Felsefe ve Kadın Paradoksunu Çözümlemek!

Felsefe: düşünmek, sorgulamak ve araştırmak beynin gibi işlevsel yönlerinden yeterli olan her insanın yapabileceği bir ilkedir. Ben bu yazıya başlamadan ve daha açık bir pencereden bahsedeceğim konulara bakmadan önce de felsefe dendiğinde aklıma neden ilk Kant, Platon, Sartre, Hegel gibi çoğunlukla erkek filozofların geliyor olduğunu büyükçe bir ayrımcılığın yansımasıyla kendi içimde rahatsız bir tavırla hissetmişsem de bunun için geniş çaplı bir eyleme geçmemiştim. Aynı şekilde lise eğitimimde neredeyse hiçbir kadın filozofun hayatını, ideolojilerini bizlere aktarılmadığı gerçeğinin kendi iç dünyamda üzerinde dursam da zamanla zihnimin ışıklarının sönmüş sokaklarında karanlığa bırakmış olmamın çirkinliğinin net bir şekilde farkına vardım ve dönüm noktalardan birine daha geç de kalsam atılmış oldum. Kadınların binbir türlü önergeler ile gün geçtikçe unutulmuş ya da unutturulmuş olmasına biraz da bunun gibi karanlıkların imkan sağladığını artık susmayarak ve göz yummayarak biliyorum. Kendini toplumdan, haklarından soyutlaştıran zihinlere 'birlikte daha da güçlenmesi mümkün olan sesleriyle karşı çıkamamış kadınlar' ve haklarını az bir güçle savunmalarına izin vermeyen anlayışın egemen olduğu çağın zamanla değiştirilmesi; konunun başladığı ve bittiği noktadır.

Antik Yunan mitolojisinde oluşturulan ilk kadın ismi ‘Pandora’ bütün hediyeler anlamına geliyordu.

Felsefe ve Kadın Paradoksunu Çözümlemek!

Kadınların sürekli bir tabuya, hediye ya da ceza gibi tek yönlü kelimelere, kendilerinin istemleri dışında saptanmış yasaklara ve bunların kaosuna sıkıştırılması ilk çağdan günümüze süregelen sorunların en başlarındaydı. Kadınlar, tanrı tarafından erkeklere ceza niteliğinde yaratıldığına dair havalarda uçuşan acımasız ve asılsız iddialara maruz kaldı. Düşünceleri, fikirleri, ideolojileri önemsenmezken; üstlerindeki buyruklara göre sorumluluklarını yerine getirmenin tek görevleri olduğu bir yaşam omuzlarına dayatıldı. ‘’Kadınların yokluğunda ölüm olmazdı çünkü bunun için doğum olması gerekirdi.’’ cümlesini baz alarak kadınların ölümün getirisi olduğuna inan kesimler, insan türünün ancak doğurganlıkla devam edebileceğini ve dolayısıyla bunun gibi daha pek çok konuda kadınların hafife alınmaması gerektiğini gözden kaçırmış ya da kaçırmak istemiş olmalılar.

Aslında var oluşundan bu yana her insan bilinçsizce felsefe yapmışsa da bazı önergeler doğrultusunda çoğu yazılı bilgiler erkekler tarafından belgeler haline getirildi.

Felsefe ve Kadın Paradoksunu Çözümlemek!

Kadın yapamadığından değil, yapmasına olanak tanımayan bir sistemin üzerilerine çöken şiddetinden. Tüm bu sorunların arasında, düşünce dünyasının gölgesinde kalmalarına rağmen seslerini hâlâ yükselmekte olan frekanslarla bizlere ulaştırdılar, tepemizde uçuşan zihinleri aydınlatmanın stratejilerini olabildiğince öğrettiler; onları okuyun, kulak verin. Eşi öldükten sonra Pisagor Okulu’nu yöneten Krotonlu Theano, Sokrates’in ondan ders aldığı ve ona hayranlık duyduğu Platon tarafından kaleme alınan Aspasia'nın yanı sıra İskenderiye Üniversitesi’nde astronomi ve geometri dersleri verirken devletin işlerine karışmakla suçlanıp taşlanarak öldürülen Hypatia... Daha da fazlasını, o zamanlarda kadınlara uğratılan zulmü ve benzer örnekleri günümüze kadar uzandırırken törpülenmesine izin vermedikleri azimlerini buruk bir hayranlıkla anıyorum. Kadınların geri plana atıldığı antik çağdan modern çağa geçişte felsefenin bizlere nasıl uzandığına baktığımızda ele aldığımız hipotezler daima erkeklerin yörüngesindeydi, istisnalar durumu aklayamazdı.

Birçok şeyin bambaşka olmasını isterdim!

Felsefe ve Kadın Paradoksunu Çözümlemek!

Kadınlar içlerinde bulundukları ötekileşim, dışlanma sorunlarının eşliğinde eşitlik, adalet gibi konular üzerinde dururken birçok titizlik gerektiren görüşler ve ideolojiler bütünlüğünün günümüzde fazlasıyla eksik kaldığını görmek, göstermek ve düzeltebilmek adına çaba sarf etmek; felsefelerini bize emanet etmiş olan 'direnen ruhlara' borcumuzdur. Tüm yanlışlar aydınlığa çıktığında cinsiyetin insan üzerinde yalnızca bedensel bir farklılığa etki edeceğini, ne ya da kim olduğumuzdan çok nasıl düşündüğümüzün dikkate alınması gerektiğinin önemini çağlar boyunca yaşananlarla da anlamış olduk. Bu gelişim sürecinde Franz Kafka’nın yazdığı ‘’birçok şeyin bambaşka olmasını isterdim.’’ cümlesini aktaramasam da benimle kalan anlatımlarımın sizde bir tercüman görevi üstlenmesi umuduyla bırakarak daha fazla gözlerinizi yormadan yazıyı tamamlıyorum.

Felsefe ve Kadın Paradoksunu Çözümlemek!
12
5
Görüşünü yaz

Senin görüşün nedir?

En İyi Kız Görüşü

  • dobra_kadin

    Islamiyetten önce Türk Töresinde kadının temel nitelikleri annelik ve kahramanlıktı. Kadınlar erkeklerle eşit bir şekilde devlet yönetmek, savaşa gitmek, topraklarini korumak, ok atmak ata binmek, düşman kani akitmak gibi üstün görevlerde bulunurlardi. Tengrizme yani tek tanriya inanan Türk halkı için kadın kutsaldi ve anne hakkı tanrı hakkına eşittir inanci yaygındı. Türk töre ve kanunlari sadece Türk beyinin degil Türk hanımının da isteği ve izniyle konulur devlet hem katun (hatun-kadin) hem hakan tarafindan yönetilirdi. Tek basina Hakan buyuruyor ki; ifadesi halk icin gecersizdi. O kararin uygulanmasi icin hatun'unda buyurması şartti. Islamiyetten sonra Türk halkı ve islamiyeti kabul eden osmanli devletiyle birlikte kadınlar cariye ve köle sifatlarina girmiştir ve erkek egemenligi altinda ezilmiştir. Yani sanilanin aksine dünyanın hic bir yerinde erkege verilen haklar kadina verilmezken Türk milleti kadın ve erkegi esit tutmuştur.
    En son atamız Atatürk olmasaydi Türk kadinlari cariye ve köle olmaktan kurtulamayacakti...

    Görüş hala geçerli mi?

En İyi Erkek Görüşü

  • Dungeonn

    Çok güzel ve fazlasıyla doğru bir yazı olmuş. Geçmişten beri kadınlar kısıtlandı , engellenmeye çalışıldı. Yapamayacaklarından değil yapmaları istemediğinden... Bunu sadece felsefe olarak düşünmeyelim. Günümüzde sadece erkekler yapar denilen her işi kadınlar da yapabiliyor. Kasap , tamirci, berber vs. İmkanlar tanınsa çok daha fazlasını da yapacaklarına eminim çünkü kadınlara erkeklere oranla işlerinde daha dikkatliler , özverililer. Günümüzde bu yargıyı kırmanın tek yolu eğitim. Eskiden bilinçsiz ve eğitim yerlerde olduğu için berbat haldeydi herşey. Bahsettiğiniz gibi dışlandı kadınlar , fikirleri veya ideolojileri önemsenmedi. Yeri geldi sadece insan soyunun devamı için gerekli bir varlık olarak gömüldü. Yeri geldi ölen eşinin yanına öldürülüp gömüldü ya da kız çocuk olduğu için gömüldü. Günümüzde daha şanslıyız bu konuda. Umarım herkes kadınların yapabileceklerini görecektir. Tek gereken eğitimin artması ve başarılı kadın öncülerin olması.

    Görüş hala geçerli mi?
    • Hiypnos

      şu an okumuş ama cahil kalmış insanlarla dolu çevremiz, eğitim ama doğru bir biçimde oturtulmuş eğitim. Günümüzde ezberlerin dayatıldığı eğitim değil.

    • Hiypnos

      Teşekkür ederim :)

    • Dungeonn

      Kesinlikle katılıyorum. şu an da iyi değil sadece eski çağlara göre iyi. Eğitim ezbere dayalı değil nitelikli olmalı. Adı üstünde eğitim öğretim. İnsanları hayata da hazırlamalı.

    • Hepsini Göster

Kızlar & Erkekler Ne Diyor

411
  • HiçliğinPiçliği

    Geçmişi eleştirmek sadece tek bir işe yarayabilir. O da gerici kişilerin kadınlar hakkında söyledikleri bilgisiz ve ahmakça görüşlerini bertaraf etmek..

    Felsefe literatürüne yakınçağa kadar dini ve siyasi ideolojiler sokulmaya çalışıldığından askeri, siyasi ve dini mevkileri olanların sözü geçti. Hakkına ortaçağdaki kadın filozofların çoğu dini çalışmaları sayesinde filozof olabilmiştir..

    Bi' işim çıktı, devamını ilerleyen saatlerde yazarım.

    • Hiypnos

      Geçmişte olan haksızlıkları unutmamak, dile getirmek gelecekte tekrarlanmalarini engellemek içindir. :)

    • Ben başka bi' şey mi dedin küçük hanım

    • Dedim*

    • Hepsini Göster
  • İnan hepsini sıkılmadan okudum ve gerçekten devamı olsa sonsuza kadar gidebilirdim sjfmskf
    Gerçekten söylenecek veya söylenmesi gereken diyeyim o kadar çok şey varki.
    Klavyene sağlık kuzu.

    • Hiypnos

      Akışına bırakarak yazınca öyle oluyor sanırım qoueoqie
      Teşekkür ederim, gözlerine sağlık:)

  • Ata erkil yapıların getirdiği biolayın kadınları ikinci sınıf insanmıs göstermesi özellikle yunan mitlerindeki Pandoranın kutusu ve benzeri anlatıların gğnümüz toplumunda etkisi de malum, reklam ve sinemada kadını bir obje gibi kullanımı söz konusu umarım herkesin hakettiği değeri aldığı bir topluö ortaya cıkar

    • Hiypnos

      Umarım, hümanist olmayı başarmış her bireyin temennisi bu yönde olacaktır. :) Yorum için teşekkürler

    • Biz teşekkğr ederiz zaman ayırıp yazdıgınız için

  • ʆahzımuğlak

    Karşılaştırmalı olarak, kimyasal etkisindeki biyolojik kusurları ve fix yöntemlerini maddelemeden, insan psikolojisini ve eğilimleri irdelemeksizin es geçerek, cinse ret vermeden cinsiyetçiliğe karşı açılan savaş, her daim kaybedilecektir. Bu kadarı kâfi şimdilik.

  • UluGökKurt

    O dönemlerde bilim, felsefe gibi konularla ilgilenen kadınlar cadı denilerek yakılırdı. Ciddi anlamda kadınlara düşmanlık vardı. Kadınların erkeklerden ön planda olmasını kimse istemiyordu.
    Nietzche ve Aristo gibi insanların kadınlar hakkındaki görüşleri de kadınların gereksiz, düşünemeyen insanlar olduğu, baskı altında tutulması yönünde.
    Çok güzel yazı. Okuduğum ilk "bence" bu oldu. 😅

    • Hiypnos

      O dönemde doğan küçük bebekler bile bu sebeple öldürülebiliyordu. Şuanda da gelişmemiş, benliğini unutmus ülkelerde bu durum devamlılığını sürdürüyor. Yavaş yavaş tabuları yıkıyoruz ve umarım yüzyıllar boyunca kırmaya devam ederken diğer konulardan yine gerisinde kalmayız. (İlkler güzeldir, şans getirsin :D)

  • GuiDinG11

    Mantıklı ve doğru olan bir yazı kaleme almışsın tebrikler. Kadının erkek hegemonyası altına girmesi ilkel komünal çağın sona ermesine neden olan ataerkil toplumun ortaya çıkışı olarak ta bilinen tarım devrimiyle gerçekleşmiştir ve gittikçe kadının ikinci sınıf statüsü fazlasıyla artmaya devam etmiştir, yinede antik yunan çağı dönemi veya roma imparatorluğu dönemlerinin aksine tek tanrılı dinlerin ortaya çıkışıyla kadınlar bence daha fazla erkek hegemonyası altında ezildiğini düşünmekteyim, haliyle Dünya tarihinde bilinen ve tanınan filozoflar hepsi erkektir, tabi ki kadın filozoflarda vardır benim en en beğendiğim kadın filozof olan Rosa Luxemburg gibi umarım geleceğimizde sınıfsal farklılıkların ve kadın veya erkek ayrımının olmadığı bir Dünya yaratabiliriiz.

    • Hiypnos

      Ne mutlu ki tek tanrılı dinleri etraflıca değil kendi çaplarında yorumlayan kişi ya da kişiler yavaş yavaş gömülüyor:) teşekkür ederim yorum için

    • dobra_kadin

      Atalarimiz şamanistti tengirzme inanirlardi Gök Tengri yani Gök Tanri. Tek tanrı inanci olmayan hic bir Türk yoktu o zaman ve katunlar yani Türk hatunlar Hakanlarla beraber devlet yönetir, savaşır düşman kani akitir (bkz: Tomris Hatun) ve devletin gelismesi icin erkek hükümdarlardan farksız bir şekilde çalışırlardi. Hakan buyuruyor ki; cümlesi halk icin yetersizdi katun'da buyurmazsa halk hakanin emrini yerine getirmezdi. Yani bizim aslımız ve atalarımız kadın ve erkegi eşit kılmıştır. Lakin ne zaman araplarin dinini kabul ettik ve müslüman olduk ondan sonra kadın erkek egomanyasi altında her zaman ezildi. Dünyanin hic bir kitasinda kadın erkek eşitliği yokken biz Türkler'de vardı keşke ırkımız mutasyona ugramasaydi.

    • Opss47

      @dobra_kadin Tengrisizm tek tanrılı bir din değildir.

    • Hepsini Göster
  • Dünyanın birçok ülkesinde kadınların 100 yıl öncesine kadar hiçbir hakkı yoktu. İnsanlığın, binlerce yıllık tarihinde hiçbir zaman fikirleri önemsenmedi ve dinlenmediler, "ötekileştirildiler". Hatta şu an bile baktığımız zaman, ülkemizde birçok yerde yaygın bir şekilde "Kadın kısmı okumaz. Çocuk yapsın, evine baksın." anlayışı hakimdir. Yine iş sektörüne bakarsak görünmez tavan hipotezini (https://dunyalilar. org/kadinlarin-uzerindeki-bir-sorun-cam-tavan-sendromu. html/) görürüz. Nereden bakarsan bak bir şeyler yanlış geliyor. Benim diyeceğim odur ki:EĞİTİM! EĞİTİM! EĞİTİM! İnsanların bilinçlendirilmesi lazım. Okul öncesi kreşlerin zorunlu olması lazım ve burada SEVGİ, SAYGI, MERHAMET gibi kavramların henüz çok küçükken öğretilmesi gerek. Çünkü ailelerin bunu yap (a) madığı ortada.

    Yine çok güzel bir bence olmuş. Kullandığın dil ve anlatımdan ise EQ' nun ne kadar yüksek olduğu belli oluyor. :)

    • Hiypnos

      O zamanlarda ötekilestiren insanlar arasında vicdan gibi konuların üzerinde duran sofistler de vardı, eğitim görseler bile çocuklara bunu aşılamak ebeveynlerin sorumluluğundadır. Teşekkür ederiim :)

    • dobra_kadin

      Sanılanın aksine islamiyetten önce Türk Töresinde kadının temel nitelikleri annelik ve kahramanlıktı. Kadınlar erkeklerle eşit bir şekilde devlet yönetmek, savaşa gitmek, topraklarini korumak, ok atmak ata binmek, düşman kani akitmak gibi üstün görevlerde bulunurlardi. Islamiyet sonrasinda kadinin haklari ve gorevleri ev isleri ve cocuk yetistirme ile sınırlı kaldı. Tengrizme yani tek tanriya inanan Türk halkı için kadın kutsaldi ve anne hakkı tanrı hakkına eşittir inanci yaygındı. Türk töre ve kanunlari sadece Türk beyinin degil Türk hanımınında isteği ve izniyle konulur devlet hem katun (hatun-kadin) hem hakan tarafindan yönetebilirdi. Tek basina Hakan buyuruyor ki ifadesi halk icin gecersizdi. O kararin uygulanmasi icin hatun'unda buyurması şartti. Islamiyetten sonra Türk halkı ve islamiyeti kabul eden osmanli devletiyle birlikte kadınlar cariye ve köle sifatlarina girmiştir ve erkek egemenligi altinda ezilmiştir. Yani sanilanin aksine dünyanın hic bir yerinde erkege verilen haklar kadina verilmezken Türk milleti kadın ve erkegi esit tutmuştur.
      En son atamız Atatürk olmasaydi Türk kadinlari cariye ve köle olmaktan kurtulamayacakti.

  • Göktekisahin

    Geçmişi degistiremeyecez.
    Bilimim felsefenin sanatın erkek merkezli ilerlediği bir gerçek.
    Bugünden sonra değişir ancak...

    • Hiypnos

      gerçek değil, gerçeği istedikleri yönde simüle etmeleri ve artık kanmayacak zihinlerin çoğalması eminim değiştirecektir.

    • Göktekisahin

      Tarihte oyleydi ama. Gecmisi degistiremeyiz.

    • Hiypnos

      Geçmiş önemli olmasa eğitimde tarihe tek kredi verirlerdi:) geçmiş geleceği şekillendirmek için tecrübedir, değiştirmeyi sonrası için düşünüyoruz

  • _Mona_rosa_

    Bu yazının bu kadar güzel olabileceğini anlamıştım zaten

  • Bir adamı kadınlar beğeniyorsa ondan herşey olur Filozof hariç... Schopenhauer ve Nietzche gibi iki büyük filozofu anlamayan bir cinsiyetle felsefe kelimesi yan yana bile getirilmemeli...

    • Hiypnos

      Felsefe cinsiyete değil akla yorulacak bir konu

    • Benim anlatmak istediğim hipergami felsefeyi sevmez. Ve kadınların geneli hipergaminin etkisindedir.

    • Hiypnos

      erkeklerinde geneli bu etkide özellikle 21. yüzyılda oldukça yaygın.

    • Hepsini Göster
  • let_ıt_to_be

    Fatma Aliye’yi aklıma getirdi bu yazı; onun meşrutiyet ve cumhuriyet döneminde yazdığı makaleler. Aklına sağlık fazlasıyla haklı bir yazı.

  • Opss47

    Şu kadınların her seferinde biz ezildik demesi sinirimi acayip bozuyor. Siz ezilmediniz. Siz ezik kaldığınız. Antik Yunan zamanı ve daha öncesinde Dünya'daki bir çok toplum anaerkildi. Peki bu toplumlarda ne üretildi? Hiç bir şey. "Yazı" desen "Ne?" derlerdi. Ki bir çoğunun dili o kadar ilkeldi ki (şuana kadar yaşamayı başarmış olanların da bazıları hala öyledir) kavram yoktu. Ağaç, insan, hayvan gibi genel anlam taşıyan kelimelere sahip olamayacak kadar ilkellerdi. Ve bu toplumların %99'u da anaerkildi. Anaerkillik kadın merkezliliktir. Böyle toplumlarda bile bir şey başaramamış sizler gelip "Biz ezildik o yüzden bilime sanata etkimiz az." diyemezsiniz. Hade ataerkil dediğiniz toplumlarda ezildiğinizi kabul edelim, peki anaerkil toplumlarda neden bir şey yapamadınız. Neden demir çağını uzun yıllar boyunca geçemediniz?

  • waw harika bence... sdsd

  • Gizli Üye

    Sen çözmüssün tebrikler

    • Hiypnos

      Bir gün herkesin çözmesi dileğiyle :)

  • Gizli Üye

    değişik bir durum

Yükleniyor...