
Üç tarafı maviliklerle çevrilmiş ülkemizin her tarafı ahmaklarla dolu yüz ölçümüne selam olsun.
Umut kabızlığı çekiyoruz millet olarak zaten bize yedirilen ve içtirilen fikirler, söylemler, duygular bu kabızlığı daimi kılıyor.
İnsanlar burada sorular soruyor ama sorular hep günlük hayata yönelik ve merak ettikleri şeyler üzerine, yanlış anlaşılmasın bunları eleştirmiyorum ancak bunların yanında hayata dair yahut düşünceye dair soru sorma gereksiniminden bahsediyorum.
İnsan olduğunu deklare eden birisinin sadece günlük konular üzerinde durmaması gerekir zira insan dediğimiz şey bilimsel jargonla “düşündüğünün üzerine düşünebilen varlık” olarak adlandırılır.
Her canlı düşünür ama düşündüğü şeyin üzerine düşünebilen tek varlık insandır.
İnsanlığın temeli olan ve insanları diğer canlılardan farklı kılan bu gerçekliğe inat ediyoruz, düşünmekten korkuyor ya da nasıl düşünebileceğimizi bilmediğimizden yapamıyoruz.
Ne gerek var bu mevzuya hatta pratikte ne yararı olacak bize diye düşünme gayretinde olanlar olacaktır ve elbette buna bir cevapta olacaktır.
Günlük hayattaki sorunları çözme odaklı yaşadığımızda bugün o sorunu çözebiliyoruz ancak yarın bir başkası o sorunu yaşıyor, zaten bu durumu siteden bile anlamak mümkün değil mi? Aynı soruların ve sorunların tekrarı dönmüyor mu?
Günlük hayattaki sorunları kişi olarak aşmak neyi ifade eder?
Bir engel var hayat yolunun üzerinde biz ise bu engelden zıplama kurslarına katılıp çekirgeler gibi zıplıyoruz oysa günlük hayatın sorunlarının yanında bu engeli ortadan kaldıracak adımı atmak gerekir.
Günlük hayat bize uzaydan gelmedi, bunu biz oluşturduk ve yine değiştirmek bizim elimizde.
Bizim gayemiz değiştirmek değil o engel orada dursun zıplama kursu verelim ve insanlar o engeli aşsın düzleminde.
Umut kabızlığı diyordun nereden nereye geldik deme, bilinçsiz bir yolculuğa çıkartacak kadar simsar olmadık bizde.
Bugün insanların umut ve hayal ettikleri şeyler esasen bu engelleri aşmak üzerine kuruludur.
Yani umut ve hayal denilen kavramlar gerçek manada kullanılmadığı için çoğu insanda yoktur.
Zaten umudunu kaybedip hayallerim bile yok diye ortalığa saçılan bireylerin bu söylemlerle var olma nedeni kavramlara yanlış manalar yüklemesinden kaynaklı.
Biliyorum benden hiç haz edemediniz ve çok yanlış kabulleriniz var bana karşı ama bir an için bile olsa elini vicdan denilen yeri belli olmayan noktaya götürüp kendini bir sorgula.
Hayallerin ve umutların çoğunluk olarak bir engeli aşmak ve maddiyat odaklı değil mi?
Bunları değiştirmek için öncelikle hayatı seyre daldığımız pencereyi değiştirmek en azından güzelce silip temizlemek gerekiyor.
Günlük sorunları aşmak için elbette çaba sarf edilecek bunda bir beis yok ancak bu konu kadar engelleri kaldıracak düşünceler ve fikirler üzerine çaba harcamamız gerekmekte.
Engelleri aşmak yerine ortadan kaldırabilirsek umut ve hayallerin ne manaya geldiğini anlayacaktır insanlık.
Hayal ve umut kabızlığına fitil olması düşüncesi ile.
Kamu ve oyu bu sefer konuya müdahil olabilir ve fikirlerini sunabilirler.
Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer