İslam Devletinin Doğu Roma'ya Karşı Kesin Zaferi: 15-20 Ağustos 636 Yermük Muharebesi

İslam orduları, hem Suriye hem de Irak cephesinde kesin galibiyetlerle ilerlemekteydi. Hz. Ebubekir, Allah'ın kılıcı Halid Bin Velid'i Irak ve Suriye fetihleriyle görevlendirdikten sonra Güney Suriye ve Lübnan bölgesinin fethi için orduları hazırlamaya başladı. İslam'la şereflenen dünya, İslam'ın hem dini hem politik hem de askeri üstünlüğü karşısında kafirlerin gerilemesine şahitlik etmekteydi. İslam orduları teçhizat ve sayı bakımından azınlıktı ama imanın ve inancın getirdiği güçle ilerlemekteydi. Ayrıca kafir ordularında bulunmayan bir özellik de İslam ordularına avantaj kazandırmaktaydı: Emaneti ehline vermek.

Allahu Teâlâ şöyle buyurmaktadır: “Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir” (Nisâ, 58).

İşte bunu bilen Müslümanlar, gerek askeri gerekse başka mecralarda Allah'ın sözünü esas alarak emaneti ehline verme noktasında tavizsiz bir tavır almışlardır. Hicretin 12. yılında seçilen komutanlar ise Amr bin Âs, Ebu Ubeyde bin Cerrah, Şürahbîl bin Hasene ve Yezid bin Ebu Süfyan'dı.

İslam ordusunun savaş hazırlıkları, dönemin Doğu Roma İmparatoru Heraklios'un da kulağına gitmişti. Heraklios, baba tarafından Ermeni asıllı olup yiğit bir adamdı. Bizzat Hz. Muhammed'den yani Alemlerin efendisinden mektup alma şerefine ulaşmış olmasına rağmen İslam'ı tercih etmemişti.

Alemlerin Efendisinin İmparator Herakliusa Mektubu
Alemlerin Efendisinin İmparator Heraklius'a Mektubu

Heraklius, daha sekiz yıl önce Sasani ordularını durdurmuş ve Doğu Roma'nın güvenliğini sağlamıştı. Bu olay, o sıralar yeni yeni güçlenmekte olan Müslümanları da etkilemişti. Hatta ''Rum Suresi'' bu olay için inip Doğu Roma zaferini müjdelemişti zira Doğu Roma en azından Hristiyan'dı yani kitap ehliydi ama İran ateşperestti yani elbette Müslümanların gönlü o savaşta Hristiyanlardan yanaydı.

Rum Suresinin İlk Ayetleri
Rum Suresinin İlk Ayetleri

Müslümanlar, kitap ehli olan Doğu Romalıları desteklerken ateşperestleri ise Mekkeli müşrikler destekliyordu. Ancak savaş Doğru Roma'nın aleyhine neticelenmiş ve Araplara yakın bazı topraklar İranlıların eline geçmişti. Bizans orduları her cephede ezilirken Mekkeli müşrikler bunu İslam'a karşı koz olarak kullanacaklardı. O sırada büyük bir mucize oldu ve Allah'ın Doğu Roma'ya zafer müjdesi verdiği ayetiyle dünya şereflendi. O dönem için Roma ordusu toparlanamaz gibi gözüküyordu ama Allah'ın izniyle Romalılar toparlandı ve karşı taarruzla ateşperest kafirleri ezip geçti.

Pers İstilası ve Doğu Romanın Karşı Taarruzu
Pers İstilası ve Doğu Roma'nın Karşı Taarruzu

Bu mucizeyle beraber Ninova Savaşı'nda (627) ateşperestler ağır bir mağlubiyet aldı ve İran imparatoru olan II. Hüsrev devrildi.

Savaş Öncesi Durum

Kendisine Allah tarafından zafer bahşedilen ve yenilgiden böylece kurtulan Heraklius, buna rağmen alemlerin efendisinin dinine girmeyi reddetti. Mute Savaşı'ndan (629) beri İslam ve Doğu Roma ilişkileri iyi durumda değildi. Birkaç kat kalabalık Roma ordusu, Mute'de Müslümanları geri püskürtmüştü fakat kayıpları daha fazlaydı. İslam ordusu, Allah'ın kılıcı Halid Bin Velid'in komutayı devralmasıyla düzenli olarak geri çekilmişti. Bu savaşta aslen Arap Hristiyanlarına (Gassaniler) karşı yapılmış olup bunlar da Doğu Roma'ya bağlı özerk (foederati) bir devletti.

Bundan üç yıl sonra İslam ordusu karşı atağa geçti ve Hristiyan Arapları yendi. Usama ibn Zayd komutasındaki birlik, 3.000 askerle Gassanileri yenerek Levant yolunu açtı.

Bundan bir yıl sonra İslam orduları, Allah'ın kılıcının komutasında Roma-İran müttefik ordusu Firaz'da ezip geçti. Bu, İslam'ın askeri üstünlüğünün başladığını ve kafir devletlerin iman ateşini kılıçlarıyla durduramayacaklarını göstermesi açısından değerlidir.

Halid Bin Velid Komutasında İslam Ordusunun İlerleyişi
Halid Bin Velid Komutasında İslam Ordusunun İlerleyişi

Dört Şubat 634 yılındaysa İslam orduları ilerleyişini sürdürmüş ve Gazze yakınlarında Doğu Roma ordusunu bir kez daha mağlup etmişti. 'Amr ibn al-'As komutasındaki İslam askerleri, bölge valisini mağlup etmiş ve bu muharebede kafirlerin bölgedeki lideri olan Vali Sergius öldürülmüştür.

İslam Askeri Harekatları Nisan 634 Yılı Tarihli
İslam Askeri Harekatları Nisan 634 Yılı Tarihli

Ardı ardına kazanılan zaferlerden sonra İslam orduları Şam'a dayanmıştı. Bölgenin elden gitmekte olduğunu gören Heraklius, İslam'ın askeri üstünlüğünü bitirmek amacıyla güçlü bir orduysa Müslümanların üzerine yürümeye karar verdi. 636 yılına gelindiğinde Şam da dahil olmak üzere birçok önemli bölge İslam askerlerinin elindeydi. Allah'ın kılıcı, 634 yılının yaz ayında Ecnadeyn'de yapılan savaşta Heraklius'un kardeşi Theodore komutasında kalabalık bir orduyu darmadağın etmişti. Amr ibn al-As, Abu Ubayda ibn al-Jarrah, Shurahbil ibn Hasana, Yazid ibn Abi Sufyan, Ubadah ibn al-Samit gibi büyük komutanların da bu zaferde katkısı elbette büyüktü.

Doğu Roma ordusunun tam güçle üzerlerine geldiğini gören İslam ordusu, düzenli bir şekilde uygun bir bölgeye geri çekilerek savaş durumuna geçecekti. Suriye'nin güneybatı ucunda bulunan Yermük yöresinde karşılaşılmasına karar verilince İslam kuvvetleri bu yöreye hareket etti.

Yermük Savaşının Yerinin Harita Gösterimi
Yermük Savaşı'nın Yerinin Harita Gösterimi

Savaş Dizilimleri ve Teçhizatlar

İslam ordusu, Allah'ın kılıcı Halid bin Velid'in komutasında 36 piyade birliğine ve dört süvari bölüğüne ayrılmıştı. Elit süvari birlikleri ise rezerv kuvvet olarak yer alıyordu. Piyadeler, defansif bir düzende, sıkı formasyonda 12 km'lik bir alana yayılmıştı. Ordunun sol kanadı, Yermük Nehri'nin güneyine doğru uzanmaktaydı. Ordunun sağ kanadı ise Jabiyah yoluna ve kuzeyden Tel al Jumma'a yüksekliğine dayanmaktaydı. Ordunun sol merkezi, Abu Ubaidah ibn al-Jarrah tarafından yönetilirken sağ merkez Shurahbil bin Hasana tarafından komuta edilecekti. Sol kanadı Yazid, sağ kanadı ise Amr ibn al-A's devralmıştı. Asker sayısı ise çeşitli kaynaklara göre 15-40.000 arasıydı.

Merkezin sol ve sağ kanatları, süvari bölüklerine ayrılmıştı. Bunlar, olası bir gerilemede karşı taarruz için kullanılacaktı. Bu süvariler, Halid bin Velid tarafından yönetilecekti.

İslam ordusu, Sasani ordusuna benzer şekilde başlık gümüş miğfer kullanmaktaydı. Zırh ise genel olarak yüzü ve enseyi koruma amaçlıydı. Kullanılan sandaletler, Romalıların kullandıklarına benzemekteydi. Piyadeler, süvarilere oranla ağır zırhlıydı ve katmanlı zırhın kullanımı da görülmekteydi. Piyade mızrakları 2.5 metre civarı uzun mızraklar ise 5.5 metreye kadar çıkmaktaydı. Piyadeler ayrıca Roma Gladiuslarının benzeri kısa kılıç da kullanmaktaydı. İki metre uzunluğunda oklar ise İslam okçularında yaygındı. Geleneksel Arap oklarının menzili ise 150 metre civarıydı.

Bizans ordusu ise Müslümanlardan kısa bir süre sonra kampa gelmiş olup Yermük Ovası'na yayılmıştı. Hafif silahlı Hristiyan Araplar, Gassaniler, Bizans ordusunun kamp güvenliğini sağlamakta olup bunlar genellikle vur-kaç tipi saldırılarda etkin kullanılırdı. Bizans ordusunun sağ kanadı, Yermük Vadisi'nin güney bitişine doğru konumlandırılmıştı. Sol kanat ise daha kuzeyde ve Jabiyah Tepesi'nin önünde hafif bir mesafede durmaktaydı. Başkomutan Vahan, orduyu doğuya dönük bir şekilde konumlandırmış olup 13 km'lik bir alana yaymıştı. Bu alan, Mısır'dan gelen stratejik yolun da kontrolü için önemli bir seçimdi. Sağ kanat Gregory, sol kanat ise Qanatir tarafından komuta edilecekti. Merkez komutası ise Vahan ve Dairjan'daydı.

Bizanslılar, ağır süvarinin yaygın bir tipi olan cataphract birliklerine sahipti. Jaballah'ın Hristiyan Arapları ise hafif süvari ve deve birlikleriyle yerini almıştı.

Bir Cataphract Askeri
Bir Cataphract Askeri

Bizans ordusu, Roma askeri geleneği üzere sıkı bir piyade formasyonuyla meydandaydı. Bir kısım piyade, zincirlerle bağlanmış olup İslam süvarilerinin bu noktaya olan olası saldırısını karşılamak amacıyla bu yapılmıştı.

Bizanslılar, süvarilerinde uzun kılıç kullanmaktaydı ağırlıklı olarak. Yine hafif mızrak kullanımı da yaygındı. Bizans okçuları ise hafif zırhlıydı. Piyadelerde zırhlı gömlek kullanımı olup miğfer ve bacak zırhı da bulunmaktaydı.

Savaş

Savaşın ilk günü, 15 Ağustos 636, iki ordu da aralarında bir milden biraz daha az bir mesafe olacak şekilde konumlandı. İslam kaynaklarınca anlatılan olaya göre ilk günkü görüşmede, Bizans ordusunun sağ-merkez komutanlarından George Müslüman olarak İslam saflarına geçti ve aynı gün savaşarak şehit oldu.

İslam ordusuyla kafir ordusu arasındaki mücadele, iki tarafın da şampiyon dövüşçülerinin meydana çıkmasıyla başladı. İki taraftan da bir grup dövüşçünün hayatını kaybetmesinden sonra komutan Vahan'ın emriyle Bizans ordusu ilk saldırıyı başlattı. İslam ordusunun dayanıklılığını test etmek amacıyla yaptığı bu saldırı, aynı zamanda İslam birliklerinin görece zayıf bölgesini saptama amacı taşımaktaydı. Nispeten düzensiz olan bu saldırıda, İslam ordusu daha tecrübeli birlikleriyle Bizans birliklerini geri atmayı başardı. Komutan Vahan, destek birliği göndermedi ve iki taraf da kamplarına çekildi.

İlk Günkü Bizans Saldırısı
İlk Günkü Bizans Saldırısı

İkinci günde ise Bizans ordusu, gece toplanan savaş konseyinde alınan karar uyarınca güneş doğmadan saldırı başlatacaktı. İslam ordusunu hazırlıksız yakalamak için böyle bir plan yapılmıştı lakin Allah'ın kılıcı Halid Bin Velid'in yerleştirdiği gözcülerin kampı uyarması sayesinde plan başarısız oldu.

Bizans ordusu ilk anda merkeze öyle büyük bir güçle yüklenmedi. Sayı üstünlüğünü kullanarak İslam ordusu merkezini sabitleyip kanatlara destek göndermesini engelleyerek önce kanatları saf dışı bırakmak amaçlanmıştı.

Bizans Ordusu Merkezden Yüklenirken Geri Çekilen İslam Ordusu
Bizans Ordusu Merkezden Yüklenirken Geri Çekilen İslam Ordusu

Plan oldukça başarılı oldu. Bizans ordusunun Slav unsurlarının ağırlıkta olduğu sol kanat, İslam sağ kanadını yenip geriye attı. Sağ kanadın dağıldığını gören İslam süvari komutanı Amr, bir grup süvari birliğini gerilemeyi durdurması için öne sürdü ama bunlar da Roma süvarilerince etkisiz hale getirildi. İslam ordusu kamplarına kadar geri çekilirken kamplarda bulunan kadınlar da kaçan kocalarını ve evlatlarını taşlamaktaydı.

Halid Bin Velid, mağlubiyetin geldiğini görünce elindeki en büyük gücü yani hafif süvarilerini öne sürdü. İslam sağ kanat süvari birliği, Bizans sol kanadının kuzey hattına saldırı başlatırken İslam ordusu sağ kanat-merkez piyadeleri de Bizans ordusuna merkezden saldırı başlattı. Ayrıca Halid Bin Velid, elit süvari birlikleriyle düşman ordusunun sol güney hattına yüklendi. Üç taraflı bir saldırıdan sonra Bizans ilerlemesi ancak durdurulabildi.

İslam Süvarilerinin Karşı Taarruzu
İslam Süvarilerinin Karşı Taarruzu

Müslümanlar sağ kanatta hattın çökmesini engellediler fakat sol kanatta durum epeyce kritikti. İslam ordusu kamplarına kadar çekilmiş olup bu kanadın çökmesiyle merkezin sarılması mümkündü. Bizans ordusu, ağır piyadeleriyle nispeten yavaş ama dengeli bir şekilde İslam ordusunun kampına kadar girmişti. Yazid, süvari birlikleriyle karşı atak yapsa da bu başarılı olmamıştı. Kampın içindeki savaşın sürmesine rağmen Vahan'ın planı şimdilik başarılı görünüyordu.

İslam ordusunun merkezindeki piyadeler gitgide daha çok sıkışmaktaydı. Sol kanat ağır hasar almasına rağmen tam olarak çekilmemişti yani hattın çökmesi yakındı ama henüz hat çökmemişti. Müslüman kadınların attığı taşlar ve söylediği sözler, kaçan İslam askerlerini kampa geri dönüp savaşmaya ikna etmişti.

Halid Bin Velid, çöken sol kanadı kurtarmak için çabucak harekete geçmezse savaşın kaybedileceğinin farkındaydı. Dharar ibn al-Azwar komutasındaki bir süvari birliği, Allah'ın kılıcının emriyle Bizans sol kanadına taarruz başlattı. Bütün süvari birliklerini toplayan Halid Bin Velid, Gregory'nin kanadına rezerv birliklerini de öne sürerek atak başlattı. Hem ön cepheden hem de kanatlardan eş zamanlı başlayan bu saldırı, düşmanı geri çekilmeye zorladı. Bizans ordusu hat düzenini koruyarak yavaş yavaş kampına geri döndü. Gün batımında iki ordu da kamplarına çekildi. Komutan Dairjan'ın ölümü ve Vahan'ın planının başarısız olması Bizans ordusunda motivasyon kaybına neden oldu.

Üçüncü günde Bizans ordusu yine İslam kanatlarına hücumda bulunarak savaşı devam ettirdi. Kısmi bir başarıdan sonra bu saldırı geri püskürtüldü. Vahan, özellikle de sağ kanada yönelik bir saldırı planıyla burayı savaş dışı bırakmayı düşünüyordu. Bizans ordusunun süvari kıtaları, Müslümanların sol kanadıyla karşı karşıya bulunuyordu ama aralarında engebeli bir arazi vardı. Bu nokta, Müslümanların sağ-merkez bölgesiyle Bizans ordusu Slav birliklerinin kavşak noktasıydı.

Bizans ordusu plan uyarınca sağ kanada ve sağ-merkeze yüklendi. Müslümanların sağ kanadı bu ağır saldırı karşısında geri çekilmeye başladı. Bir önceki günde olduğu gibi kaçan erkeklere taş atan ve onları savaşa teşvik eden kadınlar, askerlerin geri dönmesini sağlayarak hattın kırılmasını engelledi.

Bizans Ordusu İslam Sağ Kanadına Yükleniyor ve İslam Askerleri Geri Çekiliyor
Bizans Ordusu İslam Sağ Kanadına Yükleniyor ve İslam Askerleri Geri Çekiliyor

Kaçan askerler geri dönerek kampı savunmak için karşı atakta bulundular. Allah'ın kılıcı, Bizans ordusunun sağ kanada yoğunlaştığını bildiğinden kendi elit birlikleriyle ve İslam sağ kanat süvari bölükleriyle Bizans sağ kanadına ve sol-merkezine saldırı başlattı. Rezerv süvarilerle de Bizans sol-merkezine ve sol kanadına hücum emri verdi. İslam sağ kanat süvarileri, Bizans sol kanadına yüklendiğinde savaşın en hararetli anı yaşanıyordu. İki tarafın da ciddi oranda kaybı vardı.

İslam Ordusu Süvarilerinin Karşı Atağı
İslam Ordusu Süvarilerinin Karşı Atağı

Önceki günlerde olan muharebelerde her ne kadar İslam ordusu hattını korumayı başarsa da kanatlar zarar görmüştü. Sayıca az olan İslam ordusu, daha az kayıp vermesine rağmen kayba daha yakın duruyordu. Vahan'ın kararına göre Slav komutan Qanatir, iki Slav birliğini komuta ederek Müslümanların sağ kanadına ve sağ-merkezine yüklenecekti. Bu birliklere, Ermeni ve Hristiyan Arap birlikleri de destek verecekti. Halid Bin Velid, genel bir taarruzun geleceğinden endişelenerek Bizans ordusunun birliklerinin hareketini kısıtlamak amacıyla Abu Ubaidah ve Yazid'e, sol-merkez ve sol kanat komutanlarına emir vererek cepheden saldırı başlattı. Plan başarılı oldu ve Bizanslıların genel taarruzu engellendi.

İslam Süvarilerinin Önleyici Saldırısı
İslam Süvarilerinin Önleyici Saldırısı

Halid Bin Velid, elit süvarilerini iki ayrı bölüğe ayırdı ve Bizans sol-merkez kanadına doğru çift yönlü bir saldırı başlattı. İslam sağ-merkez piyadeleri de cepheden saldırı başlatınca üç noktadan saldırıya uğrayan Bizans sol kanadı gerilemeye başladı. İslam sağ piyade birlikleri de cepheden saldırı başlatırken İslam ordusunun rezerv süvarileri de Bizans sol kanadının kuzeyine yüklendi. Birkaç yerden baskı altında kalan bu kanat da çekilmeye başladı.

Halid Bin Velid'in elit süvarileri, merkezdeki Ermeni piyadelerle çarpışırken Bizans ordusunda bulunan atlı okçuların saldırısıyla içeriye doğru sızamadı. Bizans ordusunun yoğun ok atışlarıyla İslam askerleri önemli kayıplar verdi. Pek çok İslam askerinin gözlerini kaybettiği savaşın dördüncü gününe ''Kayıp Gözlerin Günü'' denmektedir.

İslam ordusu, Ikrimah bin Abi Jahal'in birlikleri hariç geri çekilirken o dört yüz askeriyle Bizans ordusuna cepheden saldırarak İslam ordusuna zaman kazandırmaya çalışıyordu. Ikrimah bin Abi Jahal'in de aralarında bulunduğu dört yüz asker, ya ağır yaralandı ya da şehit oldu. Ikrimah bin Abi Jahal ise o gün aldığı yaralar sebebiyle ertesi gün şehitlik mertebesine erişti.

İslam Ordusu Bizans Sol Kanadına Yüklenirken Bizans Ordusu da Merkezden Alan Kazanıyor
İslam Ordusu Bizans Sol Kanadına Yüklenirken Bizans Ordusu da Merkezden Alan Kazanıyor

Bir sonraki günde yani beşinci günde Vahan herhangi bir taarruz başlatmadı. Önceki günlerde verilen kayıpların etkisiyle elçi göndererek ateşkes teklif etmeyi daha uygun buldu. Bizans ordusuna dinlenmesi ve moral depolaması için zaman kazandırmak amacıyla bunu yapıyordu. Allah'ın kılıcı bu ateşkes teklifinin hile olduğunu ve Bizans'ın artık savaşmaya niyetinin olmadığını anlayarak reddetti teklifi.

Muharebenin tüm günlerinde Bizans ordusu saldırırken Müslümanlar savunma yapmıştı. Bizanslıların moral olarak zayıfladığını bilen Halid Bin Velid, bu sefer İslam ordusunun saldırıya geçmesini önerdi. Bütün süvari birlikleri birleştirilerek tek bir birlik haline getirildi. Birkaç yüz süvari, gece Bizans ordusunun arkasına sarkıtılarak kuzey hattını bloke etti.

Savaşın Beşinci Gününün Sonundaki Dizilimler
Savaşın Beşinci Gününün Sonundaki Dizilimler

Altıncı günde ise İslam ordusu ilk kez atak yapan tarafta olacaktı. Halid Bin Velid, basit ve cesur bir plan hazırlamıştı.

İslam ordusu tüm hatlarıyla tüm hatlarıyla Bizans'a yüklendi. Tek yumruk haline gelmiş olan İslam süvarileri, Bizans süvarilerini saf dışı bırakarak sol-merkez piyade hattına kanatlardan saldırdı. İslam sağ kanadı da aynı şekilde cepheden yükleniyordu. Bizans sol-merkezi düzensizce gerilemeye ve kaçışmaya başladı. İslam süvarilerinin bir kısmı, Bizans ordusunun kuzey cephesine saldırı başlattı ve bu saldırı başarılı oldu. Müslümanların sağ piyade birlikleri, Bizans sol kanadına doğru dönüp saldırı başlattı.

İslam Süvarilerinin Baskısıyla Bizans Sol Kanadı Çöküyor
İslam Süvarilerinin Baskısıyla Bizans Sol Kanadı Çöküyor

Komutan Vahan, İslam süvarilerini durdurmak için kendi süvarilerini devreye soktu ama geç kalmıştı. Bizans süvarileri, toplanamadan Halid Bin Velid'in emriyle İslam süvarilerinin saldırısına uğradı ve yenildi. Bizans ağır süvarileri de bu saldırı karşısında dağılarak geri çekilmeye başladı.

Bizans süvarileri tümüyle dağıtılınca merkez artık saldırıya açık kaldı. İslam süvarileri, Bizans ordusunun piyade kıtalarının arkasına sızarak hattı ezip geçti. Bizans sol merkezinin de çekilmesiyle genel bir bozgun başladı. İslam ordusu, dün geceden geçiş hattını kapattığından dolayı Bizanslılar sıkışmıştı vadide.

Bizans Süvarileri Tamamen Dağıtılıyor
Bizans Süvarileri Tamamen Dağıtılıyor
Bizans Ordusu Bozguna Uğrayıp Vadide Sıkışıyor
Bizans Ordusu Bozguna Uğrayıp Vadide Sıkışıyor

Nehri geçmeye çalışırken boğulanlarla birlikte Bizans ordusu 52.000 civarı kayıp verirken Müslümanlardan ise 4000 kişi şehadet şerbetini içiyor.

Savaşın Sonrası

Kaçan Bizans askerlerini izleyen İslam süvarileri, Şam civarlarına kadar onları kovalayıp esir alarak zaferi perçinlemiştir. Başkomutan Vahan ise ölen askerlerin arasında bulunmaktaydı. Savaşın hemen ardından Halid Bin Velid Şam'a girip burasını İslam Devletine katmıştır. Bizans ordusu, bu bozgunun ardından Suriye'yi hemen hemen kaybetmiş ve İslam ordusu tarafından Mısır ile olan bağı kesilmiştir.

Bu yazımda, İslam ordusunun dünya çapındaki başarısı olan Yermük Savaşı'na değinmiş bulunmaktayım. Biz Müslümanlar işi ehline verip sayıca az olsak bile inançla savaşırsak her şeyi başarabiliriz. Kafirler ne kadar kalabalık olursa olsun fıtrata uygun davranmadıkları için moral seviyeleri bizden az olacaktır. Bize düşen dinimize ve ahlakımıza sahip çıkarak gerektiğinde can vermeye hazır olmaktır. Dinsizliğin ve dinimize olan saldırıların arttığı zamanlarda hatırlayın Yermük'te ve Kadisiye'de kazandığımız zaferleri ve kendinize çekidüzen verin.

İslam Devletinin Doğu Roma'ya Karşı Kesin Zaferi: 15-20 Ağustos 636 Yermük Muharebesi
Cevapla