Hayatımızda Düzenin Önemi!

Es-selamu Aleyküm..

Size tekrar kavuşmuş olmanın mutluluğu üzerimdeyken bu beni çok huzurlu yapıyor.. Yeniden bir şeyler paylaşıyor olmanın heyecanını taşıyorum kalbimde. Biliyorum sizler de mutlusunuzdur. Zira iman eden için her şey hayırlıdır. Sözü uzatmadan konuya geçmek istiyorum.

Hayatımızda Düzenin Önemi!

Okuma süresi: (Toplam 1370 Kelime) 11 dakika 25 saniye.

Konu Başlıkları;

  • Düzen Nedir?
  • İnsan Nedir?
  • Düzen Neden Gereklidir?
  • Doğada ve İnsanda Olağanüstü Düzen (Denge)
  • Düzen Olmazsa Nelerle Karşılaşırız?
  • Hayatımızda Düzeni Nasıl Sağlarız?

Düzen Nedir?

Eğer göklerde ve yerde Allah’tan başka ilâhlar olsaydı, ikisinin de dengesi ve düzeni kesinlikle bozulur giderdi. Arşın Rabbi olan Allah, onların yakıştırdığı her türlü çirkin vasıflardan uzaktır, yücedir! (Enbiyâ Suresi, 22. Ayet)
﴾3﴿Yedi kat göğü birbiriyle uyum içinde tabaka tabaka yaratan O’dur. Rahmân’ın yaratmasında hiçbir düzensizlik göremezsin. Haydi, çevir gözünü de bak, bir kusur, bir çatlaklık görebilecek misin?
﴾4﴿Sonra gözünü tekrar tekrar çevir de bak. Göz, aradığı kusuru bulamamanın ezikliği ve bitkinliği içinde sana geri dönecektir. (Mülk Suresi, 3-4. Ayet)

Ayetlerden de anlaşılacağı üzere düzen; belli ilke ve yasalara göre kurulmuş, uyum, tertip ve nizam içinde olan somut ve soyut her şeyi ifade eder. Kainatta düzensiz görünen varlıkların bile bir yaratılma programı/düzeni/yasası vardır. Kaosta bile bir düzen gizlidir (Bkz. Fraktal geometrisi).

İnsan Nedir?


İnsan; Arapça ins kelimesinden türetilmiştir. "Beşer, insan topluluğu" anlamına gelen ins, daha ziyade insan türünü ifade etmekte olup bu türün erkek veya dişi her ferdine insî/enesî yahut insân denmektedir. Kelimenin aslının "unutmak" mânasındaki nesyden insiyân olduğu da ileri sürülmüştür. Böyle düşünenler İbn Abbas'a nisbet edilen, "İnsan ahdini unutması sebebiyle bu ismi almıştır" şeklindeki rivayete dayanırlar. Bu kelime üns masdarı ile de irtibatlandırılmıştır. "Alışmak, uyum sağlamak" anlamına gelen üns Türkçe'de ünsiyet olarak kullanılmaktadır. Teennüs "insan olmak" mânasına gelirken isti'nâs "cana yakın olma, vahşi hayvanın evcilleşmesi" anlamı taşımaktadır. Nitekim enes vahşetin karşıtıdır. Ayrıca insânü'l-ayn tabirinin "göz bebeği" anlamına gelmesi dikkat çekicidir (Cevherî, III, 904-906; Lisânü'l-ʿArab, "ins" md.).

Râgıb el-İsfahânî ins kelimesini cinnin, üns kelimesini de "ürkmek" anlamındaki nüfûr masdarının karşıtı olarak gösterir. Müellife göre insana bu ismin verilmesi, hemcinsleriyle birlikte uyum halinde yaşayabilmesiyle ilgilidir; insanın "yaratılışı itibariyle sosyal varlık" olarak tanımlanması da bundan ötürüdür (el-Müfredât, "ins" md.)

Diğer canlılar arasında insanın yerine gelince Allah'ın âdemoğlunu şerefli kıldığını belirten ifade (el-İsrâ 17/70), insanın çeşitli güç ve yeteneklerle donatılıp diğer varlıkların onun hizmetine verilmesiyle şerefli kılındığı anlamına gelmektedir. İnsanın hem aklı hem tutkularının olması, melekler ve hayvanların da bulunduğu varlık mertebelerinde ona mümtaz bir yer sağlamaktadır. Bu özelliğiyle insan, bir yandan en güzel yaratılmış olmakla övülürken öte yandan ahlâkî ve mânevî düşüş tehlikesiyle de karşı karşıya bulunmaktadır (Fahreddin er-Râzî, XXI, 12-16; XXXII, 10-11, 86-87).

Buna göre insan ne manevi bütünlükten kopmuş bir beden ne de ondan ayrı kendi başına duran bir ruhtur. Yani insan bütün ihtiyaçlarını giderecek kompleks bir bedene ve onu idare edecek ve üzerinde hakimiyet kurabilecek bir ruha sahiptir.

Bu da insanın kendi bütünlüğü içinde bilen, yapan, eden, değerleri olan, tavır takınan, özgür olan, önceden görüp tayin eden ve inanan varlık olduğunu kabul etmek demektir (a.g.e., s. 287-288)

[Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi / Kısa kısa alıntılar yapılmıştır.]

Düzen Neden Gereklidir?

Bireylerin daha sağlıklı ve kaliteli yaşamaları için tertipli yaşamaya önem vermeleri ve bu yaşam tarzını benimseyecek alışkanlıklara sahip olmaları gerekir.Toplumda ise daha ferah, daha yaşanılır ve daha huzurlu bir yaşam ancak düzenle ve kurallarla sağlanabilir. Herkesin adil şartlarda yaşadığı ve mutlu bir hayat sürdüğü toplumlarda düzensizlikten bahsedilemez. Hz. Ömer'in (r.a) sözü bu konuyu özetler niteliktedir;

“Mal cimride, silah korkakta, fikir zayıfta olursa işler bozulur.” Hz. Ömer (r.a)

Dünyanın hali tam olarak böyledir ve düzen artık bozulmuştur. Graudy’nin ifadesiyle “arıza olan batı medeniyeti” insanlığı bu noktaya getirmiştir. İnsan geçmişten günümüze gerektiği saygınlığı yüklenememiş ve sürekli maddeden ibaret sayılmıştır. Farklı düşünce adamları insanı konuşan hayvan (Descartes), düşünen hayvan (Aristo), toplumsal hayvan (Platon), cinsel hayvan (Sigmund Freud), ekonomik hayvan (Karl Marx) olarak tanımlayarak gerçek vasfını dile getirmekten uzak kalmıştır. Bu sayede insanları koyun gibi gütmek daha kolay hale gelmiştir. Artık insanı insan yerine koyan İslâm'ın eğitimine insanlığın ihtiyacı elzem ve vazgeçilmezdir.

Doğada ve İnsanda Olağanüstü Düzen (Denge)

Güneşle doğan insan, güneşle batar. Gündüzün ardından geceler gelir. Sarılır sarmalanır birbirine ama biri ötekini asla geçmez.
Biri canlılık, hayat sahibi olmak ve bereketi simgelerken, öteki huzuru, sükûnu ve sessizliği ifade ediyor.

﴾45﴿ Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmedin mi? Eğer dileseydi onu elbet hareketsiz de kılardı. Sonra güneşi gölgeye yol gösterici kılmı­şızdır.
﴾46﴿ Sonra da onu yavaş yavaş kendimize çekmekteyiz.
﴾47﴿ Sizin için geceyi bir örtü, uykuyu dinlenme hali kılan, gündüz vaktini ise bir diriliş ortamı yapan O’dur.
﴾48-49﴿ Rüzgârları rahmetinin önünde müjdeci olarak gönderen O’dur. Gökten de tertemiz su indirdik ki onunla ölü toprağı canlandıralım ve hayvanıyla insanıyla yarattığımız nice varlıkları suya kavuşturalım.
﴾50﴿ Gerçek şu ki, biz bütün bunları, insanlar doğru dürüst düşünüp ders çıkarsınlar diye kendilerine tekrar tekrar anlatmışızdır; buna rağmen insanların çoğu nankörlükte direnip durmuşlardır.
(Furkân Suresi, 45-50 . Ayet)

Doğada sarsılmaz bir düzen, insanın yaratılışında ise müthiş bir fıtrat vardır. Bu bozulmadıkça kişiyi düzen takip eder ve her şey onun için daha hayırlı olur.

Hayatımızda Düzenin Önemi!

Düzen Olmazsa Nelerle Karşılaşırız?

Düzeni kaybeden insanın hayatında olumsuzluklar baş gösterir. Maddi veya ruhsal sıkıntılar yaşar. Ailesi ve çevresiyle durumu kötüleşir ve bilhassa kendisiyle de problemler ortaya çıkar.. Bunların başında gelen sebeplerden biri de hayatındaki düzensizlikten gelmektedir.

Gündüzü ve geceyi bir ölçüye göre yaratan Rabbimiz insana da ölçü olarak Namaz'ı tayin etmiştir. Bu bir farzdan öte hayat nizamıdır. İnsan bedenini düzenli bir şekilde beslemeye muhtaç olduğu gibi, ruhu da bir besine yani zikrullaha ihtiyaç duyar. Rabbini unutan kalp harabe bir ev gibidir ve orayı şeytan muhakkak doldurur.

Düzeni kaybeden toplumda bozulmalar meydana gelir. İnsanlar birbirine saygı göstermediği gibi biri diğerinin derdiyle dertlenmeyecektir. Açlık ve yoksulluk düzeyi artacak, emanet ehlinden alınacak, bencillik artacak ve doğa tahrip edilecektir. Bireyler saygı, hoşgörü, erdem ve insanı bir arada tutmaya yarayan değerlerini kaybedince de artık kalplerde sevgi de kalmayacaktır. Toplumun genel kesiminde şikayetler de arttıkça düzelmeler artık çok zordur.

Hayatımızda Düzeni Nasıl Sağlarız?

Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu: "Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır.”(Buhârî, Libâs, 43)

Hayatımızda Düzenin Önemi!

Bu düzensizlik 'sadece' namazın devamı ile de giderilmez elbet. Ancak insan bir şeyleri eksik veya hatalı yaptığında mutlaka bunun kötü yanlarını hayatında görecektir. Nasıl ki anne-babası, kardeşi, büyükleri ile veya arkadaşlarıyla arası bozulan bir insan üzüntü içine girer, canı sıkılır ve barışmak ister, Allah ile kul birbirinden razı olmadıkça da kalbe sükun ve huzur giremez..

"Onların Rabbleri katındaki ödülleri, altından ırmaklar akan, içinde devamlı kalacakları Adn cennetleridir. Allah onlardan râzı olmuş, onlar da Allah’tan râzı olmuşlardır. İşte bu, Rabbini sayıp O’ndan korkanlar içindir."
(Beyyine Suresi - 6-8 . Ayet)

Erteleme hastalığı, herhangi bir işe başlamada isteksizlik, yorgunluk, miskinlik, ruhsal çöküşler, yapacak gücü kendinde bulamama durumlarında insan ilk adımı atamaz ve artık yemek yemek bile zorlaşır..
Bunun için insan önce iman etmelidir, iman varsa imkan vardır. Geç kalınmış diye düşünmek te bize yakışır bir şey değildir. Çünkü güneş halen doğuyorsa başlamak için fırsat vardır.

Önce kişi düzeltmek istediği / düzene koymaya çalıştığı eksik yönlerini tespit eder. Bunun için günlük veya haftalık düzenli planlar yapar. Bu planı uyguladığı süreçte kendindeki değişiklikleri not eder. Her geçen gün üzerine bir eklemeyle gittiği bu hayat döngüsünde başarılarını kaydeder. Eskisinden daha mutlu olduğunu görünce de buna inanamaz.

Son olarak söylemem gereken bir şey var ki, hayatından verim alamayan ve bundan şikayetçi olan insan kim olursa olsun, sorunun ve de çözümün kendinde olduğunu unutmamalıdır.
Teheccüt kadar önemli bir namazı aksatan bir gençlik olarak dünyevi yaptığımız çalışmalarda uhrevi olarak Rabbimizin rızasını ve desteğini alamıyorsak büyük bir eksik var demektir.

Siz ve sevdikleriniz, kime örnek olabilirseniz. Herkese duyurun. Geçirdiğiniz sıkıntılı dönemler elbet geçer. Allah'ın izniyle. Başınıza bir şey geldiğinde en sıkıntılı gününüzü hatırlayın. Gecenin ardından Güneş doğdu ve yine doğacaktır. Ancak unutulmaması gereken husus şudur ki, kalbin ihtiyaç duyduğu ilaç Allah'ın hatırlanmasındadır. Düzen ise ancak O'nu yaratanın yolunda aranır.
Deneyin, denemekten zarar gelmez.

Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur. (Ra'd Suresi, 28. Ayet)

Eksik veya hatalı, kusrumuz varsa affola. Vaktimiz elverdiğince bir şeyler paylaşmak istedik. Teşekkür ederiz.

#Selâmetle 🙂

Hayatımızda Düzenin Önemi!
Cevapla