Kadın cinayetleri ne yazık ki her zaman gündemin en tepesinde oluyor. Özgecan Arslan, Emine Bulut ve birçok kadın feci şekilde cinayete kurban gitti. Peki Junko Furuta'nın 44 günlük cehennemi aratmayan sonunu duydunuz mu?

Junko Furuta, henüz 17 yaşında olan Japon genç liseli bir kızdı. Oldukça zeki, kibar ve başarılı bir öğrenciydi.
Sınıfında Miyano adında bir çocuk ondan hoşlanıyordu. Junko'ya onunla çıkmak istediğini söyledi, Junko kibar bir şekilde reddedip hayır dedi. Bu cevabın üzerine Miyano çok sinirlendi ve Junko'nun korkunç sonunu hazırladı.

Miyano, arkadaşları ile plan yaptı ve Junko eve giderken onu tuzağa düşürmeye karar verdiler. İçlerinden biri Junko eve giderken ona eşlik etmek istediğini söyledi. Junko başına geleceklerden habersiz bir şekilde kabul etti. Ancak çocuğun onu götürdüğü yer onun evi değil, eski bir depoydu. Junko tuzağa düştüğünü sonunda anladı ama artık çok geçti. orada tecavüze uğradı, tehdit edildi ve zorla bir otel odasına götürülüp orada yeniden tecavüz edildi. Diğer 3 zanlı gelip hepsi sırayla yeniden tecavüz ettiler ve sonrasında Minato'nun ailesinin evine götürüldü. Junko bu andan itibaren bir daha asla evine dönemedi...
Eve getirildiğinde çantasını karıştırıp evinin adresi bulundu. Zanlılardan birinin Yakuza ile bağlantısı vardı ve Junko'yu ailesini öldürmekle tehdit edip dedikleri her şeyi yapması için zorladılar. ( Yakuza: japon mafyası demek)
Polisin onları arayıp bulmasını engellemek içinse Junko'ya zorla ailesini arattırıp evden kaçtığını, bir arkadaşında kaldığını ve gayet iyi olduğunu söylettiler. Ancak ailesi çok iyi biliyordu ki, Junko asla böyle bir şey yapmazdı.

44 gün boyunca işkence ve tecavüze maruz kaldı. 400 ün üzerinde tecavüze uğradığı düşünülüyor. Onu kaçıran kişiler, okuldan tanıdıklarını çağırıp tecavüz ederek kendilerini tatmin etmeleri için eve davet ettiler. Birçoğu, Junko'nun okulunda tanıdığı kişilerdi.
İşkencelerin arasında aç bırakılma, zorla idrar içirilmesi, hamam böceği yedirilmesi, tavana asılarak demir sopa ve çubuklarla dövülmesi, önlerinde zorla mastürbasyon yapmaya zorlanması, anüs ve vajinasına çeşitli yabancı cisimlerin sokulması ( makaslar ucu yakılmış fişekler, kızgın ampul, demir çubuklar, çakmak) vardı.
Özellikle son işkence sonrasında zavallı kız tuvalete gidip gelemez ve tuvaletini tutamaz oldu. Tuvalete sürünerek gidip gelmesi bile 1 saatini alıyordu.
Ailesi ona hep ulaşmaya çalıştı. Junko fırsat bulunca telefondan polise ulaştı ancak diğerleri bunu fark etti ve polise bir yanlış anlaşılma olduğunu söylediler. Junko'yu cezalandırmak için bacaklarına benzin dökerek yaktılar.
Zamanla Junko'nun bedeni tanınamayacak hale gelmişti. Burunlarına yanık et kokusu gelmeye başladığı için ondan tiksindiler ve zamanla ona tecavüz etmeyi kestiler ama işkenceler devam etti. O kadar dayanılmaz bir hal almıştı ki bu durum onun için, son günlerinde " lütfen beni öldürün" diye yalvardı onlara.
44. Günde Junko'ya bir oyun oynamayı teklif ettiler. Junko oyunda onları yendiği için bunu bahane edip sinirlendiler ve onu henüz canlıyken bağlayıp üzerine benzin döküp yaktılar. Öldüğünde ise polisin onları yakalamasından korkup bir tenekenin içine bedenini koyup üzerine beton döküp ormanlık bir alana attılar.

Şüpheli bir vaka sonrası Miyano göz altına alındı. Arkadaşlarının her şeyi anlattığını sanıp tüm olayı anlatarak kendini ele verdi. Birkaç gün içinde arkadaşlarıyla birlikte kendisi tutuklandı.

Junko'nun bedeni bulunduğunda o olduğu tam kesin olmadan önce bu beton içindeki ceset bulunduğunda Japonya gündeminde " beton içindeki kız" olarak oturdu.
Hikayenin tümünü halk duyduğunda büyük tepki gösterildi. Ailesi ve arkadaşları gözyaşlarına boğuldu, uzun süre yas tutuldu. Annesi uzun süre psikolojik destek aldı.
Zanlıların yaptıkları yüzünden ailelerinin kariyerleri yerle bir olmuş, mal ve mülklerini kaybetmiş ve çocukları hapse girmişti. Hapse giren çocukların birinin annesi Junko'nun mezarına saldırıp "çocuğumun hayatını mahvettin, senin yüzünden hapiste" diyerek hakaret etti. Junko'nun ailesi bu olay üzerine kızın cenazesini kimsenin bilmediği bir yere gömmek zorunda kaldı.
Bu olay 1980 li yıllarda yaşandı ama Japonya halkı başta olmak üzere tüm dünya hala o olayı konuşuyor, Japonya da hala Junko'yu anılıyor ve unutulmuyor. Liseli bir kızın sonunun böyle olması insanları yerle bir etti. Junko Furuta'yı rahmetle anıyoruz..

Mr. Kitty adlı bir şarkıcı Junko'nun anısı için 44 days adlı bir şarkı yazdı. Şarkının sözleri tam olarak Junko'nun yaşadıklarını anlatıyor.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Sizce neden kadın cinayetleri tarih boyunca hep devam etti?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer