Ailemiz, bu dünyada güvenebileceğimiz tek şey değil mi? Herkes gider, aile kalır. Özellikle de anne... Yüzyıllardır, bu statü kutsal olarak görülür. Anne-çocuk ilişkisi yüceltilir.
21. yüzyılda ise işler biraz daha farklı yürüyor. Bugün sizlerle izlediğim The Act dizisinin konu aldığı, yaşanmış iç ürpertici bir olayı paylaşacağım.
Dee Dee Blanchard ve Gypsy Rose

Hikayemizin kahramanları onlar. 2000'li yıllarda dünya, engelli kızı için her şeyi yapabilecek fedakar anne Dee Dee Blanchard ve engelli (!) kızı Gypsy Rose'u konuşuyordu. Gypsy ve Dee Dee, beraber çıktıkları bu mücadele hakkında birçok konferans veriyor; ödüller alıyordu.
Tüm halk, bu anne-kıza acıyor ve onlara maddi/manevi birçok bağışta bulunuyordu.
Hayalet tıbbi belgeler...

Fakat ortada, Gypsy Rose'a ait herhangi bir tıbbi belge yoktu. Anne Dee Dee Blanchard, çevresindeki insanlara kızının engelli olduğunu söylüyordu. Halbuki Dee Dee, kızını 3 yaşından beri tekerlekli sandalyeye alıştırmış ve onu hasta olduğuna inandırmıştı. Bu şekilde hem bağış toplayıp geçimlerini elde ediyor hem de kızının hep yanı başında olmasını sağlıyordu.
Birçok ameliyat, artan bağışlar...

Gypsy, annesinin sözünden asla çıkmıyor ve o ne diyorsa onu yapıyordu. Sorumsuz doktorlar ve annesinin ısrarları nedeniyle birçok tedavi geçirdi. Fakat gerçek şuydu, Gypsy aslında oldukça sağlıklıydı.
Annesi tarafından 13 yaşında olduğuna inandırılan Gypsy aslında 18 yaşındaydı ve yasal olarak kendi kararlarını verme hakkına sahipti. Kızı, 18 yaşına geldiğinde annesi ona fark ettirmeden birçok belge imzalattı. Bu belgeler, zavallı kızın "kendi kararlarını veremeyecek kadar bedensel ve zihinsel engelli" olduğuna dairdi.
Çalınan bir hayat...

Boş yere, annesinin zoruyla aldığı ilaçlar yüzünden dişleri çürüyen Gypsy'nin -yine annesinin emriyle- tüm dişleri çekildi ve genç kız konuşamamaya başladı. Annesinin kaba davranışlarıyla bir şeylerin yanlış gittiğini anlayan Gypsy yavaş yavaş gerçekleri anlamaya başladı. Kimliğini buldu, gerçek yaşını öğrendi. Yürümeyi denediğinde ayakta durabiliyordu.
Kaçış planı...

Gypsy, annesinden gizli gizli kullandığı bir tanışma sitesinde Nicholas Godejohn ile tanıştı. Gerçekten hasta olmadığını ve annesinin onu kandırdığını anlattı. Kısa sürede birbirlerini sevmeye başlayan ikili, defalarca gizlice buluştu ve birlikte bir plan yaptılar.
Gypsy, annesinin uyuduğu bir gecede Nicholas Godejohn'u evine aldı. Kendi de psikolojik sorunlara sahip olan Nicholas, psikopat anneyi 17 yerinden bıçakladı.
Günümüz..

Gypsy Rose, yakalandığında polisi son derece sağlıklı olduğuna ikna edebilmek için birçok testten geçti. Suça azmettirmeden 10 sene hapishane cezası aldı. Annesini öldüren sevgilisi Nicholas Godejohn ise tüm hayatını hapishanede geçirecek.
Paylaşacaklarım bu kadardı.
Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar