Aksaray, Otizm ve Edison'un Annesi

Geçen hafta gündemde çokça konuşulan konulardan biri hatırlayacağınız gibi Aksaray ilinde bir ilköğretim okulunda yaşandı. Olay şuydu;

Aksaray, Otizm ve Edisonun Annesi

Bahsi geçen Aksaray'da Mehmetçik İlköğretim Okulu'nun bir bölümü yakın çevrede oturan otizmli çocukların eğitimi için ayrılıyor. Özel öğretmenleri eşliğinde otizmli öğrenciler hem eğitim alıyor, hem de diğer çocuklarla aynı bahçeye çıkarak sosyalleşiyor ve topluma karışmak için gelişimi sağlanıyor. Ne kadar güzel öyle değil mi? Ancak öyle bir şey oluyor ki kimse bunun gerçek olacağına inanmak istemiyor. Sözde kendi çocuklarına zarar veriyor diye toplanan elliye yakın anne okul yönetimiyle görüşüp otizmli çocukların başka okula alınması için talepte bulunuyorlar.

Aksaray, Otizm ve Edisonun Annesi

O sırada diğer çocukların anneleri de oraya geliyor. Çocukları da yanlarında. Denilene göre otizmli çocuklar yuhalanıyor. Orada bir arbede çıkıyor. Olayın içinde kalan bir annenin çektiği videoyu sosyal medyadan paylaşması ile durum Türkiye gündemine düşüyor ve bu noktaya geliyor.

Aksaray, Otizm ve Edisonun Annesi

İnanamadım. İnanmak istemedim. Televizyonda Habertürk kanalı muhabirinin her iki öğrenci grubunun anneleriyle yapılan röportajları izlemeye başladım. Gördüm ki olay doğru. Otizmli çocukların annelerinin üzüntüsü gözlerinden okunurken olayın medyaya yayılması nedeniyle zor durumda kaldıklarını söyleyen normal öğrencilerin annelerinde sadece hırs vardı. Asla pişmanlık değil. Özellikle bir tanesi çok dikkatimi çekti ki bu benceyi yazmama vesile olan da kendisiydi.

Aksaray, Otizm ve Edisonun Annesi

Kendilerini anlatmaya çalışan 4 tane anne. Özellikle bir tanesini sözcü olarak belirlemişler. Muhabirin sorularına o cevap veriyordu. Sürekli yanlış anlaşıldıklarını ve sosyal medyada kendilerine gelen ağır eleştirileri hak etmediklerinden bahsediyordu. Üstelik bu eleştirilerin dini konulara dayandırıldığını 'Sen nasıl Müslümansın, bir de baş örtü takıyorsun?' dedikleri için feryat ediyordu. Konuyu 'Benim baş örtüme laf edemezsin' durumuna kadar getiren sözcü annenin gözündeki hırs ve asla otizmli çocuklara merhamet duymadığı o kadar belliydi ki. Çok üzüldüm ve çok sinirlendim. Aklıma Thomas Edison geldi. Ve o tarihe altın harfler geçen, her okuduğumda gözlerimin dolduğu o mektup.

Aksaray, Otizm ve Edisonun Annesi

20.Yüzyıl yaşamını icatlarıyla büyük bir şekilde etkileyen, en büyük icadı elektrik gibi dünyamızı aydınlatan Thomas Edison bir otizmliydi.

Tıpkı edebiyat dünyasının en özgün yazarı Franz Kafka gibi;

Tıpkı klasik müziğin dehası, en etkin bestecisi Beethoven gibi;

Tıpkı kuantum fiziğin büyük ismi, Nobel Fizik Ödülü sahibi Albert Einstein gibi;

Tıpkı ampulü de bulan kişi, Edison’un öğrencisi olup kablosuz elektrik üretiminin kanıtı olan Tesla bobinleri ise bilim dünyasında en önemli buluşlardan birisi ile damga vuran Nikola Tesla gibi;

Tıpkı ünlü filozof Nietzsche gibi;

Tıplı dünyanın en büyük fizikçilerinden Newton gibi;

Tıpkı 'renklerle oynayan deha' olup dünyanın en iyi ressamları arasında gösterilen Van Gogh gibi;

Ve tıpkı eserleri klasik müzik dünya tarihinde damga vurmuş, en etkili bestecilerden Amadeus Mozart gibi!

Aksaray, Otizm ve Edisonun Annesi

Thomas Edison bir gün eve geldiğinde annesine bir kağıt verdi ve ” Bu kağıdı öğretmenim verdi ve sadece sana vermemi tembihledi”. dedi.

Annesi kağıdı gözyaşları içinde oğluna sesli olarak okudu: “Oğlunuz bir dahi. Bu okul onun için çok küçük ve onu eğitecek yeterlilikte öğretmenimiz yok. Lütfen onu kendiniz eğitin."

Aradan uzun yıllar geçtikten sonra Edison’un annesi vefat ettiğinde, o artık yüzyılın en büyük bilim adamlarından biriydi ve bir gün eski aile eşyalarını karıştırırken birden bir çekmecenin köşesinde katlı halde bir kağıt buldu ve alıp açtı.

Kağıtta “Oğlunuz “şaşkın” (akıl hastası) bir çocuktur. Artık kendisinin okulumuza gelmesine izin vermiyoruz…” yazılıydı.

Edison saatlerce ağladıktan sonra günlüğüne şu satırları yazdı:

Thomas Alva Edison, kahraman bir anne tarafından, yüzyılın dahisi haline getirilmiş, “şaşkın” bir çocuktu.

Herhangi bir dine mensup olmak sizi iyi biri yapmaz. İyi insan olmak vicdanla ilgilidir. Vicdan, insanın içindeki tanrıdır. Victor Hugo

Sevgiyle.

Aksaray, Otizm ve Edison'un Annesi
Cevapla