O ses filmden gelmedi. Fetih 1453 filminde WhatsApp'ın işi ne? O ses sizin iki yan tarafınızda oturan Çisemsu'nun telefonundan geldi! Çünkü bizim güzel kızımız Çisemsu etrafındaki kalabalık donanmayı aşamayacağı için sesli konuşmuyor, onun yerine sohbeti WhatsApp'tan, karadan yürütmeye karar veriyor. Muhtemelen de dünyanın en önemli (!) konuşmasını yapıyor! Ya unuttuğu Swarm check-in'ini yapıyor, ya da sinema sonrasının planını yapıyor. İyi de, bize ne!

5- Oynaşmaya gelenler
Bazı arkadaşlar sinemaya gelirler ancak film izlemezler. Onlar için beyaz perde olayı az biraz beyaz çarşafa dönmüştür. Olabildiğince uzun süreli filmler onların tercihleridir. Bu yüzden önceden Beyaz Çarşafa girecek filmleri takip eder, olabildiğince geç saatlere bilet alır, sonra da film boyunca birbirlerini ellerler. Açıkçası gözlerden uzak, karanlık bir salonda yaklaşık 2 saatlik bir süre kiralamaktır amaçları. Ancak filmi sahiden de seyretmeye gelmiş olanların günahı ne?.. Siz odaklanayım derken arkanızdan, yanınızdan vs. şapır şupur sesler gelir.
Tamam, sevgililer öpüşür, koklaşır, dokunur onu anlarız. Ancak Kamasutra yapmaya da gerek yok yani şimdi ulu orta. Ses yapıyorsunuz, insanların huzurunu kaçırıyorsunuz.


6- Abartılı abartılı gülenler
İşte geldik en sinir bozucu olan gruba. Genellikle komedi filmlerinde göreceğiniz bu insanlar gülmeyi fazlasıyla abartırlar ve toynağı kırılmış Holstein ineği gibi böğürürler. Öyle saçma hareketler yaparlar ki filmde ondan sonraki 5-10 saniyelik bölümü kaçırırsınız. İnsan komiğine giden bir şeye güler de, böyle böğürür mi insan içinde? 

Evet arkadaşlar...
Sinemalarda gördüğümüz facia durumları hep birlikte inceledik. Kaya adamı, Memiş abiyi, Çisemsu'yu ve diğerlerini tanıdık. Umuyorum ki yolunuz sinema salonlarında bu insanlarla daha az kesişir.
Başka vladimirpuding yazılarında görüşmek dileğiyle.
Diğer yazılarım için takip edin ve takipte kalın:
1- Kızlar Soruyor sayfası:
https://www.kizlarsoruyor.com/uye/vladimirpuding/
2- Facebook sayfası:
https://www.facebook.com/vladimirpudding
Sevgilerimle,
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar