Günümüzde hemen hemen her ülke ilerleyen zamanlarda insan hakları hususunda daha önemli gelişmelere imza atıyor hatta başka ülkelerle sözleşmeler dahi imzalayabiliyor. İnsan haklarının en çok önemsendiği ve bu hususta ciddi ayrıntılı kanunlara yer verildiği bu yüzyılda, insanlar kimsenin boyunduruğu altında olmadan özgürce yaşayabiliyorlar. Buna rağmen insanlar, insan haklarının yeterli düzeyde olmadığını düşünüyor ve çeşitli derneklerin kurulmasına sebebiyet veriyorlar. Peki hiç eski dönemlerde insan haklarının nasıl işlediğini merak ettiniz mi? Eminim insan haklarına yapılan en büyük tecavüzün kölelik olduğuna hepimiz hemfikirizdir. Bu Bence'mde, geçmişten günümüze farklı coğrafyalarda kölelik sisteminin nasıl işlediğini ele alıp günümüzdeki modern kölelikle mukayese ederek sizlerle paylaşacağım.
Kölelik Nedir Ve İlk Ne Zaman Ortaya Çıkmıştır?

Kölelik, bir kimsenin, bir esir ya da tutsak olan kadın veya erkeği belli bir ücret ya da takas karşılığında satın alıp her türlü işlerinde maaş ödemeden kullanma hakkını elde ettiği ilkel bir sistemdir. Ancak binlerce yıllık insanlık tarihinde köleliğin kaldırılması son yüzyıla kadar uzanmıştır. Köle, sahibine mutlak suretle itaat etmek zorundadır. Sahibi, köleye istediği şekilde davranıp cezalandırabilmektedir. Köleler; savaş esirlerinden, ağır suçlulardan, korsanların esir aldığı insanlardan oluşmaktadır. Birçok coğrafyada köle olan bir kimsenin çocuğu da köle olmaktadır. Köleliğin ilk ne zaman ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Ancak Maya, Aztek, İnka, Antik Mısır gibi milattan önce var olmuş uygarlıklarda köleliğe dair işaretler vardır. Kısaca kölelik, milattan çok öncesine kadar uzanmaktadır.
Avrupa'da Kölelik

Avrupa'da kölelik çok eski zamanlara dayanıyor olsa da bunun en patlak verdiği dönem 16-18'inci yüzyılları arasıdır. Portekiz ve İspanyollar, 15'inci yüzyılın sonlarına doğru okyanusa dayanıklı ''karavel'' adı verilen gemiler inşa ederek Afrika Kıtası hatta çok daha uzakta Amerika Kıtası'na kadar seyahat edebilmişlerdir. Seyahatlerin amacı, sözde savaşlarda savaşacak Hristiyan müttefik aramak ve oradaki insanlara yardım götürmek olsa da esasen bu bölgeleri sömürmek ve insanlarını köle olarak kullanmaktı. Öyle ki 16'ncı yüzyıldan sonra Avrupa'da Afrika'dan gelen değerli mücevherler ve fil dişleri satılırken, çok sayıda insan da köle olarak satılmaktaydı. Bu köleler, Amerika'nın keşfi ile Amerika'ya taşındı ve orada köle olarak kullanılmaya devam etti. Kölelikte dünya birincisi üzerinde güneş batmayan İngiltere idi. Ancak Avrupa'da köleliği ilk olarak kaldıran devlet de İngiltere idi ve 18'inci yüzyılın başlarından itibaren kölelik kademeli olarak kalkmaya başladı. Ancak her ne kadar kölelik yasal olarak kalkmaya başlamış olsa da bazı ülkeler farklı milletten insanları köle olarak kullanmaya devam etmiştir. İngilizlerin II. Dünya Savaşı'nda Hindistan ve Kuzey Afrika'daki insanları öf saflara sürüp ölüme göndermesi veya Almanların Yahudileri zor şartlar altında kullanması buna örnek olarak gösterilebilir.
İslam Dininde Kölelik

İslam, Arabistan Yardımadası'nda yayılmadan önce Arabistan'da kölelik hat safhada idi. İnsanlar, pazarlarda satılıyor ve hiçbir emeğinin karşılığını alamadan hizmet ediyorlardı. İslam dini, köleliği yasaklamasa da azaltmaya çalışmıştır. Bu sebeple köleyi hürriyetine kavuşturmak büyük sevaplardan sayılmış ve bazı kefaretlerde köle azat etmek zorunlu tutulmuştur. İslam'da, kölenin efendisine karşı gelmesi de büyük günahlar arasında yer almaktadır. Kadın köleler ''cariye'' olarak adlandırılmaktadır ve kişi dilediği kadar cariyeye sahip olma ve bu cariyelerle çocuk yapma hakkına sahiptir.
Osmanlı'da Kölelik

Osmanlı Devleti, savaşlarda elde ettiği esirlerin bazılarını köle olarak sarayda tutabiliyordu. Ancak daha çok köle kadınlar tercih ediliyor ve Harem'de eğitiliyorlardı. Padişahın cariyesi olan kadınlar bir nevi padişahın eşi gibi sayılırlardı ancak gene de aralarında nikâh olmazdı. İslam'da, bir erkek en fazla 4 kadına nikâh kıyabilir ancak istediği kadar cariyeye sahip olup bunlarla çocuk yapabilirdi. Fatih Sultan Mehmed'in 7, II. Abdülhamid'in 12 eşinin olması esasen nikâhlı eşleri değil, cariyesi olduklarını göstermektedir. Ancak nadiren de olsa nikâh kıyan padişahlar da olmuştur. Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan buna örnek olarak gösterilebilir. Bazı korsanlar, küçük çocukların üreme organlarını kesip bu çocukları satarlardı. Osmanlı Devleti, üreme organı kesilmiş bu çocukları satın alır, yetiştirir ve Harem Ağası olarak Harem'de görevlendirirdi. Avrupa'da İngiltere'den sonra köleliği yasaklayan ikinci devlet Osmanlı Devleti olmuştur. 31. Osmanlı padişahı Sultan Abdülmecid, 1847 yılında köle pazarlarını kapattırmış ve 1857 yılında çıkardığı fermanla köleliği yasaklamıştır.
Amerika'da Kölelik

Avrupalıların 16'ncı yüzyıldan sonra Amerika kıtasına yerleşmeye başlamasıyla Afrika'dan elde ettikleri insanları köle olarak Amerika'ya taşımış ve oradaki tarlalarda yoğun şartlar altında çalıştırmışlardır. İlk insan hakları beyannamesini yayımlayan Amerika, ''Her insan özgür ve hürdür'' ifadesine yer verirken, siyahi insanları bu anlayışın dışında tutuyordu. Dolayısıyla siyahilerle beyazlar arasında zaman geçtikçe sık sık kavgalar oluyor hatta günümüzde bile ne yazık ki ırkçılığın devam etmesiyle yer yer tartışmalara şahit olabiliyoruz. Amerika, tıpkı İngiltere gibi 19'uncı yüzyılın başlarında köleliği ilk yasaklayan devletlerden biri olmuştur.
Günümüz Orta Doğu'sunda Kölelik

Suudi Arabistan dahil günümüz Orta Doğu'sunda kölelik yasaklanmıştır. Ancak bazı Orta Doğu ülkelerinde bazı örgütlerin kadınları köle olarak sattığı bilinmektedir. Son zamanlarda yankı uyandıran DAEŞ terör örgütünün kadınları para karşılığı köle olarak satması buna örnek gösterilebilir. Köle olarak satılanlar arasında ne yazık ki yaşı küçük kız çocuklar da var.
Uluslararası Terminolojide Adı Olmayan ''Modern Kölelik''

Yukarıda zikrettiğim kölelik sistemi, çeşitli hukuksal ve dinsel düzenlemelerle ortadan kaldırılmış olsa da günümüzde farklı bir biçimde tesir göstermeye devam etmektedir. Bazı insanların daha alt tabakada görülmesi ve ucuz iş gücü ihtiyacı nedeniyle daha yoğun şartlar altında çalıştırılarak çok daha düşük maaş aldıklarını görüyoruz. Örneğin; birçok Avrupa ülkesinde bedenen yorucu işler, Orta Doğu'dan çalışmak için gelen insanlara yüklenir. Hak ettikleri maaş, diğer insanlarla eşit olmasa da kazançlarının kendilerine yettiğine inanırlar. Birleşik Arap Emirlikleri'nde inşaatlarda yakıcı sıcağın altında yoğun biçimde çalışan Orta Doğu'dan birçok işçi var ve her ne kadar zengin ülkeler olsalar da işçilere hak ettikleri maaşı vermezler. Ne yazık ki benzer örnekleri Türkiye'de de görmekteyiz. Özellikle Suriye'den sığınmacı olarak gelen bazı insanlara çok ağır işler yaptırıp asgari ücretin 3'te 1'i kadar maaş ödemesi yapan müesseseler var.
Modern Kölelikle Klasik Kölelik Arasındaki Temel Farklar

Önceki dönemlerde yani klasik kölelikte, köle kıtlığı yaşanırken günümüzde modern köle fazlalığı yaşanmaktadır. Çetin çalışma prosedürü gerektiren işlerde bile eleman ihtiyacının olmaması bunu kanıtlar niteliktedir. Eski dönemlerde köle olmak çok daha zor ve bedel ödeten bir statüydü. Modern kölelikte patronla kurulan ilişki, klasik köleliktekinden çok daha kısa sürmektedir. Klasik kölelikte, kölenin efendisi hür bırakmadığı sürece köle ömür boyu efendisine hizmet etmek zorundadır. Ancak modern kölelikte, kişinin dilediği gibi ayrılma hakkı vardır. Fakat her ne kadar kişinin hür iradesiyle ayrılma hakkı olsa da bazı sosyal-ekonomik sebepler durumu öyle bir raddeye getirmiştir ki kişinin vazgeçmesini imkânsızlaştırıp tamah etme noktasında tutmayı başarmıştır.
Modern Köleliğin Yüz Kızartan Karnesi

Modern kölenin en fazla olduğu ülke Hindistan'dır ve modern kölenin en fazla olduğu ikinci ülke Çin'den 5 kat daha fazla modern köleye sahiptir. Birçok Asya ve Afrika ülkesinde modern kölelik hat safhadadır. Fabrikalar genelde bu bölgelerde açılır ve insanlar çok düşük maaş karşılığında çalıştırılırlar. Modern köleliğin en az olduğu ülkeler ise Avrupa ülkeleridir ve aralarında Türkiye de vardır. Dünya üzerinde 40 milyondan fazla modern köle bulunmaktadır.
Modern Kölelik Sadece Ekonomik Gerekçelerle Ölçülemez

Bireyin kendi kararlarına karşı engel teşkil eden her eylem modern köleliğin bir işaretidir. Günümüzde birçok insan çocuk yaşta zorla evlendirilmekte ve eğitim imkânları ellerinden alınmaktadır. Özellikle bu ve buna benzer toplumlarda mesken edinmiş bu tür gelenekler o toplumda köleliğin hâlâ devam ettiğini açıkça göstermektedir.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer 


