Hayırlı günler sevgili dostlar, bugün sizlere birey olarak da aile olarak da üzerimizde hiç gitmeyen bir karabulut gibi dolaşan mahalle baskısından söz edeceğiz.🌸

Çoğu insanın hayatını değiştiren, cesaretini kıran bu toplumsal ön yargıyı nasıl değiştirebiliriz veya nasıl kendimizi bundan soyutlamaya çalışırız bunu düşünmeye davet ediyorum.
Mahalle baskısını nasıl fark ederiz?
🌼 Sıradan bir semt hayal edelim. Konu, komşu, akraba herkesten biraz var. Daha çocukluk yaşlarında "Bu giydirdiğin olmuş mu? yok anam bu çocuk okumaz işe koyun gitsin! az bir şey hava almaya çıksan senin dersin yok mu? bu kız neden tek başına çıkıyor anası babası yok mu ?... gibi sözler duymaya başladıysanız “mahalle baskısı” ile tanışmaya başladınız demektir.

Kime ne zararı var ağzı olan konuşuyor dersek bitiyor mu?
Herkes bu konuşulanların bıkkınlık gelmesinden, geleceğini etkilemesinden çekinerek dikkate almak istemez ama keşke bununla biter mi? bitmez elbette. Birisi sussa, diğeri konuşmaya başlar. Herkese cevap veremeyeceğimize göre mümkün olduğu kadar polemiğe girmeden ne hak vererek ne de kavga çıkartarak bu tür insanların olduğu ortamlardan uzak durmaya çalışmaktır.
Peki bize gerçekte yaşatılanlar nelerdir?
Bunları size madde madde anlatsam daha anlaşılır olacak sanırım.
- Eğer boşanmış dul bir kadınsanız daha çok üstünüze gelir, her hareketinizde kusur arar, biriyle konuşursanız ayıplar, sürekli size uygun bir eş arama gayretine girerler.
- Ya da bir işyerinde çalışıyorsunuz bekar olsanız ayrı dert, evli olsanız ayrı, boşanmış olsanız ayrı. Bir bahane ile yakınlaşmaya çalışmalar mı dersiniz, bunu görenlerin yorumları mı, erkek adam karısını çalıştır mı daha neler neler…
- Birde bu olayın bitmek bilmeyen kıyaslama mevzusu var. Şunun kocası arabayı değiştirmiş, şunun kaç tane bileziği var, şunlar filan yerden yazlık almışlar ve bunun sonunda istenmeyen sözler dökülmeye başlar “sen bu kadar çalışıyorsun da neye sahip oldun”. Dikkat ederseniz bu mahalle baskısı yeri geldiğinde karı kocayı bile ayıracak noktaya dahi getirebilir.
- Giyim kuşam apayrı bir tartışma konusu zaten. Eteğin boyu kısa, bluzun yakası açık, o ne öyle düğüne gider gibi giyinmişsin, erkek olsan ayrı dert erkek adam küpe takar mı gay misin sen, babet ayakkabı ney eşcinsel misin gibi bitmez tükenmez dedikodular silsilesi…

Bu kadar söylemin anlamı ne ve biz neler yapacağız?
Peki nedir bütün bunların sebebi nedir? Neden yüzyıllardır süren bu baskının dedikodunun süregeliyor? Bütün bunların iki nedeni var;
"Kıskançlık ve insanları kendi istediği kalıba, görmek istediği şekle sokmak." Yani uzaktan yönetmek istekleri. Mahalle baskısı üzerimizden hiç eksik olmayan bir çift rahatsız edici gözden başka bir şey değildir. Herkes dikkate aldığı ölçüde rahatsız olur. Yapacağımız şey nedir diye sorarsanız, sizlere cevabım şu olacaktır:
Asla kimsenin olumsuz eleştirilerini dikkate alarak kendinizin ve ailenizin huzurunu bozmayın, eşinize çocuğunuza bu söylentiler yüzünden kızmayın, kırmayın, aşağılamayın. Herkes konuşur ama siz doğru bildiğinizi yapmaya devam edin.
Evet sevgili dostlar, okuyunca bana biraz hak vereceğinizi umduğum bir Bence yazmak istedim. Hepinize sorunsuz, sağlıklı ve huzurlu günler diliyorum.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer