
Yıllardır insanların üzerinde tartıştığı bir konu olan evrimi bu yazıda elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım. Profesör veya biyolog gibi bir unvanım olmadığını belirteyim, burada anlattığım neredeyse her şey sıradan bir vatandaşın merak edip araştırması ile elde edebileceği bilgiler.
Öncelikle ‘Evrim Teorisi’ kavramında önce hipotez, tez, teori, ve kanun(yasa) kavramlarını öğrenmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Teori Nedir?
Teori halk arasında herhangi bir konu hakkında yapılan olası açıklamadır. Bir deneye veya gözleme dayanmayan açıklama anlamında kullanılmakta ancak bilimsel anlamı ise çok farklıdır.
Hipotez Nedir?
Hipotez, tezin bir önceki aşamasıdır. Yunanca'da düşük ve daha az manasına gelen “hipo(hypo)” kelimesini tezin başına getirilerek oluşturulmuştur. Bilimsel yöntemde olaylar arasında ilişkiler kurmak ve olayları bir nedene bağlamak üzere tasarlanan ve geçerli sayılan bir fikirdir. Bilimsel bir ifadenin hipotez kabul edilebilmesi için üzerine deney yapılabilmesi gerekir. Halk dilindeki teoriye en yakın bilimsel terimdir.
Tez Nedir?
Hipotezin daha fazla araştırılmış ve bazen de yazıya dökülmüş halidir.
Bilimsel Anlamda Teori Nedir?
Bilimsel olarak teori bir doğa yasasını açıklamak için kullanılan hakkında birçok gözlem ve deney yapılmış gelişmiş bir açıklama anlamı gelmektedir. Yani teoriler ortada bulunan doğa yasalarının nasıl işlediğinin açıklamasını yapan ve bunu kontrollü deney ve gözlemlere dayandıran bilimsel açıklamalardır.
Yasa Nedir?
Doğada bulunan ve evrenin işleyişine direkt etkisi olan sürekli olaylardır.
(Yasa kelimesi bilimde kanun, ilke ve gerçek olarak da kullanılır.)
Terimler Hiyerarşik Düzen
Yani aslında anlayacağınız üzere bir hiyerarşik düzen kurmak istersek teori yasanın üstüne çıkar.
Buna örnek olarak kütleçekim yasasını açıklamak için kullanılan Einstein’ın görelilik teorisi, Newton’un yerçekimi teorisi ve kuantum kütleçekim teorisi örnek gösterilebilir. Bu üç teori birleşerek evrenin başlangıcından beri bir olan kütleçekim yasasının açıklamasını yapar.
Evrim Nedir?
Evrim temel olarak jenerasyonlar içerisinde canlıların yaşadıkları doğa koşullarına uygun hale gelerek türün devamını sağlaması olaydır. Evrim sadece tek bir bireyle değil bütün bir türün uzun zaman sürecinde geçirdiği değişimlerdir.
Darwin ve Evrim İlişkisi
Evrim bir doğa kanundur. Canlılar yaşadıkları çevrenin sürekli olarak değişmesi durumuna bağlı olarak değişimler geçirerek türün devamını sağlamak zorundadır. Evrim teorisi olarak bilinen doğal seçilim ve mutasyon teorileri bu değişim sürecinin nasıl işlediğini ve hangi canlıların neye göre hayatta kaldığının açıklamasını yapmaktadır.
Charles Darwin Doğal Seçilim Teorisine Bir Örnek
Basit bir örnek ile durumu açıklamaya çalışacağım. Bir odada kilitli kaldığınızı, odadan çıkmazsanız açlıktan öleceğinizi ve odada bir anahtar üretme makinesine sahip olduğunuz varsayın ne yaparsınız? Anahtar makinesi ile rastgele çeşitli anahtarlar üretirsiniz değil mi? Ve sonunda bir anahtar o kapıyı açar, diğer anahatalar ise bir işe yaramaz. İşte evrim de tam olarak bunu yapar. Canlılar sürekli yavrular üretir, bu yavruların hepsi mutanttır. Eğer doğan yavru mutasyonu sayesinde çevreye uyum sağlayamıyorsa o yavru ölür ama çevreye uyum sağlamış olan yavru hayatta kalır ve hayatta kalmasına imkan veren genleri gene hayatta kalmasına imkan veren bir başka birey ile üreyerek yavrusuna geçirmiş olur. Böylece ortama uygun bir nesil ortaya çıkmış olur. Günümüzde kapanların kutup ayılarının veya kamufle olabilen canlıların olmasının sebebi budur. O canlı ve onun atalarında kamufle olamayıp av bulamayanlar bu genleri yavrulara geçiremez ancak hayatta kalabilenler bu genleri çocuklarına aktarır, onların da kendi çocuklarına aktarımı ve ortam ile harika uyuma sahip canlılar ortaya çıkmış olur.
Peki Güzel Bir Soru: Evrim Durabilir mi?
Bu sorunun cevabı kısa zaman süreci için evet ama uzun zaman süreci için hayır.
Kısa zaman süreçlerinde canlıların yaşadığı çevrede onları etkileyecek bir değişim meydana gelmediği sürece genlerde veya fiziksel olarak herhangi bir değişimi gözlemek mümkün değildir ama yavruların birbirinden farklı olması durumu mümkündür. Uzun zaman süreçlerinde çevrede çeşitli değişiklikler olacağı için tekrar bir evrim süreci yaşanacaktır. Mesela bu konuya güzel ve kendi türümüz ile ilgili bir örnek verelim.
Bildiğiniz veya şimdi öğrendiğiniz gibi insanlığın ilk örnekleri Afrika kıtasından evrimleşmiştir Afrika'da hava çok güneşli olduğu için açık cilt tonuna sahip olan canlılar güneşin zararlı ışınlarına çok hızlı ve şiddetli bir biçimde maruz kalmalarından dolayı kanser ve benzeri sağlık sorunları yaşıyorlardı ve üreyebilecek kadar yaşayamıyorlardı ancak koyu cilt tonuna sahip olanlar üreyebilecek yaşa kadar erişip sahip oldukları genleri çocuklarına geçirebiliyordu ancak insanlık dünyanın dört bir yanına dağılınca Avrupa gibi havanın Afrika kadar güneşli olmadığı bazı yerlere geldiler. Avrupa'da hava daha kapalı olduğu için koyu cilt tonuna sahip olan insanlar güneş ışıklarında yarar alamadıkları için çeşitli sağlık sorunları yaşadılar ancak daha açık tenli olanlar bu hava koşullarına rağmen güneş ışınlarından yararlanabildikleri için kendileri gibi olan beyaz tenli insanlar ile çiftleştiler. Bunun sonucunda günümüzdeki beyaz Avrupalı insanlar ve Afrika'daki siyah derili insanlar evrimleşti.
Mutasyon Nedir?
Peki seçilimin nasıl olduğunu ve hangi canlıların neye göre hayatta kaldığını öğrendik ancak bu farklı özelliklere sahip olan yavrular nasıl doğuyor?
İşte burada da cevabımız mutasyon işin içinde dahil oluyor. Peki Mutasyon nedir? Mutasyon kısaca DNA'yı oluşturan nükleotitlerin yapısında bulunan A(Adenin)/T(Timin), G(Guanin)/S(Sitozin) baz çiftlerinde tür içerisinde değişiklikler meydana gelmesidir. Bu değişimler canlıda kimi zaman dış görünüşünü etkiler, kimi zaman sadece genetik yapısında değişiklikler meydana getirir. Bunu yukarıdaki anahtar örneği ile bağdaştırarak kapıyı açan anahtarı bulana kadar ürettiğiniz bütün anahtarlar mutanttır. Çünkü birbirlerine karşı farklılıklar içerir. Evrim sürecinde rastgele farklılıkları olan bu canlılardan ortama uygun ve yaşamasını sağlayan özellikleri olan bireyler çiftleşerek çevreye daha uyumlu bireyler oluşturur.
Mesela bir bakteri ortaya çıktığında ona karşı kullanılan antibiyotiğin bir süre sonra etkisiz kalmasının nedeni budur. Bakteri ilk kez antibiyotik ile karşılaştığında çok büyük bir kısmı yok olur, kalanlar mutasyon geçirmeye devam eder (mutasyon sadece felaket zamanlarında devam etmez, süreklidir) oluşan mutant bakterilerden anbibiyotiğe karşı savunma sahibi olanlar türün devamını sağlar. Bu durumda o ilaç artık bakteriye karşı işlevsiz kalır ve bakterinin incelenip ona göre bir antibiyotik yapılması gerekir. Bu yüzden geçen sene grip olduğunuzda kullandığınız ilaç bu sene işe yaramaz ve yeni bir ilaç kullanmanız gerekir.
Kimi durumlarda ise bu çeşitlenme ve çevreye uyumlu bireylerin çeşitlenmesi yeteri kadar kısa sürede olmaz ve bu durumda da türün tamamı yok olur.
Şimdi evrim ile ilgili yeteri kadar bilgi verdiğimiz var sayıyorum başlıktaki sorularınızı cevaplayalım.
Evrim yalan mıdır?
Anlattığımız bilgiler ile evrimin yalan olmadığını anladığınızı düşünüyorum. İnsan ve dünya üzerindeki bulunan şu anki bütün canlılar evrimin sonucudur.
Maymundan mı geldik?


Bir diğer sorumuz olan maymundan mı geldik sorusuna geçelim.
Hayır maymundan falan gelmedik. Modern insan olarak bilinen Homo sapiens türü kendinden önce gelen primat adı verilen bir türün yaşadığı yere göre adapte olmuş olan versiyonudur. Ancak şu da var ki bildiğimiz maymun da ilkel bir canlı değildir. O da yaşadığı çevreye göre adapte olmuş olan insanların bir tür akrabasıdır. Durum şu ki eğer primatı sizin dedeniz olarak kabul edersek sizin babanız ve amcanız maymun ve Homo sapiens’in ata canlıları olarak değerlendirilebilir, onları çocukları olan siz ve kuzeniniz evet benzer canlılar olabilirsiniz. İkiniz de dedenize ve amcalarınıza benzersiniz ama kuzeniniz sizin dedeniz değildir. Günümüzde birisinin çıkıp 'Kardeşim maymundan geldik' demesi benim 'kuzenim benim dedemdir' demesi kadar mantıksızdır. Peki günümüzdeki maymunlar neden insan olmuyor? Olay şu ki maymunun bir anda insanlarla birebir olarak aynı özelliklere sahip hale gelmiş bir canlı olmasını beklemek Disney filmlerinin %100 doğru olduğunu kabul etmek kadar saçma bir durumdur. Çünkü bu süreç bu süreç milyonlarca yıl alır ve şu da var ki eğer maymunların yaşadıkları ortam onların ancak insana evrimleşmeleri durumunda türün devamlılığını sağlayacak olsaydı şu an maymunlar değil onların yerinde insanlar olurdu. Ve ayrıca şunu da eklemek gerek 'şimdiki maymunlar neden insan olmuyor' demek 'benim kuzenim neden benimle birebir olarak aynı özelliklere sahip değil' demekle eşdeğerdir.
İşte bu şekilde başlıkta belirttiğim gibi profesör veya biyolog unvanına sahip değilim burada anlattığım her şeyi siz de internet üzerinde yapabileceğiniz bir araştırma ile ulaşabilirsiniz. Bazı yerlerde hatalar yapmış olabilirim.
Şunu da söylemek istiyorum ki eğer aklınıza takılan, cevaplayabileceğim bir sorunuz varsa lütfen yorum olarak belirtin. Bu bilgiler bana yetmez, daha fazlasını bilmek istiyorum diyen arkadaşlar ise Evrim Ağacı sitesini veya Youtube kanalını ziyaret edebilir. Ayrıca Celal Şengör'ün de evrim hakkında konuştuğu televizyon programı kesitleri Youtube'da mevcut.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
Bir çırpıda okudum çok güzel derlemişsin kalemine sağlık.
Gayet açıklayıcı ve detaylı bir bence olmuş ve keyifle okudum. Teşekkürler.